Seversiniz sevmezsiniz.
Beğenirsiniz beğenmezseniz.
Okursunuz okumazsınız.
Eksiğizdir fazlayızdır.
Gazeteciler de olmasa bu şehirde pek çok sorun sahipsiz, pek çok vatandaş bilgisiz, pek çok yönetici, belediye başkanı, bürokrat, yargı mensubu duyarsız kalmaya, seyirci kalmaya devam eder.
Ne zaman bir gazeteci arkadaşımız yaptığı gazetecilik nedeniyle saldırıya uğrasa rahmetli Harun Ersoy'un kanlar içinde sedyede yatarken elinde kalem tuttuğu fotoğrafı hatırlarım.
Gazeteci arkadaşlarımızın ve medya mensuplarımızın birbirine bu kadar saldırdığı bir memlekette şer güçlerinin, çakalların, mafyatik siyasetçilerin saldırılarını asla önleyemeyiz.
Pusula Gazetesi imtiyaz sahibi Ali Rıza Tığ'a yapılan ve hayatına kast edilen saldırı; tüm basına, okura, bilgi alma hakkına yapılan saldırıdır.
İsimler söz konusu olduğunda herkes, hepimiz için elbette farklı eleştiriler dile getirebilirsiniz.
Ancak hiç bir gerekçe bu fiili saldırıları hafifletemez.
Basının bu kadar bölük pörçük olması da maalesef bazı bazı kesimleri yüreklendiriyor.
Oldu o zaman gücü yeten gücünün yettiğine saldırsın kim sağ kalırsa.
Eskiden bazı ağabeyler, valiler, bürokratlar vardı.
Olacakları sezer.
Uyarır.
Yaşanabilecek benzer olayları önlerdi.
Şimdi onlar yok.
Onlar şimdi seyirci.
Geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve bunun son olmayacağını biliyoruz.