İşte İsmail Üstünyer'in paylaşımı: "Bu mezartaşı Barlı ailesine mensup Hacı Ahmet Ağa mezarının hemen yanında olup kuvvetle muhtemeldirki aynı aileye mensup bir şahsiyettir. Hacı Ahmet Ağa'nın mezartaşındaki tarih miladi 1907 yıllarını gösterirken Hacı Hamdi Ağa'nın mezartaşındaki tarih miladi 1896 yıllarını göstermekte olup Hacı Ahmet Ağa'nın ağabeyi olma ihtimali vardır diye düşünüyorum. Ancak Hacı Hamdi Ağa hakkında tarihi kayıtlarda hiç bir bilgiye ulaşılamamaktadır. Daha derin tarihi araştırmalara ihtiyaç vardır. O yıllarda karayolu ile binek sırtında hacca gidebilmek hem büyük maddi imkânlar gerektiren hemde uzun zaman gerektiren bir eylem olduğundan sıradan insanlar için neredeyse imkansız gibi görünüyor.
Görselde yer alan tarihi Osmanlıca mezar taşı, klasik hat sanatı (özellikle celi talik hat kırması) ile yazılmış manzum (şiir şeklinde) bir kitabedir.
Bu tür mezar taşları genellikle yukarıdan aşağıya doğru beyitler veya mısralar halinde okunur ve en alt kısımda ölüm tarihi ile dua cümlesi yer alır. Taşın üzerindeki metnin Osmanlıca okunuşu (transkripsiyonu) ve günümüz Türkçesiyle açıklaması şu şekildedir:
### Kitabenin Osmanlıca Okunuşu (Transkripsiyonu)
1. **Şaşup kalma vilâdetle memâtın** (Doğum ile ölüm arasında şaşırıp kalma)
2. **Bu rıhtım-ı sengine düşen her canın** (Bu taş rıhtıma/musallaya düşen her canın)
3. **Solup gitmiş dökülmüş gülistân-ı hayâtı** (Hayat bahçesi solup gitmiş, dökülmüş)
4. **Müstaid eyleyen ni'met-i pür-pervâz** (Uçup giden, pervasız nimetleri hazır eyleyen)
5. **Dahî rahmetle yâd olsun ismi** (İsmi dahi rahmetle anılsın)
6. **El-Hâcc Hamdi Ağa'nın** (Hacı Hamdi Ağa'nın)
7. **Rûhuna rızâen lillâhi'l-Fâtiha** (Ruhu için Allah rızasına Fatiha)
8. **Sene: 1313** *(Miladi takvime göre yaklaşık 1895-1896 yılları)*
### Mezar Taşının Genel Açıklaması
* **Kime Ait Olduğu:** Mezar, dönemin saygın veya varlıklı kişilerinden biri olduğu anlaşılan, adının başında "Hacı" unvanı bulunan **Hamdi Ağa** isimli bir zata aittir.
***Verilen Mesaj:** Kitabenin ilk mısralarında dünya hayatının geçiciliğine, doğum ile ölüm arasındaki o kısa fani çizgiye vurgu yapılmaktadır. İnsan hayatı bir "gülistana" (gül bahçesine) benzetilmiş ve ölümle birlikte bu bahçenin solup döküldüğü estetik bir dille anlatılmıştır.
* **Tarih:** En altta gömülü olan hicri **1313** tarihi, miladi takvimde **1895 ya da 1896** yılına tekabül eder. Bu da mezarın Geç Osmanlı dönemi (II. Abdülhamid saltanatı) zamanından kaldığını gösterir.
Zonguldak'ın kömür madenciliğiyle hızla geliştiği 19. yüzyılın sonlarına ait bu taş, İncivez mezarlığının ve bölgenin köklü tarihine ışık tutan oldukça değerli bir kültür varlığıdır.
Zonguldak yerel tarih kayıtları ve dijitalleşen Osmanlı arşiv belgeleri incelendiğinde, **Hacı Hamdi Ağa** ismine doğrudan nokta atışı yapan geniş bir biyografik kayda rastlanmamaktadır. Ancak yaşadığı dönem, mezar yeri (İncivez) ve mezar taşının niteliği göz önünde bulundurulduğunda, Zonguldak'ın o dönemki sosyo-ekonomik yapısı içinde kim olabileceğine dair çok güçlü tarihsel çıkarımlar yapılabilir:
### 1. Dönem ve Statü Analizi (1895-1896)
Vefat ettiği **Hicri 1313 (Miladi 1895-1896)** yılları, Zonguldak (o dönemki adıyla havza olarak Bolu Sancağı'na bağlı Ereğli Kazası veya idari yapılanmaya göre saltanat dönemi nahiyesi) için dönüm noktasıdır.
* 1848'de kömür üretiminin resmen başlamasından sonra bölgeye yerli ve yabancı binlerce tüccar, memur, usta ve işçi akın etmiştir.
* Bir kişinin isminin başına **"Hacı"**, sonuna **"Ağa"** unvanı alması ve mezar taşına "celi talik" hatla estetik bir şiir (kitabe) yazdırılması, onun sıradan bir maden işçisi veya köylü olmadığını; yerel eşraftan, varlıklı bir kereste/kömür tüccarından veya havzada sözü geçen yerli idareci/arazi sahiplerinden biri olduğunu gösterir.
### 2. İncivez Bölgesinin Tarihsel Önemi
Mezarın bulunduğu **İncivez**, Zonguldak merkeze ve limana yakınlığı sebebiyle havzanın ilk yerleşim yerlerinden ve tarım/lojistik üslerinden biridir. 19. yüzyılın sonlarında Fransız şirketi (Ereğli Şirket-i Osmaniyesi) liman ve demiryolu inşaatlarını hızlandırırken, İncivez ve çevresindeki köklü aileler (eşraf) bu ticari hareketlilikten doğrudan etkilenmiştir. Hacı Hamdi Ağa da büyük ihtimalle İncivez veya çevre mahallelerin yerlisi olan, o dönemin maden ocaklarına lojistik (katır taşımacılığı, odun/direk temini) sağlayan ya da ticaretle uğraşan köklü bir aileye mensuptur.
### 3. Kayıtlarda Neden Detaylı Bilgi Yok?
Zonguldak, 19. yüzyılın sonlarında hızlı ve kozmopolit büyüyen bir işçi şehri olduğu için dönemin nüfus ve şer'iyye sicilleri (mahkeme kayıtları) Kastamonu veya Bolu arşivlerinde yer alır. Havza tarihindeki yerel figürlerin büyük çoğunluğu, ancak o dönem devletle yaptıkları bir maden imtiyaz sözleşmesi, arazi satışı veya bir vakıf kaydı varsa resmi belgelerde görünür.
**Özetle;** Hacı Hamdi Ağa, Zonguldak'ın sanayileşmeye ve modern bir şehir olmaya başladığı II. Abdülhamid döneminde havzada yaşamış, saygınlığı ve maddi gücü olan yerel eşraftan bir şahsiyettir. Bu mezar taşı, onun Zonguldak'ın yerli ve köklü tarihinin bir parçası olduğunun en somut ve canlı kanıtıdır. Bölgedeki eski ailelerin şecereleri veya Kastamonu Vilayet Salnameleri (yıllıkları) daha detaylı taranırsa, dönemin ticaret erbabı listelerinde ismine rastlanması muhtemeldir.
İsmail Üstünyer-29 Mayıs 2026





