Baronun 10-11 Ekim’de Olağan Genel Kurulu var. İlk yazımızda bir kadın baro başkan adayının olmasını temenni edip mevcut adayları daha sonra detaylı ele alacağımızı söylemiştik. Maalesef şu ana kadar kadın bir aday çıkmadı.
Yaklaşık 3 dönemdir başkan olan Avukat Türker Kapkaç, başkanlığa geldiğinden bu yana baroyu sosyal medyada görünür kıldı. Yaptığı ve yapacağı birçok etkinliği sosyal medyada paylaştı. Dağınık halde bulunan kalem ve avukat odalarını, ikili ilişkileri sayesinde tek bir katta topladı. Baronun hizmet aracını yeniledi ve son olarak baroya bir hizmet binası kazandırdı.
Burada şunu özellikle belirtmek gerekir:
Bunların tamamını tek bir kişiye mal etmek doğru olmaz. Bir kurumda yapılan işler, başkanın yanı sıra yönetimin ve çalışanların da katkısıyla ortaya çıkar. Sadece Türker Kapkaç'ın başkanlık dönemine denk gelmiş olmaları, bütün başarıların tek başına ona ait olduğu anlamına gelmez. Ancak başkan oluşu onu daima bir adım önde tutar.
Bunların tamamını tek bir kişiye mal etmek doğru olmaz. Bir kurumda yapılan işler, başkanın yanı sıra yönetimin ve çalışanların da katkısıyla ortaya çıkar. Sadece Türker Kapkaç'ın başkanlık dönemine denk gelmiş olmaları, bütün başarıların tek başına ona ait olduğu anlamına gelmez. Ancak başkan oluşu onu daima bir adım önde tutar.
Hizmet binası konusunda da ayrıca belirtmek gerekir ki söz konusu bina daha önce Türkiye Barolar Birliği'ne sunulmuş, ancak fiziki şartları uygun bulunmadığı için kabul edilmemiş.
Öte yandan Türker Kapkaç'ı sadece sosyal medyadan takip eden bir meslektaşın gözünde bambaşka bir başkan profili oluşabilir. Sosyal medyada görünen baro başkanı ile meslektaşın günlük hayatında gördüğü baro başkanı aynı olmayabilir.
Diğer tarafta ise Avukat Özberk Papila var. Uzun yıllardır yönetimde farklı görevlerde bulundu, son iki dönemdir de başkan yardımcılığı görevini yürüttü. Aslına bakarsanız Papila, tabir yerindeyse işin mutfağından geliyor.
Papila'nın sloganı ise “değişim”.
Fakat bu sloganı duyunca benim aklıma şu soru geliyor: Madem değişim taraftarıydınız, neden bugüne kadar aday olmadınız?
Baronun yazılı olmayan teamüllerinde iki dönem kuralından söz ediliyordu. Papila neyi bekledi? Kapkaç’ın ikinci dönemi bittiğinde neden aday olmadı da aynı yönetimde yine başkan yardımcısı oldu?
Şimdi Türker Kapkaç, özellikle hizmet binasının tefrişatı ve eksiklerinin tamamlanması için bir dönem daha görev yapmak istediğini söyleyebilir. Ama bu isteklerin sonu gelmez. Özberk Papila ise değişimden ve iki dönemlik sürelerden bahsederek oy isteyebilir. Değişimde neler olacağını seçmenine anlatması gerekir.
İki adayın da kapalı kapılar ardında kendi yönetimlerini oluşturduğu yönünde çeşitli iddialar da konuşuluyor. Bunun doğruluğunu elbette seçim süreci gösterecek. Çünkü seçimde dengeler her an değişebilir.
Ama bence adaylardan ziyade ne vaat edildiğine bakmak lazım.
Kapkaç’ın yönetim anlayışını biliyoruz peki Papila’nın değişiminde ne olacak?
Staj döneminde potansiyel oy olarak görülen stajyer avukatlar, staj bittikten sonra yalnız bırakılıyor. Mesleğe yeni başlayan avukatlara pozitif ayrımcılık yapılacak mı?
Bir ofis açmanın maliyeti, hiçbir geliri olmayan genç avukatlar için oldukça yüksek.Hizmet binasında tefrişatı baro tarafından yapılacak şekilde ofis açamayan avukatlara ücretsiz bir ofis sağlanacak mı? Avukat Yardımlaşma Sandığı aktif hale getirilip stajyer, genç avukatlar ve ihtiyaç sahibi avukatlara destek sağlanacak mı?
Her etkinliğe tüm yönetimin katılacağı bütçeyle, yeni ofis açan genç avukatların bürolarındaki bir eksiği tamamlamak mümkün, Papila bunu sağlayabilecek mi?
Değişim denilen şey, tüm kadroyla temsil anlayışını da değiştirecek mi?
Bir başka konu da geçmişte soruşturma ve gözaltı süreçleri yaşayan meslektaşlar.
Kimse hakkında hüküm vermek, suç isnadında bulunmak veya devam eden ya da sonuçlanmış hukuki süreçleri farklı anlamlara çekmek elbette doğru değil. Ancak merak ettiğim şu:
Süreç tamamlanana kadar avukatların yanında olundu mu? Yoksa masumiyet karinesi bir kenara bırakılıp sürecin bitmesi ve meslektaşın aklanması mı beklendi?
Bir meslektaş zor durumda kaldığında baro hangi kurumsal desteği sundu?
Avukatın yanında durma anlayışı nasıl uygulandı?
Bence seçimde asıl konuşulması gerekenler bunlar. Değişim olursa bu anlayış devam mı edecek yoksa Papila bu anlayışı da değiştirebilecek mi?
Çünkü seçim bir bayrak yarışıdır.
Bayrağın el değiştirmesi tek başına değişim değildir. Önemli olan, bayrağı taşıyanın meslektaşlarına nasıl bir baro sunacağıdır.
Aksi halde bayrak sadece renk değiştirir.