Cinayete ortak olduk!

Kadırga'da inşaatın temel kazı çalışması sonrasında sorunlar yaşandı.

Sonunda bina çöktü ve bir vatandaşımız hayatını kaybetti.

Bir vatandaşımız yaralı.

Bu inşaatı yapanlar aileyi Emirgan Otel'e yerleştirmişler.

Teyzemiz; "Ölürsem evimde ölürüm" demiş ve evine gelmiş.

Ve eve girdikten kısa süre sonra bu olay yaşanıyor.

Peki tüm bunlar olurken devlet nerede belediye nerede?

Muharrem Akdemir Belediye Başkanı olsaydı orada sorunlar olduğunu öğrendiği an; "O şekilde orada şey olmaz" der gerekirse doğrudan şehrin valisini arar, çözüm arardı.

Eski Zonguldak AFAD Müdürü Ahmet Güngör, heyelandan önce orada uçan taş - kaya parçalarının haberini gördüğünde gider bakar, o aileyi bizzat kendisi alır Polisevi'nde misafir eder eve girişleri engellerdi.

Sonuçta belediyeye yapılan şikayetler ortada.

Neden olanlar suçlu.

Önlem almayanlar suçlu.

Duyarsız yöneticiler suçlu.

Defalarca gidip olay yerinden daha çok haber yapmadığımız için biz de suçluyuız.

Sonuçta bu şehir sahipsiz.

Olasılıkakları gerçekten dert ederek önden tedbir almaya zahmet buyuran sayı çok az.

Ve yarın başka şeyler olacak bu şehirde.

Bu kafayla, bu kafalarla bu kadar!

Ve siz de biz de bu yöneticileri; senden - benden diyerek veya farklı bağlantılar, çıkar ilişkilerimiz nedeniyle koruyoruz!

Mekânın cennet olsun ama affetme bizi ... anne!

TTK babanın malı mı?

TTK, Kardemir'e her zaman olduğu gibi kömür vermiş.

Ama bu sefer bir genel müdür yardımcısı kafasına göre 50 dolar düşük yazmış.

Kurum şimdi Kardemir'den o eksik dolarları almak istiyor.

Ama Kardemir diyor ki;

"İşte anlaşma, işte ödeme"

TTK diyor ki;

"Kardeşim, bize 20 milyon daha ödemeniz lazım. Biz size 50 dolar indirim yapmadık"

Geçmişte; "TTK'nın atölyelerindeki işçileri mesai saatinde evine getirip günlerce iş yaptıran adam yarın neler yapmaz" diye.

Hakan ve İsa başkan biliyor o dönemi!

Maalesef çok pis kokular geliyor!

Bizim maden işçisi kardeşlerimiz canlarını ortaya koyarak; her gün ölümle koyun koyuna ekmek mücadelesi verip, hayata tutunsalar bile ciğerleri tüketerek mücadele ederken densizin biri ve birkaç arkadaşı kurumu ne hale düşürmüş!

Neyin karşılığında!

Yazıklar olsun!

TTK yönetiminden açıklama bekliyoruz!

Susmayın!

Sustukça bu suçlara ortak oluyorsunuz!

Hesap hareketleri incelensin!

Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda yaşanan aspiratör skandalını paylaştık.

Konu TBB gündeminde.

TTK açıklama yapmak için bakanlıktan izin alamadı.

Maden işçisi ocaklarda aspiratör beklemeye devam etsin.

İşi alan firma da, işin verildiği firma da, TTK yönetimi de bu işi yüzüne gözüne bulaştırmış.

Konu YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz tarafından soru önergesi haline getirildi.

Skandalın patlamaması için her türlü tedbir alınmış.

Ama patladılar!

Şimdi nasıl oluyor da verilmesi gereken ön ödeme yüzde 5 iken yüzde 40'a çıktı.

TTK'nın kayıp 1.5 milyon dolarını kim işletiyor.

1.5 milyon doların faiz geliri o günden bugüne ne kadar.

Yani ortada ciddi bir suistimal ve soygun var.

Hepimizin vergilerinden toplanarak maden işçisinin can güvenliğinin sağlanması için alınmak için verilen paralar nerede?

Bakanlığın vereceği yanıt önemli.

Peki aspiratörler ne zaman gelecek?

Ve en önemlisi bu suistimale neden olan kurum yöneticilerine yargı yolu açılacak mı?

Onlar kimler?

Bu işten kimler, nasıl nasiplendi?

Bu çerçeve içindeki tüm isimlerin ve yakınlarının son bir yıldaki hesap hareketleri incelensin!