Sektör temsilcileri diyor ki!
Ekonomide yaşanan gidişatın iyimser bir havaya dönmesi, yeni faiz oranlarının piyasayı hareketlendirmesi beklenirken şimdide savaş ve petrol ekonomisi alt üst etti her şeyi.
Yerel ekonomide yaşanan daralmanın şehir ekonomisine ve şehir insanına yaşattıkları ortada.
Zonguldak hala pek çok alanda Türkiye’nin en yaşanabilir şehirleri arasında.
Ama hem şehir hem de ülke olarak sıkıntılar büyüyor.
Yani vatandaşın birinci gündemi ekonomi.
İş dünyası ve farklı sektör temsilcileri ile konuşuyoruz.
Hepsinin birini gündemi ekonomi.
Bazı sektörlerde artan maliyet ve rekabet şartlarının değişmesi- zorlaşması başka arayışlara yöneltiyor insanları.
Termik santraller de bunların başında.
Özellikle yerli kömür yakan santrallerin durumu fecaat.
Rekabet şartları hızla zorlaşan, maliyetleri hızla yükselen sektör temsilcilerinin olmazsa olması stabil kalmaya çalışmak, yüksek banka faizlerine karşı direnmek ve zorunlu tasarruflara yönelmek.
Bunların başında işçi çıkarmak ve diğerleri.
TTK’da üretimin durdurulması da yerel ve bölgesel düzeyde aslında önemli bir mesajdı.
Dileyelim savaş daha fazla devam etmesin.
Ülkede durum böyleyken yerel düzeyde de yerel kalkınma modellerine, sağlam kooperatifleşmelere ve kendi markasına sahip çıkma anlayışına daha fazla sahip çıkmak lazım.

Vatandaş cebine bakar!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’i pek çok konuda eleştiriyoruz.
Bizlerin eleştirilerinin ötesinde sandıkta vatandaşın nasıl ve nereden baktığı önemli.
Şimdi şu halk otobüsleri meselesi var.
Yedi adet yeni otobüs kiralandı.
Bağış olarak alınan otobüslerle birlikte mahallelere servisler daha düzenli çalışacak.
Aslında yılların kangreni haline gelen meseleye seçime kadar çözüm bulundu.
Bugüne kadar vatandaş mağdur oldu, mağdur edildi.
Bugün geldiğimiz noktada seçime kadar da olsa çözüm bulunması normal.
Seçimden sonra bakarız.
Yani hizmetin hakkını, başkanın çabasını takdir ediyoruz ancak 30 yıl sonra soruna kalıcı çözüm bulunmuş gibi mucizevi bir algı çabası yanlış.

Soruşturmalar kaçınılmaz!
Zonguldak Belediyesi’nde acayip işler oluyor.
İBB, Bolu ve daha pek çok şehirde CHP’li belediye başkanının başına gelenlerden bihaber gibi hareket ediliyor.
Geçenlerde de yazdım.
İşçi alımından mal ve hizmet alımlarına bazı işlerde hukuki olarak da tartışmaya yol açabilecek uygulamalar var.
Tahsin başkan aslında başının ağrımasından endişe ediyor ama yine de başını ağrıtabilecek uygulamaların içinde.
Bilerek veya bilmeden.
Belki duygusal davranıyor belki öfkesine yeniliyor.
Bazı şeyler kitaba uydurulabilir ama kitap her şeye uydurulabilir mi?
İşte onu da Sayıştay, İçişleri Bakanlığı denetçileri bilir.
Dolayısı ile sayın başkanın özellikle CHP’li belediyelerin yakın mercek altına alındığı bir dönemde daha çok dikkat etmesi gerekir.