Siyasi polemiklerin çokça yaşandığı ülkemizde, 23 Nisan kutlamaları yeni bir tartışmaya neden oldu.
Gaziantep’te 23 Nisan kutlamalarında CHP’li heyetin gösteri alanına sırtını dönerek protesto etmesi, iktidara yakın ulusal basın tarafından “çocuklara ve mehtere protesto” manşetleri ile eleştiri konusu oldu.
CHP’li yetkililer, “Tepkimiz çocuklara değil, okul güvenliğini sağlamayan iktidara” diye açıklama yaptılar.
Bu polemiğe girmeden gelelim asıl konumuza.
Ver mehteri!
Mehterin bazı kesimlerce Osmanlı mirası kabul edilmesi siyasi tartışmalara neden olsa da, bu durum tarihi gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
İnsanlık tarihinin en eski askerî bandolarından olan mehter; Hun, Göktürk, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde etkin rol almış önemli bir kurumdur.
Bugün insanların diline pelesenk olan marşlar dikkate alındığında, aynı zamanda önemli bir Cumhuriyet değeridir.

Neden mi?
“Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek” diye başlayıp “Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!” diye biten “Fetih Marşı”, Cumhuriyet dönemi yazarlarımızdan Arif Nihat Asya tarafından İstanbul’un fethinin 500. yılı anısına 1953’te kaleme alınmıştır. Şiir, 1970’li yıllarda Yıldırım Gürses tarafından bestelenmiştir.
Kaldı ki Mehterhane, Osmanlı İmparatorluğu’nun 30. padişahı ve 109. İslam halifesi olan II. Mahmut tarafından 1826’da Yeniçeri Ocağı ile birlikte kapatılmıştır.
Yerine, Batı’daki askerî mızıka takımı örnek alınarak boru-trampet takımı teşkil edilmiş; İtalyan müzik adamı Giuseppe Donizetti, “Muzıka-yı Hümâyun ustakârı” unvanı ile 1828’de İstanbul’a getirilerek padişah tarafından göreve başlatılmıştır.
1914’te İttihat ve Terakki’nin liderlerinden Enver Paşa’nın isteği üzerine “Mehterân-ı Hâkâniye” ismiyle yeniden kurulmuş; “Ceddin deden, neslin baban” diye başlayan eski Ordu Marşı, İsmail Hakkı Bey tarafından 1917’de yazılmıştır. Muallim İsmail Hakkı Bey, “Fikrimin İnce Gülü” adlı eserin de bestecisidir.
Cumhuriyet döneminde, resmî olarak 1952 yılında Genelkurmay Başkanı Nuri Yamut’un emirleriyle Askerî Müze bünyesinde yeniden kurulan mehter, günümüzde Millî Savunma Bakanlığı Mehteran Birlik Komutanlığı adı altında mehter kültürünü yaşatmaktadır.
Espri konusu edilen “iki ileri bir geri” yürüyüşü de yanlıştır. Mehter, her üç adımda bir sağa ve sola dönerek selamlama yapılan özel bir yürüyüş tekniğine sahiptir.
Mehterin serüveni kısaca böyle.
“Gökten üç elma düştü; biri yazanın, biri okuyanın, biri de dinleyenin başına.”
Kalın sağlıcakla.

Haftanın Sözü
“Bir ülkenin müziğini yapanlar, kanunlarını yapanlardan daha etkilidir.”
Thales