Onu daha çocukluk yıllarımdan tanıyorum. Çünkü onunla aynı köydendik. Çaycuma’nın Kalafatlı köyünden!

Ara sıra köye gelir, herkes etrafında toplanırdı. Bir gün köye gelirken yol kenarında bize rastlamıştı. Arabasını durdurdu ve kimlerden olduğumuzu sormuştu tek tek. Belli ki köyünü özlüyor, çocukları tanımak istiyordu. Arkadaşlarımla beraber elini öpüp, kendimizi tanıtmıştık ona. Bize büyüyünce ne olmak istiyorsunuz diye sorular sormuş, biz de aklımızdan geçenleri söylemiştik. Sevinmişti, aferin deyip okumamızı öğütlemişti bize. O zamanlar henüz ilkokul yaşlarındaydık. 

Ortaokul yıllarımda Zonguldak’ta ona rastlamak bir heyecan verirdi bana. Yollarda, caddelerde karşılaşınca hemen yanına gider, selam verir elini öperdim. Ne de olsa aynı köydendik. Onun büyük adam olduğunu duymuştuk. Adı bile yetiyordu Zonguldak’ta. Televizyon ekranlarında, gazete sayfalarında resmini görünce gururlanıyorduk. Bembeyaz, kır ve dolgun kaşları ve dolgun beyaz bıyıklarıyla karizmatik bir kişiliğe sahip olan bu kişi Genel Maden İşçileri Sendikası Eski Genel Başkanı, Efsane Başkan, rahmetli Mehmet Tezer’di. 

Zonguldak’ın duayen gazetecilerinden rahmetli Harun Ersoy’un Tezer'in vefatının hemen ertesi gününde 27.01.2008 tarihinde onunla ilgili olarak kaleme aldığı ilginç bir anısını okuyunca çok etkilenmiş, köyümüzün ve Memleketimizin güzel insanı rahmetli Mehmet Tezer’le bir kez daha gurur duymuştum. Tezer’i tanımak açısından çok anlamlı bulduğum "Baba Adamdı Mehmet Tezer" başlıklı o yazıyı değerli okurlarımla bir kez daha paylaşmak istiyorum. 

‘’ Zonguldak’ta o yılları yaşayıp, Mehmet Tezer’le anısı olmayan bir gazeteci düşünemiyorum.  

12 Eylül 1980 Askeri Harekatını izleyen dönemde, Şafak Gazetesi’nden ayrılmış askere gitmiştim.  

Üstelik de yeni evliydim.  

Ekonomik sıkıntılarım vardı. .  

Çevremden ve yakınlarımdan ekonomik destek alamıyordum.  
. . . . . . . 
Rahmetli Tezer severdi beni. .  

Ben de onu. 

Mektup yazmak geldi aklıma.  

Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde kaldığım sürede, ekonomik sıkıntılarımı ifade eden bir mektup yazdım Tezer’e. .  

Kendisini iyi tanıyor, duyarlı davranacağını biliyordum.  

O nedenle para istemedim, sıkıntılarımdan söz ettim.  

En zorlandığım şeylerden biridir, para istemek, yardım talebinde bulunmak.  

Rencide eder beni. 

Ancak, bazen koşullar zorluyor, kaçınılmaz olabiliyor.  

Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde bir banka şubesi var.  

Tezer’e yazdığım mektubun üzerinden on-onbeş gün geçmişti.  

Yattığım koğuşa, o banka şubesinden bir havale dekontu geldi.  

Havaleyi yapan Tezer’di. .  

2500 Lira gibi okumuş, çok da sevinememiştim.  

İndim banka şubesine. . . Kimliğimi gösterdim, havaleyi sordum.  

İşlemler tamamlanmış, sıra parayı almaya gelmişti. 

Memur sayıyor, ben de izliyordum. 

2500 lirayı çoktan geçmişti. 

Tereddüde düştüm, bir yanlışlık olduğunu düşündüm.  

Uyardım memuru. .  

Bir bana baktı, bir de makbuza.

“Nasıl?” diye sordu. .  

2500 lira olması gerektiğini, saydığı paranın fazla olduğunu söyledim.  

Bana gelen makbuzu istedi.  

Gösterdim.  

“Yanlışlık falan yok” dedi. .  

Meğer, dalgınlıkla 25 bin lirayı, 2 bin 500 lira gibi okumuşum.  

25 bin lira iyi iyi para o zaman.

Yanlışlığı fark ettiğimde, nasıl sevindiğimi düşünebiliyor musunuz? 

Asker dönüşü beklenti içinde olup da, zar zor 2-3 bin lira göndermeyi sorun edenler yanında, Tezer’in gösterdiği cömertlik benim için anlamlıydı.  

Bir mektup yazıp teşekkür ettim.  

Baba adamdı Mehmet Tezer. ’’

Harun Ersoy’a ait olan bu anı, Mehmet Tezer’i tanımak için fazla söze hacet bırakmıyor. Onun nasıl bir kişilik olduğunu anlatmaya yetiyor. Sanırım onu karizmatik bir lider yapan ruh da onun işte bu babacan ve insancıl yönüdür.  

Memleket ayırımı yapmaksızın insana insanca yaklaşan ve mağdurun elinden tutanlar bu hayatta bir gün mutlaka bunun karşılığını görmektedirler. İşte Mehmet Tezer, bu merhamet duygusuyla yücelmiş ve binlerce maden işçisine başkanlıktan ziyade ağabeylik yapmış örnek bir şahsiyettir. 

Mehmet Tezer, bir dönem kulüp başkanlığı yaptığı Zonguldakspor'a sahip çıkmasının yanısıra binlerce madencinin Zonguldak İmam Hatip Lisesi yaptırma ve yaşatma derneğine üye olmasına da büyük katkı sağlamıştır. Böylece her kesime olduğu gibi İmam Hatip camiasına da çok büyük katkıları olmuştur. Ben de bu camianın bir mensubu olarak merhum Mehmet Tezer’i ve onun nezdinde ahirete irtihal eden tüm madencilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Mekanları cennet olsun.

Rahmetli Tezer’le yurt dışına çıkışımdan bir kaç ay önce görüşmüştük. Hasta olan abisi rahmetli Kazım Tezer amcamızı ziyarete gelmişti. Bu vesile ile son zamanlarda ara sıra köye (Çaycuma Kalafatlı Köyüne) gelip gidiyordu. Bu ziyaretleri esnasında uzunca sohbet etme imkanı bulmuştum kendisiyle. Onun engin sendikacılık hayatını kimi zaman kendi ağzından dinlemek nasip olmuştu. 

Hafızamda kaldığı kadarıyla ondan öğrendiklerimi ona vefa ve tarihe kayıt düşmek adına değerli okurlarıma aktarmak istiyorum. 

Tezer, EKİ (TTK)’nın her kademesinde alın teri dökmüş, gerçek bir madencidir. İşçilikten başçavuşluğa, başçavuşluktan İşçi barınakları (Pavyon) amirliğine kadar yapmadığı iş kalmamıştır. 

Genel Maden İşçileri Sendikasında yönetim kurulu üyeliklerinde bulunmuş, GMIS eski Genel başkanlarından rahmetli Osman İpekçi’nin yardımcılığını yapmıştır. 

Yönetim kurulu üyesi iken bir grup arkadaşıyla beraber Kırşehir Çiçekdağı‘nda bulunan bir maden ocağına gitmiş ve orada işçilerin baş sorumlusu olarak görev yapmıştır. 

Çiçekdağı'nda iken Genel Maden İşçileri Sendikası genel seçimleri gelip çatmış, Zonguldaklı madenciler oraya kadar gidip Tezer’e seçimlere katılması yönünde aşırı talepte bulunmuşlardır. O da işçilerin bu yoğun talebine olumlu yaklaşmış, 1972 yılında yapılan seçimlere girerek büyük başarıyla GMIS Genel Başkanlığına seçilmiştir. 

Ben, Tezer‘in hayat hikayesini kendi ağzından dinledikçe bir köylü çocuğunun neleri başarabileceğini o gün daha iyi anladım.  

Elli binden fazla madenciye genel başkan olmak her babayiğidin harcı olmasa gerek. Üstelik o illa ben genel başkan olayım dememiş, ama taşıdığı ehliyet ve liyakat nedeniyle madenciler onu almış, getirmiş, sen bizim başkanımız olacaksın demişlerdi. O da bu sorumluluktan kaçmamıştı. 

Tam 17 yıl GMIS Genel Başkanlığı görevini alnının akıyla yapmış, 17 yıl sonra seçime girmeden kendi isteği ile; yine kendisini her zaman saygı ve rahmetle andığımız merhum Şemsi Denizer’e görevi teslim etmişti.   

Efsane genel başkan Mehmet Tezer, Zonguldak’a ve maden işçisine çok önemli tesisler kazandırmış ve Karaelmas diyarına çok büyük hizmetler yapmış örnek bir lider, örnek bir Zonguldaklıdır. 

Tezer’le yaptığımız son görüşmemizde vurguladığı en önemli mesaj ise; Zonguldak’ın yeniden eski ihtişamlı günlerine dönebilmesi için Zonguldak insanının memleket sevdasıyla birlik ve beraberlik içinde kenetlenmesinin şart olduğu mesajıydı. Bizzat bana herkese birlik ve beraberliğin önemini, ayrılıklardan kimseye fayda gelmeyeceğini anlatın, diyordu. 

Onunla konuşmak bana heyecan veriyordu. Çünkü o bir tarihti. O, dünya sendikacılık tarihinin en uzun Genel başkanlığını yapmış sendikacılardan biriydi. O, madencilerin gururu, büyük başkan, efsane başkan Mehmet Tezer’di. 

2008 yılı ocak ayında onun vefat haberini Almanya’da iken almıştım. O an ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Ölüm elbette herkesin başına gelecek. Bundan kaçış yok. Ama insan yine de üzülüyor. Sonuçta çok sevdiğin bir insanı kaybediyorsun.  

Koca bir çınar devrilmişti o gün. Zonguldak maden ocaklarının Efsane Genel Başkanı vefat etmişti. Ve tabi ki beni gördüğü zaman yüzü gülen ve gel bakalım evlat, sohbet edelim diyen Kalafatlı’nın güzel insanı Mehmet amcamız hayata veda etmişti. 

Görev yaptığı süre içerisinde GMIS’e tek laf getirtmeden ve işçinin başını asla yere eğdirmeden, mert ve cesurca bir yönetim anlayışı sergilemişti. 

O, Zonguldak’ı ilgilendiren her konuda Zonguldak - Ankara arasında ciddi bir köprü vazifesi gören, sorunların çözümü noktasında siyaset ve bürokraside etkili bir genel başkandı. O günün koşullarında Zonguldak’a gelen bir devlet büyüğü sendikayı ziyaret etmeden başka bir yeri ziyaret etmezdi.   

Maden işçisine ömrünü adamış ve 17 yıl sadece genel başkanlık olmak üzere yaklaşık tam 33 yıl Zonguldak insanına hizmet eden efsane genel başkan Mehmet Tezer, 87 yıl ömrünü adadığı Karaelmas diyarının güzel insanlarının gönlünde ilelebet yaşayacaktır.

Vefatının 15. Yılında kendisini saygı ve rahmetle anıyoruz. Ruhu şâd, mekanı cennet olsun.