17. Bölge Zonguldak Eczacı Odası Başkanı Esra Geyikli, “Artık genç eczacıların bekleyişini değil çözümün kendisini konuşmak lazım.” diyerek eczacı atamalarının arttırılması gerektiğini ifade etti.

Üniversiteden yeni mezun olan genç eczacıların iş bulabilme sorununu dile getiren Geyikli, atamaların yapılmasının hem istihdam açısından hem de sağlık sektörü açısından iyi olacağını dile getirdi.

Geyikli’nin açıklaması şu şekilde:

“ECZACILIKTA ATAMA BEKLEYİŞİ: MEZUNİYET VAR, UMUT VAR; PEKİ İSTİHDAM NEREDE?

Genç Eczacıların Geleceği Kontenjanlara Sığdırılamaz!

Eczacılık, sağlık sisteminin vazgeçilmez mesleklerinden biridir. Ancak bugün ülkemizde eczacılık mesleği, giderek büyüyen ve artık ertelenemez hâle gelen bir istihdam sorunuyla karşı karşıyadır. Her yıl binlerce genç, büyük emek ve fedakârlıklarla tamamladığı eczacılık eğitiminden sonra mesleğini icra edebileceği bir iş bulabilmek için mücadele etmektedir.

Son açıklanan kamu atama kadroları, bu sorunun boyutlarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. 2025 yılında 421 olan eczacı ve uzman eczacı atama sayısı 2026 yılında toplam 618’e yükselmiştir. Bu artış elbette önemlidir; ancak atama bekleyen binlerce eczacının beklentilerini karşılamaktan oldukça uzaktır.

Bugün yaklaşık 25 bin öğrencinin eczacılık fakültelerinde eğitim gördüğü, her yıl yaklaşık 4 bin yeni eczacının mezun olduğu bir ülkede, kamu istihdamının bu gerçekler dikkate alınarak planlanması zorunludur.

Sorunun Kaynağı Yalnızca Yetersiz Atama Değildir

Bugün yaşadığımız tabloyu yalnızca kamuya yapılan atamaların azlığıyla açıklamak eksik olacaktır. Yıllar içerisinde sağlık iş gücü planlamasından uzak biçimde artırılan eczacılık fakülteleri ve öğrenci kontenjanları, mezun sayısıyla istihdam kapasitesi arasında ciddi bir dengesizlik yaratmıştır.

Bir tarafta her yıl binlerce yeni mezun veren fakülteler, diğer tarafta sınırlı kamu kadroları, daralan iş olanakları ve mesleki geleceğini şekillendirmekte zorlanan genç eczacılar bulunmaktadır.

Kamuya atanamayan eczacıların tamamının özel sektörde istihdam edilebildiğini düşünmek de gerçekçi değildir. Serbest eczanelerin ekonomik sürdürülebilirliği, ikinci eczacı ve yardımcı eczacı istihdamının finansal koşulları, ilaç sanayisinin sınırlı istihdam kapasitesi ve akademik kadroların yetersizliği sorunu daha da derinleştirmektedir.

Bunun sonucunda genç eczacılar ya uzun süre iş aramakta ya eğitimlerine devam ederek yeni fırsatlar yaratmaya çalışmakta ya da aldıkları nitelikli eğitimin karşılığını bulamadıkları farklı alanlarda çalışmak zorunda kalmaktadır.

Eczacı İstihdamı Aynı Zamanda Bir Halk Sağlığı Meselesidir

Kamuya daha fazla eczacı atanmasını yalnızca mezunların iş bulma talebi olarak değerlendirmemeliyiz. Bu konu doğrudan sağlık hizmetlerinin niteliği ve hasta güvenliğiyle ilgilidir.

Eczacılar yalnızca ilaç temin eden sağlık çalışanları değildir. İlaçların güvenli ve akılcı kullanımından ilaç etkileşimlerinin önlenmesine, tedavi süreçlerinin izlenmesinden farmakovijilansa, klinik eczacılık hizmetlerinden ilaç yönetimine kadar çok geniş bir sorumluluk alanına sahiptir.

Hastanelerde klinik eczacılık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, yoğun bakım ve onkoloji birimlerinde ilaç tedavilerinin izlenmesi, evde sağlık hizmetlerinde ilaç danışmanlığının güçlendirilmesi ve yaşlı hastaların çoklu ilaç kullanımının değerlendirilmesi gibi alanlarda eczacıların bilgi ve birikiminden daha fazla yararlanılmalıdır.

Zonguldaklı Egemen Elmas’ın EURONAT Ambassador başvurusu kabul edildi
Zonguldaklı Egemen Elmas’ın EURONAT Ambassador başvurusu kabul edildi
İçeriği Görüntüle

Sağlık Bakanlığı hastaneleri, üniversite hastaneleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, halk sağlığı birimleri, ceza infaz kurumları ve ilaç denetim mekanizmaları eczacı istihdamının artırılabileceği önemli alanlardır.

Eczacının sağlık sistemindeki rolünü güçlendirmek, yalnızca meslek mensuplarına iş olanağı sağlamak değil, toplumun daha güvenli ve nitelikli sağlık hizmeti almasını sağlamaktır.

Artık Somut Bir Eczacı İstihdam Politikası Gerekiyor

Bu sorunun çözümü için günübirlik uygulamalar yerine uzun vadeli, veriye dayalı ve sürdürülebilir bir istihdam politikası oluşturulmalıdır.

Öncelikle kamuya alınacak eczacı sayısı, ülkenin sağlık hizmeti ihtiyaçları ve mezun sayıları dikkate alınarak artırılmalıdır. Atamalar belirli aralıklarla ve öngörülebilir bir takvim doğrultusunda gerçekleştirilmelidir.

İkinci olarak eczacılık fakültelerinin öğrenci kontenjanları, ülkenin gerçek eczacı ihtiyacı ve mevcut istihdam kapasitesi doğrultusunda yeniden düzenlenmelidir. Eğitim politikası ile istihdam politikası birbirinden bağımsız yürütülemez.

Üçüncü olarak özel sektörde, özellikle serbest eczanelerde genç eczacı istihdamını destekleyen teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir. İŞKUR iş birlikleri güçlendirilmeli, yardımcı eczacılık uygulamasının ekonomik sürdürülebilirliği sağlanmalı ve ilaç sanayisinde eczacıların istihdam alanları genişletilmelidir.

Ayrıca klinik eczacılık ve uzman eczacılık uygulamalarının yaygınlaştırılması, kamu kurumlarında yeni görev alanlarının oluşturulması ve eczacı insan gücünün etkin kullanılması sağlanmalıdır.

Genç Eczacıların Geleceği, Ülkenin Sağlık Geleceğidir

Bir ülkenin yetiştirdiği nitelikli insan gücünü değerlendirememesi yalnızca ekonomik bir kayıp değildir; aynı zamanda eğitim yatırımlarının, emeğin ve geleceğe yönelik umutların da kaybıdır.

Yıllarca eğitim alan, mesleki bilgi ve donanım kazanan genç eczacıların mesleklerini yapabilmek için yıllarca atama beklemek zorunda kalması kabul edilebilir bir durum değildir.

Bugün eczacılık mesleğinin ihtiyacı, yalnızca daha fazla kadro açılması değil; eğitimden istihdama, kamudan özel sektöre kadar bütün alanları kapsayan akılcı bir insan gücü planlamasıdır.

Unutulmamalıdır ki eczacılık fakültelerinden mezun olan her genç, ülkemizin sağlık sistemine kazandırılmış bir değerdir. Bu değeri atıl bırakmak yerine doğru alanlarda değerlendirmek devletin, üniversitelerin ve meslek örgütlerinin ortak sorumluluğudur.

Genç eczacılar ayrıcalık değil, emeklerinin karşılığını alabilecekleri adil ve sürdürülebilir bir gelecek istemektedir.

Çünkü eczacının istihdam edilmediği, bilgi ve birikiminin sağlık sistemine kazandırılmadığı bir yapıdan güçlü bir sağlık hizmeti beklemek mümkün değildir.

Artık genç eczacıların bekleyişini değil, çözümün kendisini konuşma zamanıdır.”