DEVREK

Devrek'te HES projesine tepki. "Derelerimizi, toprağımızı vermiyoruz"

Zonguldak'ın Devrek ilçesi ve çevre köyleri, vahşi madencilik faaliyetleri ile hidroelektrik santrali (HES) projelerine karşı büyük bir direniş başlattı.

Abone Ol

Zonguldak'ın Devrek ilçesi ve çevre köyleri, vahşi madencilik faaliyetleri ile hidroelektrik santrali (HES) projelerine karşı büyük bir direniş başlattı. Yağmurcu Köyü'nde dün düzenlenen eylemde yüzlerce köylü, Okyanus Enerji A.Ş.'nin yeni HES projesini protesto etti. Eyleme, CHP, Sol Parti, Yeniden Refah Partisi ve İyi Parti'nin yerel temsilcileri ile çeşitli çevre platformları destek verdi. Devrek ilçesi, son yıllarda ekolojik tehditlerle mücadele ediyor. Ahmedoğlu Köyü ve çevresindeki ormanlık alanda, Mavra Madencilik Şirketi'ne Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından verilen altın arama ruhsatı, bölge halkının tepkisini çekmişti. Köylüler, bu ruhsatın doğal yaşamı ve su kaynaklarını yok edeceğini savunarak daha önce de protestolar düzenlemişti.

Benzer bir mücadele, Devrek'e bağlı Çay Değirmeni Beldesi'nde yaşanmıştı. Bölge halkının itirazlarına rağmen kurulan HES, ekosisteme ve su kaynaklarına kalıcı zararlar verdi. Bu deneyim, köylüleri yeni projelere karşı daha duyarlı hale getirdi. Son olayda ise Yağmurcu, Adatepe ve çevredeki dört köyü etkileyecek Okyanus Enerji A.Ş.'nin HES projesi gündemde. İki yıl önce halk itirazları sonucu iptal edilen proje, şirketin değişiklikler yaparak yeniden Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) sürecini başlatmasıyla tekrar gündeme geldi. 5 Ocak'ta düzenlenen halkın katılımı toplantısı, köylülerin yoğun protestosuyla karşılaşmıştı.

25 Ocak 2026, Yağmurcu Köyü meydanında toplanan yüzlerce kişi, projeye karşı seslerini yükseltti. Eylemciler, "Yağmurcu Köyü, Adatepe Köyü ve çevre köyler Okyanus Enerji A.Ş.'ye verilecek bir yer değildir. Köyümüzü, sularımızı, toprağımızı vermiyoruz!" sloganıyla haykırdı. Bölge halkı, projenin su kaynaklarını kurutacağını, ormanları tahrip edeceğini ve yerel ekosistemi yok edeceğini belirterek, yetkililerden ruhsatın iptalini talep ediyor.

Köy adına konuşan Çaner Gökçe; "Bugün buradan açıkça ifade ediyoruz: Bizim duruşumuz nettir. Bölge halkı HES istemiyor. Bizim amacımız polemik yaratmak, siyaset yapmak değildir. Tek bir amacımız vardır: Sesimizin duyulmasıdır. Bölge halkının sizlerden, ilgili kurumlardan ve yetkili tüm mercilerden tek bir talebi vardır: Yağmurcu Köyü ve çevresinde planlanan HES raporunun iptal edilmesi, bu rapora dayanak olan HES projesinin iptal edilmesi ve sürecin temelini oluşturan ÇED sürecinin tamamen iptal edilmesidir. Bu talep açık, nettir ve tartışmaya kapalıdır. Yağmurcu Köyü, konumu itibariyle herhangi bir köyle kıyaslanamaz. Bu köyde turizm hâlâ canlıdır. Bölgenin sosyal, ekonomik ve doğal yapısı bu projeyi kaldıracak nitelikte değildir. Bizler açıkça söylüyoruz: Yağmurcu Köyü, Okyanus Enerji A.Ş.’ye verilecek bir köy değildir" dedi.

Adatepe Köy Muhtarı Dursun Doruköz ise Çay Değirmeni HES'inin bölgedeki tahribatlarını örnekleyerek, "Bu bizim yaşamımız, yaşam alanlarımız, toprağımız, sularımız, anılarımız, hatıralarımız. Bizim HES'çilere verecek suyumuz, toprağımız yok" ifadelerini kullandı.

CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, "Batı Karadeniz bölgesi vahşi madenciliğin, çevre düşmanı projelerin hedefi haline dönüştü. Bölgemizde ekosisteme, doğal yaşama zarar veren kirli sanayi her geçen gün çoğalıyor. Bölgemizde termik santraller, demir-çelik fabrikalarının yarattığı hava ve su kirliliği had safhada. Bizler mecliste vahşi madencilik ve çevre düşmanı kanunların çıkmasına karşı büyük bir mücadele yürütüyoruz. İktidarın enerji şirketleri ve madencilik şirketleri için çıkardığı kanunlar en çok bizim bölgemizi etkileyecek. Doğal yaşamın çok güçlü olduğu bu bölgede ekolojik zinciri kıracak, sularımızı ticarileştirecek, yaşamı olumsuz etkileyecek olan bu projeye tüm halkımızla beraber bizler de karşıyız. Yaşam alanlarımızı savunan köylerimizin yanındayız. Bu projenin engellenmesi için tüm mücadelenizde beraberiz" şeklinde konuştu.

Zonguldak Çevre Gönüllüsü Yusuf İkram Tuna, HES projesinin Devrek özelindeki olası zararlarını anlatan bir çalışma sundu. Tuna, projenin bölgedeki endemik yaşamı yok edeceğini ve içme suyu kalitesindeki derelerin yeni bir kirlenme sürecine gireceğini örneklerle açıkladı.

Devrek Çevre Gönüllüsü Faik Mekik; "Doğanın talanına, şirketin yalanına hayır" diyerek başladığı konuşmasında, projenin bölge için bir tahribat olduğunu vurguladı. Mekik, projenin fay hattına yakın olduğunu, olası bir depremde ciddi can ve mal kaybı yaşanabileceğini, alanın gevşek zeminli ve heyelan bölgesinde olduğunu belirterek, sonuçlarının bir felaket olacağını örneklerle anlattı.

Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu adına konuşan Çetin Yılmaz, "HES ve vahşi madencilik karşıtı mücadele, Zonguldak ve tüm Batı Karadeniz bölgesinde yaşayan köylülerin ortak mücadelesi haline dönüşmeli. Küre Dağları'ndan Bolu Yedi Göller'e kadar olan ülkenin en canlı ormanlarında 50 bin hektarlık bir ormanlık alan MAPEG tarafından IV. Grup maden sahası olarak belirlendi. Bazılarında arama çalışmaları için ruhsat verildi, birçok hukuksal süreç yürüyor. Ormanlık alanlarda derelerimize, sularımıza el konarak HES projeleri süreçleri devam ediyor, orman ve ağaç katliamı için izinler veriliyor. Batı Karadeniz bölgesinde var olan çok sayıda OSB'lerin tamamının içme suları, akar sular, yeraltı suları üzerine kurulduğunu, bu OSB'lerin arıtma tesisi olmadığını, bölgenin vahşi bir kirlenme sürecinin hızlandığını örneklerle anlatıyoruz. Ağırlıklı kırsal bölgelerde köylülerde yaşanan bu talan ve kirlenme sürecine ortaklaşmak yaşamsaldır" dedi.

{ “vars”: { “account”: “G-PS7CWR0GE0” }, “triggers”: { “defaultPageview”: { “on”: “visible”, “request”: “pageview”, “vars”: { “title”: “Name of the Article” } }, “clickOnHeader”: { “on”: “click”, “selector”: “#header”, “request”: “event”, “vars”: { “eventCategory”: “examples”, “eventAction”: “clicked-header” } } } }