Pos!
Her insan kendi hikayesini yaşıyor.
Ve çoğumuz başkalarının çaresizlik, yokluk, yoksulluk, yoksunluk hikayelerinden habersiz arşınlıyoruz sokakları.
Hoş.
Haberimiz olsa da kim kime ne kadar fayda!
*
Hala nefes alabildiğinin şükrü ile yaşamaya alışmış- alıştırılmış insanlarımızın ümitleri tükeniyor arka mahallelerde.
İnsanların soluk benizlerinde saklı endişe.
Zenginlik ile yoksulluğun arasında büyüyen derin çukura düşen düşene.
*
Gencinden yaşlısına, yediden yetmişine daha adaletsiz artık dünya.
Bugün Asma’dan, Çaydamar’dan, İhsaniye’den, Terakki’den geliyor insanlık dramları.
Kaç anne çıkmaz sokakta, kaç çocuk suça itilmiş, kaç baba yetememenin derin çaresizliği altında eziliyor?
*
Gittiğimiz her sokakta, her mahallede yaşayan ölülerin insan şekline bürünmüş yüzlerini görüyoruz.
Çaresizce.
Bazen de çare olmaya çalışırken çaresizlikle!
*
Oysaki paylaşabilseydik ekmeğimizi, bölüşebilseydik soframızı!
Ama olmazzzz!
Fakirler ölmeli!
Fakirler sürünmeli!
İşçinin, emekçinin, emeklinin alın teri üzerinde tepinmeli filler!
Din bezirganları!
*
Altınları külçelerle kasalara yatıranlarla, açlıktan nefesi kokan, çocuklarına süt alamayan annelerin cephede yan yana savaştığı ülkeydi bu güzel ülke!
Ne oldu bize böyle?
*
Allah ile kul arasına pos cihazı koyanların marifetlerini izliyoruz!
Yetmiyor.
Atatürk ile halk arasına pos cihazı koyanları da görüyoruz.
Her yerde bir pos cihazı var işte!
*
İzliyoruz da değişen bir şey var mı?
Bu millet Allah’a değil de ineğine tapanlar gibi tapmaya devam ettiği sürece ne değişecek?
Bu gidişle canı sıkılan, kısa yoldan parayı bulmak isteyen, kendi saltanatını kurmak isteyen bir tarikat, cemaat kurarsa şaşırmamak lazım.
*
Çarşamba – Cumartesi günü Soğuksu pazarına giden insanlara bakın.
Annelerin kuruş hesabını yaparken kırılan umutlarına.
Üç kuruşa ezik domatese muhtaç kalanların alçak gönüllülüğüne.
Bir simit, küçük bir oyuncak alınamadığı için gözü yaşaran çocukların hıçkırıklarına!
*
Neyse işte!
Size eğlenceli şeyler lazım olabilir.
O nedenle içinizi açmayacak bir yazı.
Polis neden intihar ediyor?
İntiharlar hız kesmiyor.
Elbette nedenleri çok.
Ama intiharlar arasında Polis memurlarının oranları da dikkat çekiyor.
Bir günde 4 Polis memurunun intiharı bile görmezden geliniyor.
Ne oluyor?
Hepsinin mi psikolojik sorunları var?
Kim bozuyor, neler bozuyor Polisin psikolojisini.
Kazıkzon!
Zonguldak’ta bir havuz işletmesinde küçültülmüş bir tabak patates 400 lira!
Yarım porsiyon denilebilir.
Fotoğrafı da var.
Patates yahu bu!
İnsan utanır!
Komik rakamlarla mekanları kirala sonra vatandaşı kazıkla!
Oldu!
Havuza girerken aldığın fahiş fiyat yetmiyormuş gibi!
Antalya, Ege kıyılarından pahalı!
Zonguldak’taki bu kazıklama hastalığına kim nasıl müdahale edecek?
Kimse kusura bakmasın.
Bazı şeyler serbest piyasa lafları ile geçiştirilemez.
İyi niyetimizi hak etmiyorlar!
Bazen dost sohbetlerinde konuştuklarımız oluyor.
Şehir.
Siyaset.
Sorunlar.
Öneriler.
Biz iyi günde konuşulanları kötü günde de konuşmayız, kişilerin aleyhinde kullanmayız.
Ama!
Bazı yaşı gelmiş geçmiş ergenler ne bizim gösterdiğimiz iyi niyeti anlıyor, ne gösterdiğimiz sabrın farkında!
Hiç sorun değil.
İyi niyet ve çabamızı anlamayan, anlamak istemeyenler dostluğumuzu da hak etmiyor demektir!
Çaycuma’da neler oluyor?
Yakındır.
Çaycuma’da bir köpek kaybolmuş!
O köpeği bize sordular!
Dedik ki; “kemik atın”.
Çok geçmez.
‘Ah’ alanın yüzü gülmez!
Yakında vardır başına bir gelecek!