Zonguldak tarihler boyunca bir çok kez farklı milletlerin yaşadığı bir yer olmuştur. Bu zamana kadar en fazla süre ile biz Türklerin elindedir. Fakat bu toprakları ele geçirmek pek o kadar kolay olmamıştır.

Zonguldak'ın Türklerin ebedi yerleşiminde iki önemli tarihi vardır. Biri 1340 yılındadır biri 1459 yılıdır..

Osmanlı Beyliği devlet olmaya başladıktan kısa bir süre sonra, Kuzey Karadeniz kıyılarını ele geçirdi. Sakarya, Bolu civarlarında Orhan Bey'in komutanları , Konuralp Paşa, Akça Koca Paşa ; Osmanlı sınırını Akçakoca'ya kadar taşımıştı. Fakat henüz Zonguldak ele geçirilmemişti.

Osmanlı'nın Batı Karadeniz kıyılarına kadar gelmesi limanları kontrol altında tutan Cenevizlileri tedirgin etmişti. Bu arada Candaroğlu Beyliği de Kastamonu’ya kadar çekilmişti. Gerede, Mengen , Devrek Konuralp Paşa'nın emrindeki Hızır Paşa kontrolündeydi. 1340'da Cenevizliler ile bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre kıyılarda bulunan kalelerde ticaretlerine izin verilecek , Türklerde bölgede tarım yapabileceklerdi. Böylelikle Filyos Vadisi Osmanlı’nın kontrolüne geçti.

Cenevizlerin bu bölgede faaliyetleri 100 yıl daha sürdü.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u 1453 yılında ele geçirdiğinde, Zonguldak kıyılarında kaleleri elinde tutan Cenevizliler bundan rahatsız oldu. İstanbul gibi önemli ticaret merkezlerini kaybetmişlerdi. Bu sebep ile Zonguldak kıyılarında ve vadisinde Türk halkına zulüm yapmaya başladılar. Aniden gemileri ile gelip Çatalağzı , Kilimli, gibi sahillere çıktıkları ve buradaki halkı katlettikleri biliniyor.

İstanbul'un Fethi ile birlikte artık Karadeniz kıyılarının tamamının ele geçirilmesi zorunluluğu doğdu. Osmanlı Karadeniz kıyılarını elinde tutmakla aslında İstanbul'u emniyete almayı amaçlamıştır. Hem İstanbul'u hem de Karadeniz kıyılarında bulunan Ortodoks kiliselerinin gücünü yitirmesi , Katolik Haclı Devletlerini de memnun edecekti. İstanbul'daki Ayasofya Kilisesini camiye çevirerek Katolik Haçlı devletlerini İstanbul'a sefer düzenlemesini engelleyecekti.

Böylece 1459 yılında Zonguldak seferine çıktı.

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'un fethinden 6 yıl sonra Mora seferinden döndüğünde, 1459 yılında Ordularını Amasra’ya sürmek için Bursa'dan Akyazı'ya geldi. Buradan da Bolu’ya.

Kararını gizli tuttu.

Öncelikle;

100 kadırga ve 30.000 deniz askerini taşıyacak 150 nakliye gemisinden oluşan Osmanlı Donanmasını Sadrazam Veli Mahmud Paşa'nın komutasında Karadeniz'e sevk etti. Nereye, ne amaçla gittiğini bilmeyen Paşa’ya belirli aşamalarda açması için gizli emirnameler(mektup) verdi.

Tarih kitapları , Fatih Sultan Mehmet`in Bolu`dan kuzeye yönlendiği ve Bartın istikametine doğru, ordunun yola çıktığını yazar.

Bolu'dan Bartın'a geçmek için en kısa mesafe Devrek , Perşembe güzergahı idi. Fatih Sultan Mehmet Bartın'a varmadan Osmanlı donanması Bartın Limanında demirlemişti.

Bartın Irmağı vadisine inen Padişah, donanmanın Amasra açıklarına demirlediğini öğrenince ,ağırlıklarının bir bölümünü Bartın’da bırakarak Amasra’ya ilerledi.

Fatih şehre inmeden, kaledeki Ceneviz yetkililerine de teslim olmaları için bir haberci müfrezesi gönderdi. Savunma girişiminde bulunulmaksızın teslim olunması, aksi halde kalenin denizden ve karadan topa tutulacağı ve merhamet edilmeyeceği duyuruldu.

Denizden ve karadan ani bir kuşatma karşısında şaşıran kaledeki sorumlular, direnmeksizin teslim olma kararına vararak Ceneviz Konsolosunun başkanlığında bir heyeti Padişah'a gönderdiler. Bu sonuçla, Amasra'da 1204 yılından beri süren Ceneviz egemenliği sona erdirdi.

Fatih bundan sonra geri dönüş yolunda aynı yolu kullanmamış, Doğu Karadeniz seferinden önce ikinci Mora seferine çıkmak için Bolu’ya dönmüştür. Dönüş yolunda Yenice kanyonunu kullandığını düşünüyorum. Çünkü Fatih’in Yenice kanyonunu kullandığı bilgisi de var. Aslında bu yüzden Safranbolu, Yenice güzergahından Bartın’a geldiği de karıştırılıyor. Doğrusu, Devrek yolundan gelerek, Yenice tarafından Bolu’ya çekilmesidir.

Baba oğul bayram günü hayatını kaybetti! Baba oğul bayram günü hayatını kaybetti!

Fatih Sultan Mehmet, Mora Kıtası dönüşünde Büyük Karadeniz seferini başlatmış ve Ankara’ya gelmiştir. Ordusunu Sinop üzerine gönderen Fatih, Osmanlı ordusu Trabzon Rum İmparatorluğu sınırına varınca Ankara’dan bölgeye gitmiştir. Böylelikle aslında Fatih Sultan Mehmet hiç Türk beylikleri ile karşılaşmamış hatta muhatap olmamıştır.

Zonguldak 1340 yılında Osmanlı topraklarına katılmış 1459 yılında ise tamamen Osmanlı Devleti hakimiyetine girmiştir.

Bazı kaynaklarda Fatih Sulta Mehmet’in Amasra Seferini , Karadeniz Seferine dahil etmesi ile 1461 yılında gerçekleştiği yazılsa da , Karadeniz Seferi 1459 yılında yapılan Amasra Seferinden sonra 2. Mora Yarımadası seferine çıktığını ve iki sene sonra daha güçlü bir orduyla Ankara’ya gelmesi ile başlar.