Zonguldak’ın işsizleri- emeklileri!
Konu çok uzayabilir.
Fazla dallandırıp budaklandırmadan anlatmaya çalışayım.
Zonguldak’ın emekli nüfusu çalışan sayısını çoktan geçti.
Emekli sayısı çalışan sayısından fazla buna giden – göç eden – etmek zorunda bırakılan emeklileri de eklesek rakam yine katlanırdı.
Bu göç hızına rağmen birkaç seneye muhtemelen rakamlar katlanır.
İşsizler göç etmeye zorlanıyor.
Gençler dönmek istemiyor.
Bu şehrin sabah akşam iş - istihdam – üretimi konuşması gerekirdi.
Açılmayan istihdam alanları.
Kırsal kalkınma ve yerel kalkınma modellerinin hayata geçmemesi.
Siyaset ve kamu kurumlarının girişimcilere çıkardıkları mevzuat engelleri!
Vergi, teşvik ve pazarlama engelleri.
Tembelliğin kalıtsal etkilerinden kurtulamamış olmak.
İş beğenmemek.
İş bulup çalışanların da bazı patronlar tarafından sömürülmesi.
Asosyal şehir yaşamı ve kötü belediyecilik.
Başarı öykülerinin yeterince anlatılamaması.
Konuyla ilgili kurumların dar çerçevenin çıkamaması.
Neden çok.
Yapılacak iş çok.
Hedefi, heyecanı, girişim ruhu olanların desteklenmesi, ruhunu, heyecanını kaybetmiş olanlar adına seslerin daha yüksek çıkması gerekiyor.
Başta sayın Vali Osman Hacıbektaşoğlu, TSO başkanlarımız, milletvekillerimiz, siyasetçi ve STK temsilcilerimizin her gün mutlak değişmez gündemi bu olmalı.
Bu şehir göç almasın ama bu şehir daha fazla üretsin ve her alanda kalite yükselsin.
Emin olun her alanda yapılabilecek çok şey var.
Bu konuda sesler yükselmeden kimse kimseyi duymayacak!
Haksız mıyım Zekai Başkanım!
Silik belediye başkanı!
Siyasi strateji diyor ki;
“Bir belediye başkanı görevdeyken, kendisinden önceki başkanların eserleri hala daha çok konuşuluyorsa;
O belediye başkanı silik bir belediye başkanıdır.
Silik bir isimden de şehrin gündemini belirleyecek projeler beklenmemelidir”
Şimdi buna göre bir değerlendirelim bakalım.
Kim ne katmış şehre, kim ne katmamış!
Her bölge için bu analizleri sağlıklı ve vicdanlı yapmak gelecek için belirleyici olabilir.
Ergenimsi sahtekarlar!
Memleket öyle bir hal aldı ki kimse kusursuz değil.
Burada şehir, insanlarımız, sorunlar, ortak akıl, hizmet, yol ve diyalog adına gördüklerimizi, önerilerimizi paylaşıyoruz.
Durum tespiti yapıyoruz yani.
Ama kime ne anlatacaksınız?
İnanılmaz bir sahte ilişkiler yumağı var.
Ve o yumak ne yazık çıkarlarımız oranında büyüyor.
Bazı siyasetçi ve bürokratlarımız ne eleştiri istiyor ne öneri.
Her zaman iyi niyet, çaba, hizmet ve ortak aklın yanındayız.
O nedenle pek çok isme de bardağın dolu tarafından bakmaya çalışıyoruz.
Yine de bu siyasi sistem içinde partisi ve siyasi kutbu fark etmeksizin tahammülsüz olmakla kalmayıp haddini aşan, başka dilden anlayan isimler de var.
Bizler de zaman zaman bunlarla karşı karşıya geliyoruz.
Ergenimsi akılları ile çakallık derdindeler.
Ne olduğunu gördük.
Bazıları da öyle işine gelmeyen, isimlerinin geçtiği veya yalakalık bulamadıkları her durumda aklınca üç kuruş ile cezalandırmaya falan kalkıyorlar.
Valla rızkı veren yüce Allah.
Allah hepimizin kalbine göre veriyor!
Bize öyle siyasetçi de lazım değil öyle bürokrat da lazım değil.
Biz işimizi yapıp geçiyoruz bu çapsızlıkların seviyesine düşmeyeceğiz.
Aklı ile kalbi aynı olanlar bizim için önemli.
Onlardan birini, onların güven ve dostluklarını kaybedersek üzülürüz.
Ama; kimi zaman dini, kimi zaman da sahteliği, Atatürk’ü ve bu şehrin insanlarının iyi niyet duygularını kendilerine geçinme kapısı yapanlar da işimiz olmaz.