Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan'ın eski belediye başkanlarına yönelik sözlerinin ardından, Zonguldak eski Belediye Başkanlarından İsmail Eşref sessizliğini bozdu. 

Belediye Başkanı Ömer Selim Alan'ın sözlerine karşılık olarak bir basın bildirgesi yayınlayan Eşref, yazısında şu ifadelere yer verdi;

Bakan Yerlikaya açıkladı! Cezalar iptal edildi! Bakan Yerlikaya açıkladı! Cezalar iptal edildi!

"O GİDERKEN BİZ GERİ DÖNÜYORDUK"

"KAMUOYUNA Mevcut Belediye Başkanı Selim ALAN’ın ben dahil kendisinden önceki tüm Belediye başkanlarımızı her suçlamasında makama saygımdan dolayı susuyorum. Geçmiş dönemlerdeki tüm Belediye Başkanları, her dönem o zamanın şartları ve öncelikli ihtiyaçları kapsamında Zonguldak’a çok değerli hizmetler kazandırdılar. Takdir ve teşekkür etmek yerine geçmişi eleştirmek tipik AKP politikası. Zonguldak halkı buna itibar etmez, ben üç dönem DSP ve CHP bayrağının onuruyla ve muhalefetteyken bile başarıyla görev yaptım. Kendisine uyan tam tabir bulamadığım, bu beceriksiz ama çok kibirli başkan kardeşimiz ağzımı açtırmasın, altından kalkamaz. Benim yaptığım hizmetlerin yanına bile yaklaşamadı, benim yaptıklarımı satıp maaş ödemeye çalışıyor. O giderken biz geri dönüyorduk.

BU BAŞKANI ŞEHRİME LAYIK GÖRMÜYORUM

Benim karşında aday olmadığıma çok sevinmiş anlaşılan, çok gevşek ve lakayt gördüm kendisini. Seçim olmadan başkan olmuş gibi gezip konuşuyor. Dört seçim deneyimime göre rahatlıkla söylüyorum ki, adayımız çok saygın ve çok çalışkan dostum güzel ve dürüst insan TAHSİN ERDEM bu seçimi açık ara farkla alacak. Beş yıl boyunca 7’den 70’e herkes tarafından eleştirildikten sonra kibrinin farkına varıp özür dileyen adam yönetici olamaz. Halk o özrün seçim zamanı yapılan, emanet ve sahte bir özür olduğunun farkında. Zaten kibirlilik topluma rağmen o kişinin kendi doğrusudur, çaba gösterse de samimiyeti beceremez, saygı da kazanamaz. Zonguldak insanı vicdanlı ve samimidir. Bu tür oyunları çok kolay çözer. Gazipaşa’da 1 tur atan bir insan, bu başkan kardeşimizin halkta karşılığının olmadığını 2 adımda çözer zaten. Gerçek dışı bilgilerle halkı kandırmak için sataşarak kampanya yürüten, işi gücü algı yaratmak olan, kendini ifade eTme becerisinden yoksun, son derece başarısız bu başkanı şehrime layık görmüyorum. Halkımın ferasetine güveniyorum. Adayımız sayın TAHSİN ERDEM’i 31 Mart Pazar akşamı seçilmiş olarak kutlamak için hazırlanıyoruz.

HALKIN PARASINI HAR VURUP HARMAN SAVURDU

Şimdi gelelim geçtiğimiz Pazar günü basına bu başkan tarafından sipariş edilen ve tamamen yalan ve algı oluşturma amaçlı haberlere; Neymiş efendim, şehirdeki yolların karayolları ağından çıkartılması ve Milli Egemenlik caddesindeki kafeler yüzünden emniyet müdürlüğü önündeki kavşak yapılamıyormuş, bu da CHP yüzündenmiş. Yazının buradan sonrasını bu başkan kardeşim iyi okusun, halkın malı ve halkın parası nasıl korunur öğrenir. Çünkü bugüne kadar halkın parasını har vurup harman savurdu, belediye mallarını, birikimlerini ya sattı ya harcadı. Aldığı bakanlık bağışlarını nasıl ve nereye harcadığı da belli değil. Bu başkan kardeşimin iddiasının tam tersine, 2010 yılında biz bu sahte haberdeki gibi sadece Kozlu sahil yolunda değil, Zonguldak’ın tamamının kanalizasyon şebekesinin yenilenmesi için, ilin tüm ana arterlerindeki yolları için o protokolü yaptık. Bu kadar yalan da olmaz yani. Zonguldak Belediyesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü ve hatta bölge müdürlüğü arasında bu protokolü yaptık. Kanalizasyon projesinin altyapı işleri ile ilgili olarak karayolunun hasar görmesi kaçınılmazdı. Karayolları ile yapılan görüşmelerde bize dayatılan hasar bedeline karşılık biz "yolu karayolları ağından çıkaralım, belediye olarak her şeyi biz yapalım, yol belediyeye ait olsun" görüşü içerisinde bu protokolü yaptık. Kanalizasyon projesi başlama sürecinde Karayolları "masraf çıkacak, bu masrafı ödeyeceksin" dedi ve çıkarttı. O günkü değerlerle 15-20 milyon. Bugünkü değerlerle yaklaşık 150 milyon TL. Bu bedeli karayollarına ödemekten kurtulmanın yolunu böyle buldum. Bunu ben düşündüm ve yaptım. Başka yere çekmek kötü niyetli bir tutum. Bakın o yol hala sapasağlam. Biz kendi kaynaklarımızla yaptık hepsini. Halkın parasına sahip çıktık. 5 yıldır bol keseden harcayan Selim Alan'ın bunu anlamasını zaten beklemiyorum.

NİYETİN HALKI KANDIRMAK

Benim yaptıklarımı satıyor, sonra da CHP ne yaptı diye konuşuyor. Bizim tüm çabalarımızın boşa çıkartılması gayretindeler. Yani belediyeyi zarardan kurtarmanın yolunu ben bulmuşken, bunu başka yere çekmek, niyetin halkı kandırmak olduğunun da kanıtı. Bunu emniyet müdürlüğü önündeki kavşakla ya da kafelerle ilişkilendirmek tam bir kötü niyet göstergesi ve halkı kandırarak algı oluşturmak için seçim öncesi yapılan gerçek dışı bir siyasi yalan. Çok ayıp. Arıtma tesisi ve karayolları ağının üstündeki kanalizasyon hattının yapılması Muharrem başkanın zamanında bitti. 2019 yılından sonra Selim bey başkan olarak geldiğinde bu protokolü Karayolları ile görüşüp karşılıklı iptal edip ne yapmak istiyorsa yapabilirdi. 5 yıl neyi beklediğini, 5 yıl sonra böyle boş boş konuşacağına neden gereğini yapmadığını halka anlatmalıdır. Bu başkanın yıkılacak bir şey varsa hurda varlığına göre yıktığını biliyoruz zaten. Neredeyse düzenli aralıklarla kendisinin de oturduğu bu kafelerle ilgili bir sorun vardı ise neden 5 yıl oralarda oturdun izledin diye sorarlar adama? Satılacak hurda mı yoktu acaba orada diye de eklerler. Kavşak yapmak da bugün mü aklına geldi? Bu başkan kardeşim 5 yıl önceki seçim zamanı da bu kavşağı konuşuyordu, hemşerilerime hatırlatırım. 5 yıldır bu konuşulmadı da üzerinden bu kadar sene geçtikten sonra neden şimdi bir seçim arifesinde bu mevzu ediliyor? Bunun tek sebebi var. Seçimi AKP çoktan kaybetti, ya tutarsa deyip bilgi kirliliği yaratıyorlar. 22 yıldır aynı şey zaten.

SEÇİMLER BÖYLE YALANLA KAZANILMAZ

3 dönem seçilmiş bir başkan olarak Selim Alan'ı da anlıyorum. Ama seçimler böyle yalanla kazanılmaz. Halka 5 yıl kötü davran, sonra seçilemeyeceğinin farkına var, sonra da kazanmak için ne kadar yalan ve algı varsa her şeyi yap. Zonguldaklı hemşerilerim bu oyunlara gelmez, hatta bu yalanlara karşı daha da kenetlenir. Dolayısıyla haberlerdeki bu iddialar zaten çok saçma. Doğru bir hedefle yapılmış bu protokolün farklı yönlere çekilmesi anlamsız ve akla ziyan bir durum. Şunu da ifade etmem gerekir ki; bu protokolün basına 3 sayfasından sadece 2.sayfası sipariş edildi. Oysa diğer iki sayfasında neler var bunu da yayınlasınlar, onu da görelim. Çünkü çok daha önemli şeyler yazılı orada. Yani bizim nedenleriyle ve hangi amaçla bu protokolü yaptığımızı anlatan hükümler orada açıkça yazılı. İşlerine gelmemiş basına vermemişler. Dolayısıyla protokolün maddeleri ve protokol süresi ile ilgili maddeleri koymadan olmaz. Neden hepsini basına vermedin diye de sorarlar adama. Bugün itibariyle madde madde hatırlamam mümkün değil, görevli olmadığım için elimde de yok. Bunlar kamusal belge. 2. sayfayı gösterdiği gibi diğerlerini de versin basına. Şunu anlıyoruz ki yine halkı kandırmak için oyun oynuyorlar. İşin özü şu; kanalizasyon projesinde oluşacak altyapı hasarları sebebi ile oluşacak ve Zonguldak halkının sırtına yüklenecek ciddi bir maliyeti ortadan kaldırmak için bu protokol yapıldı. Ve sayemizde Zonguldak kazandı. Kamuoyunun bilgisine saygılarımla sunarım."

Editör: Tuğçe Atalar