Yavuz Ağıralioğlu’nun ardından!

Yaklaşık 15 sene önce Atatürk Kültür Merkezi’nde dinlemiştik kendisini.

Türk tarihini, Türkiye’nin önemini, Türkiye üzerindeki tehditleri anlatmış ve salondakiler adeta nefes almadan izlemişti.

Yıllar sonra Anahtar Parti Genel Başkanı olarak dinledik Yavuz Ağıralioğlu’nu.

Anahtar Parti henüz çok yeni.

Söylemleri, duruşu, tarzı ve ortaya koyduğu dil ile dikkat çekiyor.

Anahtar Parti denilince Zonguldak yerelinde belki de en çok bize Anahtar Parti’yi en çok anımsatan iki isim.

Parti kurucularından Eski İYİ Partili Batu Müftoğlu ve uzun yıllar CHP’de önemli görevlerde bulunan son olarak CHP kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Merve Kır Müftüoğlu.

Şu butlan meseleleri çıkmadan CHP içinde yaşanan pek çok tartışmadan duyduğu rahatsızlıklar sonrası ayrılma kararı alan Merve Kır Müftüoğlu şimdi Anahtar Parti Genel Başkan yardımcısı olarak özellikle kadın politikaları konusunda partinin önemli bir yükünü alıyor.

Anahtar Parti’nin başarılı Zonguldak organizasyonu sonrası süreçlerin nasıl işleyeceğini zamanla göreceğiz.

Öcalan’ın villa meselesinde olduğu gibi net ve sert duruşu ile dikkat çeken Yavuz Ağıralioğlu’nun ekonomi üzerine tespit ve vaadleri gelecek dönemlerde toplumda daha fazla karşılık bulacak cinsten.

İktidarı eleştrirken yapılan önemli hizmetlerin de görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayan; hukukta, yargıda, sokakta, ekonomide daha fazla adalet vaad eden bir isim.

Toplum üzerindeki kutuplaştırılmış siyasi baskının ötesinde tek kutuplu siyasetin ülkeye verdiği zararlara da dikkat çeken bir isim.

İktidara verdiği mesajların yanında CHP ve Yeni Parti grubunu da Zonguldaklılara şikayet ederek; “Birbirinizi koltuk için yerken nasıl oluyorda Apo konusunda kardeş olabiliyorsunuz” diye soran bir isim.

Sayısal sonuç olarak Anahtar Parti’nin ne yapabileceğini konuşmak için erken ama kavgadan bıkmış kesimlerin Yavuz Ağıralioğlu’na daha fazla kulak verebileceğini de görmek gerek.

Bu kadroya yakışmıyor!

Kadro güzel.

Yönetim kararlı.

Hoca gayretli.

Ama!

Bu kadar zorlanmadan alınabilecek iki maçta kaybedilen puanlar sezon başında hayal kırıklığı yaratır.

Ama belli ki bazı eksikler var.

Bana biraz Fatih Tekke’li Trabzonspor gibi geliyor.

Spor muhabiri arkadaşlarımız daha iyi yorumlar.

Hoca mı yetersiz, taktik mi yanlış, oyuncular mı sabote ediyor, başka bir karın ağrısı mı var bilemeyiz?

Ama Zonguldak esnafı her ne kadar takımına sahip çıkmasa da bir bir umut ile tribünlere gelen yediden yetmişe taraftarımız bunu hak etmiyor.

Karabük kenetlendi Zonguldak bakıyor!

Zonguldakspor konusunda ne yazık ki kenetlenme sağlanamıyor.

Bunun yönetimsel tarafı da olabilir diğer tarafları da.

Hiç bir detay tek başına bütünü oluşturmaz.

Yönetimin çıkarması gereken dersler varsa elbette çıkarmalı.

Ama!

Zonguldak esnafı, STK’ları, sendikaları ne yazık ki farklı gerekçelerle Zonguldakspor’u yalnız bırakıyor.

Ak Parti İl başkanı Mustafa Çağlayan’dan başlayarak siyasi partilerin il başkanları kombine ve forma desteği çağrısı yapıyor ama Zonguldak esnafının umurunda değil.

Karabük esnafı ve tüm kesimler kombine alarak harika bir dayanışma örneği gösterdi.

Zonguldak’ta Bendensin İşletmesi sahibi Cihan Çıtak kardeşimiz dışında toplu kombine alımı yapan yok gibi.

Sorun varsa bu sorun tek taraflı değil.

Zonguldak’ta bu ruhsuzluk, beleşçilik, tembellik varken bazen ne yapsanız boş.

Üç kombine üç forma hiç bir esnafı batırmaz!

Yazık!

Neyi konuşuyoruz ki!

Ders Rezillik!

Okullar başlıyor.

Zonguldak Merkez ve özellikle Atatürk Devlet Hastanesi çevresi, okullar bölgesinde yeni rezilliklerle tanışacaksınız.

Kent yönetiminden bihaber, üç- beş trafik polisi ile sorun çözeceğini sanan şehrimizin çok ama çooook değerli, yüksek öngörülü, şehir yönetme, geleceği planlama, duygularıyla değil şehircilik bilinci ile hareket eden yöneticilerimizin kulaklarını bol bol çınlatacaksınız!

İyi dersler Zonguldak!

Keşke ders çıkarabilseydik bu kadar yanlıştan!