Zonguldak siyasetinde neler olacak?
Ülkede yaşanan siyasi gelişmeler Zonguldak’ı da şekillendirecek.
‘Terörsüz Türkiye’ tartışmalarının sürece etkisi.
Dünün tersini söyleyen tüm siyasi aktörlerin gelecekte de bugünün tersini söyleyerek halkı ikna etme çabasının ihtimali!
İktidar ve Cumhur İttifakı kanadının kararlılığı.
CHP kanadında yaşanan parçalanmalar.
MHP kanadında öze dönüş arayışları.
Eski Refah kanadında yaşanan parçalanmışlık.
İyi Parti’ye yönelik FETÖ markajı.
Diğer partiler ve hepsinin Zonguldak’ta ki uzantıları.
Zonguldak siyasetinde gelecekten rol kapmak isteyenlerin işi zor.
Dava adamlıklarından çıkarı kadar davasına inanların yarışlarını göreceğiz.
Eski – yeni demeden gelecek dönemde aktif rol alma çabasında olan bazı isimlerin cılız duruşları, zahmetsiz ve masrafsız koltuk kapma hayalleri tazeliğini koruyor.
Bir de aynı hataları yaparak farklı sonucu alma hayali kuranlar var!
Halka dokunamadan sosyal sosyal takılanların da umudu aynı maalesef.
Türkiye’de genelinde olduğu gibi en çok merak edilen CHP ile Yeni Parti kapışmasının sonuçları.
Tahsin Erdem’in Yeni Parti’nin ilk sırasından milletvekili adayı olma hayalinin Deniz Yavuzyılmaz ile son bulma ihtimali de var tabii.
Yeni Parti’nin köpürtülen desteklerinin kısa süre içinde düşmesi kaçınılmaz.
CHP kanadında da Olcay Can’ın performansı, denge terapisinin sonuçları önemli.
Can’ın tutumu ve performansı; “Ne olursa olsun mücadelemi partimde devam edeceğim” diyenlerin sayısını arttırabilir.
İYİ Parti’de ise daha önce iki defa kandırılan Yavuz Erkmen’in yeniden kandırılıp kandırılmayacağını göreceğiz.
Elbette Ak Parti’de yeni dönemin nasıl şekilleneceği de en çok merak edilenler arasında.
Muammer Avcı ile mi Muammer Avcı’sız mı?
Bununla da birlikte;
“İl Başkanı Mustafa Çağlayan aday olur mu olmaz mı? sorularının yanıtı da Ak Parti kanadında belirleyici olacak.
Ve diğerleri.
Çok daha fazlası isim var.
Onları tek tek değerlendireceğiz önümüzdeki günlerde.
Şehir ve fikirler!
Bu şehirde şehir ve insan adına kim gerçek hizmetler üretmek istiyorsa; şehrin ileri gelenlerinin, esnafının, emeklisinin, esnaf temsilcilerinin, yatırımcılarının, basınının, gencinin fikirlerinden yararlanmalı.
Ancak şunu görüyoruz.
Bizim siyasetçilerimizin büyük çoğunluğu, belediye başkanları, bürokrat ve STK temsilcilerimizin de çoğu fikirlere kapalı.
Kimi işine geleni duymak istiyor kimi kendinden başka kimseyi dinlemek istemiyor.
Çünkü siyasetçiler ve yöneticiler fikirleri dikkate alıp yararlanmaya kalkarsa aslında yapmak istediklerini yapamamakla karşı karşıya kalırlar.
O nedenle çoğu kaçıyor.
Bu şehir için sürekli tartışan, hayal kuran, güzel öneriler sunabilme potansiyeli yüksek insanları yok sayıyorlar.
Kısaca yok sayılıyorsunuz!
Yazılınca, haber olunca, eleştirilere maruz kalınca da bozuluyorlar!
Kimi de küstahlaşıyor!
Çapsızlaşıyor!
Bilin bunları bilin de ona göre davranın!
Allah ile kul arasına pos cihazı koyanlar!
Kimine göre Süleymancılara, kimine göre Süleymancıların lideri Alihan Kuriş’e yönelik yapılan operasyonun ardından elbette çok farklı bilgiler paylaşılıyor.
Para hareketleri ve diğer ilişkilerin bir neden – sonucu olmalı.
Sülaymancılar arasında Zonguldak, Ereğli, Alaplı’dan da çok sayıda isim, esnaf, memur, avukat, eğitimci var.
Burada operasyonun gerekçesi gösterilen mali yönü (kasalardan çıkanlar ve Almanya bağlantısı) ile iktidar karşıtlığı arasındaki bağlantılar kurulmaya çalışılsa da; bunların hiç biri FETÖ’vari yapılanmaların önünü açacak hareketleri masum kılmaz.
Peki böylesi para hareketleri yapanlar sadece Süleymancılar mı olmuş?
Buna inanmak mümkün mü?
Farklı farklı cemaat veya tarikat efendilerinin şaklabanlıklarını izliyoruz her yerde.
Bu yaşananlar; Türkiye’nin farklı noktalarındaki milyonlarca insan ile Allah arasına pos cihazı koyanların varlığını ve gücünü bir kez daha gösterdi.
İnsanoğlu Allah ile arasına pos cihazlarını neden koyar?
Utanç tablosu!
Gençlerbirliği Fenerbahçe maçında Gençlerbirliği tribünlerinde yaşananları görmüşsünüzdür.
Fenerbahçe formalı olduğu için o tribünden babası ile birlikte çıkmak zorunda kalmasının utancı bu ülkeye yeter.
Sıradanmış gibi gösterilmeye çalışılan veya sıradanlaştırılmak istenen bu manzaranın ardından herkesin şapkasını önüne koyması gerekir.
Ki olmayacak onu da biliyoruz!
Şapka çoktan düştü kel göründü!
Bu tabloda herkes - hepimiz suçluyuz.
Takım yöneticileri, tribün liderleri, Türkiye’nin futbol yöneticileri, siyasetçiler, valiler ve daha fazlası.
Yazık valla şu güzel ülkemize!
Bitmiş bazı şeyler!