Kimdir Gandi?
‘’Hindistan’ın ve Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin
siyasi ve ruhani lideri’’
diyor Google amcamız,
kimilerine göre dünya lideri,
birçok vatandaşına göre de vatan haini, Gandi.
***
Bana göre dünya lideri Gandi,
1869-1948 yıllarında yaşamış,
özgürlük ve insan hakları ikonu olmuş,
Yüce Ruh lakaplı bir aktivist..
En büyük özelliği şiddet içermeyen direnmeyi savunmasıyla;
‘’Satyagraha Felsefesi’’nin öncüsü olmuştur.
***
Ben ve Gandi?
Gandi ilk kadrajıma Hint dokumacılığını geliştirmesi
ve İngiliz kumaşları yerine kendi yöresel kıyafetlerini tercih etmesi,
bunu da bir dalga gibi Hindistan’a yayması ile gerçekleştirdiği,
şiddet içermeyen direnme hareketi olarak fark etmiştim.
O zaman dünyanın her yerinde karşılaştığımız
yöresel kıyafetli Hindulara anlam vermiştim.
Ve havaalanlarında karşılaştıklarımız anadili kadar
muazzam İngilizce konuşuyor,
yaşlısı genci.
Bugün Hindistan’dan ayrılan Pakistan bile
hâlâ aynı sessiz direnişe devam ediyor.
Biz ise Sümerbank’ı pasifize ettik.
Azra Akın’ın dünya güzellik yarışmasında giydiği kıyafeti hatırlayacaksınız.
Bizse zaman zaman
siyasi veya dini nedenlerle ters düştüğümüz
markaları kullanmamaya çalışıyoruz.
Sonuç hiç de daimi olmuyor.
Çünkü daha çok yiyecek içecek markalarına karşı
sessiz direniş gösteriyoruz.
Kıyafete, kumaşa karşı yapılan sessiz direniş hâlâ ses getiriyor!
***
Hindistan bence tüm detayları ile incelenmeli,
örnek alınmalı..
Pera Palace 101 numaralı odada Hint mihracesini
kabul eden Atatürk’e ipek bir halı hediye eder.
Halı bu odada korunur.
Sonraları gizemli bir şekilde 1938’de halı odadan alınır.
Alınma nedeni ise halı üzerindeki motiflerdir.
Sır barındıran bu motifler incelemeye alınır.
Saat, fil, çiçek, şamdan motifleri bulunan bu halıdaki
tüm motifler incelenir.
En ilginci saat motifidir.
El işçiliği ile özenle dokunmuş bu saatte
akrep 9’u, yelkovan ise 7’yi işaret eder.
***
Bütün bu gerçeklikler dışında beni etkileyen ise
Gandi’nin sözleri idi,
binlerce söz söylersiniz anlatamazsınız ama öyle bir söz söylersiniz ki
bir kitap, bir hayat kadar anlam taşır.
Gandi bu işi çok iyi biliyordu,
çok nitelikli, çok anlamlı sözler söylüyordu.
Bugün Google amcaya Gandi’nin sözlerini sorduğunuzda
hepsini görebilirsiniz.
***
Yıllarca öğretmenlik yaptım, anlattım, anlattım, anlattım,
isteyen anladı, istemeyen anlamadı.
Yılsonu anlaşılırlığımız idare tarafından sorgulandı.
Hesap vermek adına daha çok anlaşılır olmaya çalıştım.
Daha çok anlattım, daha çok örnek verdim.
Günün sonunda anlayan anladı,
anlamak istemeyen anlamadı.
İstese anlayacağı kadar parçalanmıştım aslında.
Emekli olup başka bir okula tayin oldum.
En küçüğü 18,
en büyüğü 65 yaş olan ticari okulumuza,
hepsi hocam diyordu.
Anlatıyorum, anlatıyorum, örnek veriyor, parçalanıyordum.
Bu okulda da
bu okulun en büyük sorunu ezber bozduruyordum.
Yanlışın önce yanlış olduğunu açıklıyor,
doğruyu anlatıyor ve alışmasını bekliyordum.
Yılsonu liseden daha da beterdi.
Ticari okulumun 10 yılı
eğitim öğretimin 20 yılına bedeldi.
***
Artık tamamen emekli ettim kendimi hocalıktan,
çok konuşmak, çok anlatmak istemiyordum.
Tek bir cümle, bazen tek bir kelime ile ifade etmek istiyordum tepkimi,
anlayan anlasındı, gerisi kendi bilir.
Kendi içimde her yılı bir yıl ilan etmiştim,
2025’i HAP YILI ‘’idi’’ benim için, hâlâ içimde barındırdığım.
Hap; daha az konuşup daha çok dinlemek,
hap cümle ve hap kelime konuşuyordum.
Daha çok yazıyor veya okuyorum.
***
Ne yapmak istediğimi,
girişimciliğimi anlattım, anlattım, anlattım.
En sonunda Gandi’nin dediği oldu;
‘’Önce seni görmezden gelirler,
sonra gülerler,
sonra seninle savaşırlar,
sonra sen kazanırsın’’
Tüm hayatımda binlerce örnek vardı bu proseste,
o yüzden Gandi idi birkaç idolümden biri.
Yeni bir eyleme girdiğimde
eğer görmezden geliniyorsam
devam et diyorum, sen kazanacaksın!
***
Not: Spor yazımı okuyan benden 2 yaş büyük ağabim
mesaj atıyor;
-Annem-babam hiç maçlarına gelmiş miydi;
-gelmek ne demek ağabey;
deplasmana giderken yalvar yakar, ağlayarak izin alıyordum,
hatta öğretmenimiz arıyor, ikna ediyordu.
Sonra düşündük birlikte kreşten beri en ufak etkinliğini
kaçırmadığımız kendi çocuklarımızla
kendi aramızdaki farkı,
sonrasında sessizce kapattık konuyu...