Bir kentin ruhu ve yaşanmışlığı, en iyi deklanşör seslerinde ve beyaz perdenin o büyülü ışığında yankı bulur. İbrahim Akyürek’in büyük emeklerle kurduğu ve çeyrek asrı devirerek 27. yaşına adım atan Zonguldak Sergi Odası, kentin kültürel nabzını tutmaya devam ediyor.

Kasım ve Aralık aylarında, artık kentin sanatsal kimliğinin bir parçası haline gelen Fotoğraf/Film Günleri’nin üçüncüsü sanatseverlerle buluşuyor. İki ay boyunca sürecek bu zengin sergi, gösteri ve toplantı maratonu, yalnızca bir etkinlik dizisi değil; aynı zamanda emeğin başkentinin görsel belleğine tutulan güçlü bir ışık.

Sanatın Işığında Kasım

Fotoğraf/Film Günleri, 3 Kasım Salı günü Carol Reed’in unutulmaz kült müzikali Oliver! (1968) ile perdelerini açıyor. Gösterimler beş güçlü tema etrafında şekilleniyor: Sanatçı Yaşamları, Fotoğrafçılar, Balkanlar, Edebiyat Uyarlamaları ve Bizim Kentin Filmleri. Özellikle sinema ve edebiyat arakesitinde Sıradan İnsanlar, 1984 ve Jane Austen Pişmanlıklar gibi derinlikli yapımlar izleyiciyi beklerken, toplumsal belleğimizi tazeleyecek olan Sınırlar Arasında (Bosna'da Derebeylik Var!) belgeseli programın dikkat çekenlerinden.

Vizörden Yansıyan Ustalıklar

Görsel hikaye anlatıcılığının gücüne inananlar için belgesel kuşağı. Ara Güler, Annie Leibovitz, James Nachtwey ve Van Gogh Sarısı gibi yapımlar, vizörün arkasındaki dehaların dünyasına kapı aralıyor. Etkinlik boyunca Sergi Odası salonları ise üç çarpıcı sergiye ev sahipliği yapacak. Kemal Türkler'in anısına düzenlenen 70'li Yıllar / Bir Kesit, Karaelmas diyarının mücadeleci ruhunu yansıtan Madenci ve Zonguldak Grevi ve çizginin gücünü sahneye taşıyan Sunum Masasında Karikatürist Burhan Solukçu sergileri duvarları süsleyecek.

Emeğin ve Belleğin Kadrajı: Eyriboyun ve Parr Anısına

Bu anlamlı organizasyonun kökleri, sarsılmaz bir emek mücadelesine dayanıyor. İlk kez 2024’te, Britanya kömür işçilerinin 1984/1985 grevinin 40. ve havzamızdaki maden işçilerinin 1990/1991 büyük grevinin 34. yılı vesilesiyle başlatılan bu günler, köklü bir dayanışma kültürünü yaşatıyor. Bu yıl edisyonun ithafı ise çok daha duygusal: Kadrajıyla Zonguldak’ın kent yaşamını ve sokaklarını ölümsüzleştiren yerel hafızamız Mustafa Eyriboyun ile yakın zamanda aramızdan ayrılan dünyaca ünlü belgesel fotoğrafçısı Martin Parr. Yerel bir değer ile evrensel bir ustanın aynı anıda buluşması, bu kentin fotoğraf sanatına olan köklü bağını da özetliyor.

Bu sanatsal yolculuğa tanıklık etmek, sergi ve gösterim detaylarına ulaşmak isteyenler, [email protected] adresi üzerinden Sergi Odası ile iletişime geçebilirler. Zonguldak’ın sanata, emeğe ve görsel mirasa açılan bu penceresinden bakmayı ihmal etmeyin.