Kayınova'dan Osman Yayla'ya yanıt gecikmedi! Kayınova'dan Osman Yayla'ya yanıt gecikmedi!

2020 yılında Ali Kaya tarafından kaleme alınan Zonguldak’ta Fotoğrafçılığın Tarihinden Bir Portre yazısı şu şekilde

Zonguldak’ın ilk fotoğrafçısı ve ilk "Fotoğrafçılar ve Elektrikçiler Cemiyeti" Başkanı…
“Cumhuriyetin On Yılında Zonguldak ve Maden Kömürü Havzası”kitabında 1933 yıllında Esnaf-Cemiyetleri anlatılırken, Fotoğrafçılar ve Elektrikçiler Cemiyeti de anılıyor ve 27 üyesinin olduğu ve Cemiyetin başkanı da, Nazım Bey olduğu belirtiliyor.
Yani ilk cemiyet başkanı, Zonguldak’ın eski fotoğraflarını çekerek günümüze taşıyan fotoğrafçı Nazım Baysal…
Zonguldak’ta modern sanat ve mesleklerin ilkleri ve ilk cemiyeti fotoğraf ve elektrik mesleğidir.
İlerki yıllarda Tahir Karauğuz’un hazırladığı 1936-37 yıllarına ait bir çeşit telefon ve adres rehberi olan “Zonguldak Kılavuz” isimli kitapçıkta “Elektrikçiler Komisyonu Cemiyeti” başkanının “Refik” olduğu ifade edilir. Yani Nazım Baysal’dan sonra ikinci başkan, Refik Bey’dir.
* * * *
Bir zamanlar “fotoğrafçı” denildiğinde ilk akla gelen “Foto Baysal ve Foto Turan” artık yok.
Cevdet Turan; Foto Turan’ın kurucusu…
Akçakoca, 1929 doğumlu.
Ailesi Akçakoca’ya Hopa Abuislah’tan gelmiş.
Zonguldak’ın en eski fotoğrafçılarından.
Babası Gelik’te mükelllef olarak işe başlamış.
Ailece oturdukları Akçakoca’dan 1935 yılında, altı yaşındayken, annesiyle birlikte Zonguldak’a babasının yanına gelmiş. O yıllarda liman olmadığından açıkta demirleyen gemiden sandalla, şimdiki Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Lokali’nin yanında Atatürk’ün ayak bastığı yerden karaya çıkmışlar.
Üzülmez yolundan havai hattı takip ederek yürüme Gelik’e gitmişler.
Cevdet Turan, 1943 yılında Gelik İlkokulu’nu bitirir. EKİ servis vermediğinden Çelikel Lisesi’nin orta kısmına gidemez. Köy Enstitüsüne başvurur. Akçakoca’daki evlerinin bulunduğu yer; köy değil, mahalle statüsünde olduğundan oraya da giremez.
Bundan sonra EKİ Karadon İşçi Yemekhanesi’nde “tikeci” olarak işbaşı yapar. 1943-50 yılları arası orada çalışır.
O yıllarda -kendi deyimiyle- bir şehir çocuğunda, körüklü 1600 objektif Yeismon fotoğraf makinası görür. Yalvar yakar bir aylık maaşı olan 27 liraya satın alır. Bu onun hayatının dönüm noktasıdır.
Bu makinayla arkadaşlarının-tanıdıklarının fotoğraflarını çeker.
Çektiği fotoğrafları bastırmak için bir pazar günü 06.45 treniyle Çatalağzı’ndan Zonguldak’a gelir. Nazım Baysal’ın dükkanının kapısına dayanır. Nazım Baysal da dükkanın kapısını açmaktadır.
Bu kentin bilinen en eski fotoğrafçısı olan Nazım Baysal’la böyle tanışır, Cevdet Turan.
Yıl, 1943’tür.
1950 yılına kadar amatör fotoğrafçı olarak Nazım Baysal ile çalışır.
O yıllarda amatör fotoğraf çekenler, fotoğrafların basılmasını fotoğraf stüdyolarında yaptırırlardı.
Cevdet Turan ile Nazım Baysal’ın bu karşılaşmalarının ilginç bir yanı da, örgütsel anlamda Nazım Bey’in; fotoğrafçıların ilk, Cevdet Bey’in ise son“Başkanı” olmalarıdır.
Nazım Bey, 1933 yılında Zonguldak Fotoğrafçılar ve Elektrikçiler Cemiyeti Başkanıdır.
Cevdet Bey ise, üye sayısının yeter sayının altına düşmesi nedeniyle 2006 yılında kapanan Zonguldak Fotoğrafçılar Esnaf Odası’nın son Başkanıdır.
* * * *
Cevdet Turan, 1950 yılında Kütahya’ya askere gider. Askerliğinde fotoğrafçılık mesleğinin inceliklerini Amerikalılardan öğrenir; rotüş, film banyo teknikleri, renkli fotoğraf çekimleri gibi.. Daha sonra Afyon’daki “Fotoğraf ve Film Merkezi”nde eğitime devam eder. Amerikalıların bütün illerin uçaktan çektikleri filmlerin banyo ve tab işlerinde çalışır. Aynı işe Eskişehir’de de devam eder.
Kendi deyişiyle “stüdyo fotoğrafçılığı”nı askerde Amerikalılardan öğrenir.
1952’de terhis olur. Akçakoca’ya döner, evlenir ve orada ilk dükkanını açar. Burada 1956 yılına kadar oyalanır, ama para kazanamaz.
Bunun üzerine Akçakoca’ya tatil için gelen bir arkadaşının önerisiyle Zonguldak’a geri döner.
Soğuksu’da, şimdiki “Foto Elit” yanındaki İhsan Boran Apartmanı’nın ikinci katında “Foto Turan”ı açar.
Burayı hem ev, hem işyeri olarak kullanır.
O zaman Zonguldak’ta Nazım Baysal, Foto Hayri ve ismini hatırlamadığı bir işyeri olmak üzere üç stüdyo vardır. Seyyar fotoğrafçı olarak da Ziya Bey’i hatırlar.
O geldiğinde Karabüklü “Foto Bingör” İstanbul’a taşınmıştır.
Kısa bir süre sonra Nazım Baysal da işyerini Amerika’da fotoğrafçılık tahsil eden oğluna bırakıp İstanbul’a gider.
Nazım Bey’in oğlu Kemal Baysal’ın Amerika’da okurken sokakta geçen bir olayla ilgili olarak anında çektiği fotoğrafla ödül kazandığını, daha sonra da Foto Baysal’ı, Hüseyin Tilki isimli birine bıraktıklarını hatırlar.
Bir süre sonra işyerini, Gazipaşa Garanti Bankası’nın yanında, Tahsin Kitabevi’nin bitişiğindeki dükkana taşır.
Uzun süre burada faaliyet gösterir.
Bina, 1994 yılında Çetin Acar’a satılınca da bu söyleşiyi yaptığımız Vilayet binası karşısındaki Çelikel Apartmanı’ndaki dükkana taşınır.
Ve “Foto Turan” burada kapanır.
Dile kolay, tam 75 yıl fotoğrafçılık mesleğine emek verir.
Bu arada, İstanbul’a dükkan açma, Zonguldak’ta sinema film dağıtımı gibi maceralar da yaşar.
1935 yılındaki eski Zonguldak’la ilgli çok şey hatırlar.
Gemilere kömürün sepetlerle yüklendiğini…
Şimdikinin, onun gördüğü üçüncü Vilayet Konağı oluşunu…
Aksaray İşhanı’nın olmadığını…
Balık pazarının olduğu yer ve civarında EKİ lojmanlarının olduğunu…
Soğuksu Lavuar Caddesi’ne kadar deniz olduğunu…
Şimdiki Camlı Köşk’ün olduğu yerde deniz üzerine yapılmış tahta binada“Şehir Kulübü”nün olduğunu…
PTT Taksi’nin olduğu yerde, buzhane ve küçük bir çocuk parkının olduğunu…
Acılık’ta ahşap bir binada jandarma karakolu ve adliyenin olduğunu…
Prenses Süreyya’nın Zonguldak’a gelişini…
Eski ulusal bayramların coşkusunu…

Ali Kaya-2020