Kime göre, neye göre?
Doğru olan ne?
Kimin doğrusu?
Kim doğru?
Doğru değişir mi?
Dosdoğru değil mi?
Kim kimi nasıl ikna edecek?
Tek bir doğru mu var?
Varsa o doğruyu nasıl bulacağım?
Doğru olduğuna kim karar verecek?
Herkes doğru bildiğini yapıyor!
Ve sonucuna katlanmıyor mu?
Toplumsal uyumlanmada,
Çeliştiğimiz anlarda,
Binlerce soru tırmalıyor kafamızın içini,
Taa derinlerde,
Hatta beynimizi yakıyor.
Kendi içimizde bir cevap buluyor,
Bu cevabımızı kabul ediyor,
Ve bu cevabımızla toplumun karşısına çıkıyor,
Ve kendimize kalkan örüyoruz…
Toplumsal doğru olup olmadığı önemli değil ki!
Bu bizim doğrumuz!
Savaş açıyoruz hatta topluma,
Toplum gülüyor bu hâlimize,
Hatta alay ediyor,
O da size savaş açıyor,
Sonunda siz kazanıyorsunuz,
Öyle bir kazanıyorsunuz ki,
Hatta toplum taklit ediyor sizi.
……
Aklıma takılan binlerce soru,
Eski tarihî yaşamlardan
Günümüze uzanan serüvenlerden…
Özellikle biyografi romanlarından sonra,
Günümüzde komik gelen toplumsal baskılar,
Şimdikileri düşünüp,
İleriki yaşamlardaki değersizleşeceğini kurguluyorum.
….
Uzun zamandır kitap okumayı çok sevmeme rağmen okuyamıyordum.
Tüm denemelerim 15-20 sayfayı bulamıyor, bırakıyordum.
Kitaplardaki heyecanımın kaybolmasına üzülüyor,
Sebep sonuç arıyor,
Arkadaşlarımla dillendiriyordum
Bu bana göre sorunumu…
Birkaç arkadaşımdan da benzer
Serzeniş alınca içim rahatlamıştı.
….
Kitap okumadaki en büyük keyfimse,
Onun filmini izlemek,
Kendi hayalimle senaristin hayalini karşılaştırmak,
Hatta aynı kitabı üçüncü kez sesli kitap dinlemek,
Üzerine cila çekmekti benim için..
Öyle bir sapkındım sevdiğim romanlar konusunda..
Tabii ki bu üçlemeyi çok az kitapta yapabiliyordum.
Üçlediğim 2 kitap var mesela;
Koku,
Şeytan Marka Giyer,
…
Veeee 3.sü yolda…
‘’Afife Jale’’
Kitap,
Tiyatro,
Sesli kitap, üçlemesinde.
Tadından yenmeyecek!!!
……
Başka hayatları okumak,
İzlemek,
Dinlemek,
Bende binlerce soru sorduruyor…
Beynimde, düşüncelerimde korkunç bir trafik oluşuyor,
Tüm bu süreçten galip çıkarsam.
Tam bir metamorfoz geçiriyor,
Başkalaşıyorum…
Önüme bakıyor,
Kendi trafiğimde yer değiştiriyorum.
O kadar tırtılken,
Kelebek oluyorum ki bu başkalaşımda,
Tırtıl yakınlarıma ayak uyduramıyorum.
Arkadaşlarıma,
Aileme, eşime dostuma…
Onlar da kelebek olsalar keşke..
En yakınlarını metamorfoza sokabiliyorsun,
Uzaktakileri asla!
Herkesin kendi doğrusuna saygı duyuyor,
Uçmaya devam ediyor,
Kendi tırtıl hâline el sallıyorsun,
…..
Günün sonunda şöyle düşünüyorum.
Teknolojik iletişimin bu kadar güçlü olmadığı bir çocukluğumu
Renklendirmek için çok kitap okudum.
Ayşegül serisi,
Teksas & Tommiksler,
Dede Korkut masalları,
Kemalettin Tuğcu,
Ömer Seyfettinler,
Başlayıp binlerce kitap,
Sonrası bu konuların
Filmi, tiyatrosu,
Sesli kitabı…
Sonrasında;
Okumada bıkkınlık ve soğuma..
Başkalaşım sonrası
Tırtıldan kelebeğe dönüş.
Kitap, film veya tiyatro,
Sesli kitap, üçleme heyecanı ile sahalara dönüş.
Kim tutar kelebeğin rüyasını..
O zaman başlasın.
Afife Jale bitsin.
Ankara'da tiyatrosuna bilet alınsın.
Sonrasında sesli kitabı dinlensin.
Başka başka hayatlar kodlasın,
Beynimin en derinine,
Kim bilir,
Kelebek başka bir metamorfoz geçirir belki….
Kime göre, neye göre,
Doğru olan ne?
Kimin doğrusu, doğru olan..
Bende oluşan doğru,
Benim en doğrum, o zaman….