Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi eski Rektör Yardımcısı ve Geomatik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Kdz. Ereğli’nin il olması yönündeki tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 32 yıllık akademik kariyeri boyunca Zonguldak’ın ve bölgenin stratejik gelişimiyle ilgili önemli toplantılarda üniversite adına görev aldığını belirten Kutoğlu, Ereğli’nin il olması konusunu geçmişte de ilgili platformlarda gündeme getirdiğini ifade etti.
Zonguldak’ın idari yapılanması, coğrafi ve kültürel bütünlüğü, siyasi temsil gücü ve ekonomik gelişimi üzerine değerlendirmelerde bulunan Kutoğlu, mikro milliyetçilik anlayışının Zonguldak’a zarar verdiğini savundu. Ereğli’nin il olması yerine Zonguldak’ın mevcut bütünlüğünün korunmasının daha doğru olacağını belirten Kutoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Değerli dostlar 32 yıllık akademik kariyerim boyunca yapmış olduğum çalışmalar nedeniyle değişik üniversite yönetimlerimiz tarafından ülkemiz ve şehrimizin stratejik gelişimiyle ilgili önemli toplantılara katılmakla görevlendirildim. Dolmabahçe Sarayında o zaman Başbakanlık şimdinin Cuhurbaşkanlığı Çalışma Ofisinde Enerji konulu bir toplantıda dahi Üniversitemiz adına görüşlerimizi dile getirdim.
Şundan emin olabilirsiniz bu sayfalarda ne dile getirdiysem, o toplantılarda da aynılarını dile getirdim. Bazıları dikkate alındı ama çok büyük kısmı hiç değişmedi.
Bu konulardan biri de Ereğli'nin il olması ve Üniversitenin Ereğlideki gelişimi. Bu konuları her toplantıda dile getirdik. Ancak maalesef mikro milliyetçilik koca bir ili yedi bitirdi.
Şimdi ilk olarak Ereğli'nin il olması konusu dile getireyim. Öncelikle herkesin şunu idrak etmesi gerekir; Zonguldak ilin genelinin adıdır. Merkezin adı bile yoktur. Bir zarf postalamış herkez bilir, İl merkezinin adı Merkez İlçedir. Mesela Hatay İlinin Merkez İlçesinin adı Antakyadır. Bu birinci husus.
İkinci husus herhangi bir il sınırı belirlenirken en önemli etkenlerin başında Coğrafi, Sosyal ve Kültürel birliktelik gelir. Daha önce ayrılan Bartın ve Karbük'ü de sayrsak Zonguldak İlinin Coğrafi, Sosyal ve Kültürel açıdan en bütün olduğu iki ilçe Merkez ve Ereğli ilçeleridir (Kozlu ve Kilimliyi hiç saymıyorum çünkü hiç ilçe olmamaları gerekirdi). Topoğrafik, iklim, bitki örtüsü ve benzeri özellikleri aynı olduğu gibi kömüre dayalı endüstrinin var ettiği işçi kültürünün hakim olduğu kentlerdir. Dolayısıyla her iki ilçede coğrafi, sosyal ve kültürel açıdan ayrılmaz bütündürler. İşte zamanında Konyanın zamanında bu kadar geniş bir coğrafyaya sahip bir olması bundandır. Konya coğrafi özellikleri dolayısıla tarım ve hayvancılık ağırlıklı bir il olmuştur. Dolayısıyla etkin bir yönetim için geniş topraklar Konyaya bağlanmıştır. Düşünsünüze Konya Ovasına sulama projesi yapacağınız zaman tek bir bürokrasi yerine bir sürü ilin bürokrasisiyle mi uğraşmak daha doğrudur. Bu nedenle illa ki Ereğli il olacaksa Merkez İlçeye bir isim bulup Ereğlinin İlçesi yapmak daha uygun olacaktır.
Gelelim siyasi etkiye. Bunu da zamanında aman yeter be İl olsunlarda kurtulalım diyen tüm siyasi aktörlere anlattım zamanında; Zonguldak bir zamanlar 11 milletvekili çıkarıyordu. Bartın ve Karabük il oldu 5'e düştük. Ayrılmasalardı yeni düzende Büyükşehir olabilir ve birçok avantajımız olabilirdi. Artı ne kadar çok milletvekilin varsa Ankara'da o kadar etkili olursun. Diyelim ki Ereğli ayrıldı il oldu, kaç milletvekili olacak? Hadi Ereğli'nin 2 geri kalan Zonguldak'ın 3 ya da tam tersi olsun. Ankara'da kim takar sizi.
Zonguldak'ta kimse bizim ekonomimiz şöyle böyle demesin. Bu ekonomiyi buradaki girişimciler çok çalışarak yapmadı. Buradaki ekonomi kömür ekonomisi dolayısıyla devlet tarafında oluşturuldu. Kardemir'de Erdemir'de bu sebeple yapıldı. Kimse babasının parasını kullanıp yapmadı. Zaman içinde çelik ekonomisi parladı ama kömür işletmeciliği zayıfladı. O yüzden kimsenin kimseyi küçümseme ya da büyüklenme hakkı yoktur. Yanıbaşımızda Dünya devi Erdemir vardı biz ne yaptık otomobil fabrikası mı kurduk? Ne yaptık sac ticareti yaptık kendimizi geliştirmedik. O nedenle kimsenin konuşma hakkı yok.
Son olarak şunu ifade edeyim; Merkez İlçeleri İlin başkenti olarak düşünebilirsiniz. Orası idari yapılanmanın merkezidir. İlçeler ise uygunluklarına göre endüstri, tarım ve benzeri yapılanmalarla desteklenir. Dolayısıyla her yerde herşey olsun derseniz hem kaos yaratırsınız hem de kamu kaynaklarını boşa harcamış olursunuz. Örneğin Merkez İlçe Başkent olduğu için burada illaki organize sanayi bölgesi kurma zorlamasına kalkmak şehre zarar verir. Bu nedenle Endüstri ağırlığı doğru bir planlama ile Ereğli ve Alaplı'ya verilmiştir. Çaycuma Devrek bölgesi daha çok orman, tarım, gıda ve benzeri yapılanmaya uygundur.
Ama mikromilliyetçilik yapılacaksa birileri de çıkar der ki "kardeşim Ereğli'ye demir-çelik fabrikası kurdunuz, organize sanayi bölgeleri kurdunuz ihya ettiniz. Biz de merkez ilçeye demir-çelik fabrikası, organize sanayi bölgesi istiyoruz" derse ne diyeceksiniz? Ne demişler "Bir olalım, iri olalım, diri olalım".
Ereğli'de üniversite gelişimiyle de ilgili bir dolu asparagas hikayeler görüyorum sosyal medyada. Bu konuları da zamanında ilgilileri ile defalarca konuştuk. Ancak hala dezenformasyon var demek ki. O konuya da birkaç gün sonra gireriz.




