Marka oluşumunu ve şekillenmesini
tıpkı bir çocuğun doğma süreci ile eşleştiriyorum.
Tabii ki önce niyet,
sonra süreç…… ve sonuç,
***
Eşimle tanışmış, hayat niyetlerimiz örtüşmüş ve evlenmiştik.
Zaman içinde iki çocuğumuz oldu,
bir kız, bir erkek.
Süreci ve sonucu elimizden geldiğince iyi yönetmiştik,
yıllar geçmiş, çocuklarımız büyümüş,
benim üretim ve ticari aşkım depreşmişti..
Bu sefer ticari bir evlilik yapmak
ve ticari üremek istemiştim.
Niyetle başlayan süreç yine eğitim ve planlarla şekillendi.
Arazi alındı, inşa edildi, hangi çeşit hayvanı alacağımızın kararı verildi,
tüm bu plan ve süreç olgunlaştırıldı.
Ürün doğdu; marka bulamıyoruz.
Bulduğumuz markaların patent araştırmasını yapıyoruz, patentli.
Acele de etmiyoruz; uzun yıllar kullanılacak isim, içimize sinsin istiyoruz.
***
Tüm bu süreci ailecek paylaşımlarla geçiriyoruz.
Bir hafta sonu maaile çiftlikteyiz, hava çok güzel,
ikramlar yapıldı, akşam vakti dolaşıyoruz.
Kuzenin çocukları da biberonla buzağıları besliyorlar,
köpeklerle oynuyorlar, koşturuyorlar.
Hava güneşli, eşim de (Ali) başına bir hasır şapka takmış,
çocuklarla oyun oynuyor, onları kovalıyor,
çocuklar Ali’yi yakalamaya çalışıyorlar, o kaçıyor,
ben de izliyorum;
ufaklık;
Çiftçi Ali Çiftçi Ali, yakalasana beni diye seslenerek kaçıyor!
Şimşekler çaktı, ben de hemen ertesi gün
logo ve patent çalışacak firmayı aradım:
galiba buldum
ÇİFTÇİALİ, ÇİFTÇİALİ, ÇİFTÇİALİ
Çiftçiali ‘’Permakültürün Gurusu’’
Diyeli 13 yıl oldu, 2. patent uzatma işlemini yaptırdık.
Zonguldak ÇİFTÇİALİ’yi çok sevdi,
kabul etti, bağrına bastı, büyüttü.
Atilla Öksüz çiftlik çekimlerimde bana;
-Hocam tüketici ürün alırken neye güvenir?
Ben;
-Yerelde firmaya hatta kişiye,
genelde ise büyük markaya.
Biz büyük marka değiliz, yereldeyiz, firmamıza
ve akabinde bize güvenmesini bekliyoruz.
Tabii ki bu bir süreç.
Yıllar içinde çok fazla öğrenci ve veli ile tanışmam,
bana güvenmeleri için çok büyük bir avantaj oluşturdu.
Firmam da uzun yıllar rüştünü ispatlamıştı yerelde.
Yani Çiftçiali biraz sıfır noktasında başlamadı.
Avantajlar önünü açtı.
Üretimi sıkı tuttuk,
çeşitli kanallardan ne yaptığımızı anlattık,
paylaştık, gezilerle bizzat yerinde gösterdik,
il içi ve il dışı tanıtım günlerine katıldık,
kendi noktalarımızda ve
Paşalar Marketlerde tadım günleri planladık,
hâlâ daha aynı titizlikle devam ediyoruz.
Ticari oğlumuz ÇİFTÇİALİ; 14 yaşında.
Birlikte büyüttük, teşekkürler Zonguldak...
***
Gel zaman git zaman, tüm ailelerde olduğu gibi,
bir çocuğum büyüdü, neden olmasın dedik.
Biyolojik çocuklarımız da büyümüş,
aile işletmemize resmen katılmışlardı.
Markalaşma süreçlerimize şahit olmuşlardı.
Firmamızla resmen evlenmişlerdi,
niyet etmiş, hedef belirlemiş ve girişmişlerdi.
‘’Bu ürün deplasmana gitmeli idi.’’
İstanbul şube planları yapıldı.
Planlar, projeler, hikâyeler, danışmanlıklar alındı.
Üretim hikâyemiz; Donkişotluğumuz
profesyonel marka danışmanımıza anlatıldığında
marka doğdu.
Sütle başlayan hikâyemiz kadın eli ile
kadın üretkenliği ile ruhani bir şekilde üretiliyordu.
Hedef kitlemiz çocuklar ve onların hassas annelerine,
temiz gıda üretiyorduk.
Fermente anne dediğim bu grup;
‘’Sağlık, temiz süt alıp yoğurt ve peynirlerini kendileri yapmak istiyordu.’’
Birçoğu öğrencimdi.
***
Gıdamız küfleniyor ve bozuluyor;
tüm bu durum bizim sürecimizi ispatlıyordu.
Gıdayı uzun süre tutabilmek için tuzdan, soğuk havadan
ve sıkı kapanan ambalajlardan destek alıyoruz.
Şeklinde bütün hikâyeyi anlattık.
Ve marka doğdu;
kırsal ve yöresel başlayan ÇİFTÇİALİ’nin
boynuzlu, daha evrensel mitolojik bir kız kardeşi doğdu.
Babamız kulağına üç kere seslendi.
LAKTEA, LAKTEA, LAKTEA
Laktea ‘’milk and more’’ olan Laktea’yı
ağabeyi Çiftçiali büyütüyor!
Laktea düşüyor, kalkıyor,
Çiftçiali yaralarını üflüyor!
Laktea, Çiftçiali süt ve şarküterisini profesyonel mutfakta menüye dönüştürüyor,
tüm Çiftçiali ürünlerine Laktea sadece etiket olarak konuyor.
Tamamen Çiftçiali değerinde üretiliyor, büyütülüyor;
Laktea menüsünde,
çiftlik kahvaltısından fit tabaklara,
sütlü tatlılardan pizzalara kadar.
***
Merkezde üretimde bu iki markayı yönetmek bizi oldukça zorluyor,
üretim aşaması aynı olan bu iki markanın
şarküterilerini zamansal yönetme zorluğu yaşıyoruz.
Birinin ambalajı planlanandan önce bitiyor,
sipariş gecikiyor, diğer markadan destek alıyoruz.
Çiftçiali tüketicisi isyan ediyor;
-ben Çiftçiali istiyorum, ikisi aynı ürün değil!
ikna etmeye çalışıyorum, onlarca mesaj yazıyorum.
Kendimden, üretim titizliğimden,
çiftliğe davet ediyorum,
hatta her bahar pazar günleri düzenlediğimiz
çiftlik ziyaretlerinden bahsediyorum.
Ailecek biz de o kovayı tüketiyoruz,
Çiftçiali kovam yetişmedi Ramazan öncesi…..
İkna oluyor - yerelde kişi ve marka güvencesi - ile.
***
Boynuzlu kadının boynuzu sürüsünde
sürü içindeki varlığının, birlikteliğinin, ruhaniliğinin sembolüdür.
Laktea kızımız,
Çiftçiali ağabeyinin himayesinde büyümeye devam edecek!
Yıllarımıza şahitliğinizden ailecek onur duyacağız.
Teşekkürler Zonguldak
***
Not:
6 yıl önce Çaycuma yeni belediye binasının altına şube açtık.
İstasyon şubemizin trene yakınlığı
yıllar içinde bu bölgenin de markası yapmıştı bizi.
Çaycuma’ya giderek, Bartın, Devrek,
Gökçebey, Filyos müşterilerimize de yaklaşmış olduk.
Oldukça keyifli, bir o kadar da meşakkatli 6 yıl.
Merkezde de eş dost tarafından sürekli eleştirildik;
bu nezih şubeyi neden Çaycuma’ya açtınız? diye.
Günün sonunda Çaycuma’yı Zonguldak’a yakın etmek, bir mahalle gibi,
nitelikli ve sosyal birliktelikler oluşturmak üzere
şöyle bir proje başlattık;
Her Pazar valiliğin önünden ücretsiz servis kaldırıyor,
Çaycuma şubemizde kahvaltı yapılıyor,
grubun çoğunluk isteğine bağlı olarak,
Çaycuma’yı ve çiftliği gezdiriyoruz.
Ot ve undan masaya kadar olan serüvenimizi izlemeye davet ediyoruz,
şimdiden iyi seyirler…….