Zonguldak

Sizler Liyakatı katlettiniz. Okur mektubu.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan saldırı olaylarının ardından Z HABER’e ulaşan okur mektubu dikkat çekti.

Abone Ol

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta peş peşe yaşanan okul saldırıları Türkiye’yi yasa boğdu. Olayların ardından geçmişten günümüze alınan tedbir ve uygulamalar tartışma yaratırken Z HABER’e ulaşan okur mektubunda şu sözler dikkat çekti.

İŞTE O MEKTUP:
“Aynadaki Leke. Masum olan kim?
Bugün okullarda patlayan silahların, sokaklara taşan cinnetin, bir öğretmenin son nefesinin ya da bir çocuğun sönüp giden gözlerinin ardından "tek bir fail" arıyorsak, en büyük yalanı kendimize söylüyoruz demektir. Karşımızdaki bu kanlı tablo, tek bir elin değil; sustukça büyüyenlerin, görmezden geldikçe sömürenlerin ve sorumluluktan kaçtıkça çürüyenlerin ortak eseridir.
Gerçeği eğip bükmeden söyleyelim: Herkes, hissesi nispetinde suçludur!
Siz, anne ve babalar... İnsanı, "Allah’ın en nadide emaneti" olarak değil de, sadece biyolojik bir dürtünün veya anlık bir arzunun neticesi olarak dünyaya getirenler... Sevgiyle sulamadığınız, merhametle mayalamadığınız, sadece besleyip sokağa saldığınız o çocukların elindeki silahta sizin de parmak iziniz var. Sorumluluğunu taşımadığınız her canın hesabını bugün vicdanınızda, vebalini yarın mahşerde nasıl taşıyacaksınız?
Siz, eğitimciler... Kendisine emanet edilen o taze zihinlere dokunmak yerine, ruhu alınmış bir müfredatı yetiştirmeyi yegâne görev sayanlar... Bir çocuğun gözündeki feryadı duymayan, onun duygusal dünyasına duvar ören, "dersimi anlatır çıkarım" diyenler... O sınıflarda sadece bilgi değil, vicdan da can veriyor; bu sessiz ölümden siz de sorumlu değil misiniz?
Siz, koltuk sevdalısı yöneticiler... Okulları birer ilim yuvası değil, basamak olarak kullandığınız birer makam görenler... Gücünü adaletten ve liyakatten değil, yaslandığı güç odaklarından alanlar... Sizin o "korunmuş" koltuklarınızın gölgesinde, sahipsiz bırakılan eğitim emekçilerinin ahı var.
Siz, karar vericiler ve siyasetçiler... Şiddeti önleme yasalarını, kağıt üzerinde kalan "dostlar alışverişte görsün" düzenlemeleriyle geçiştirenler... Caydırıcı adımlar atmak yerine, kürsülerde hamaset yapıp sahada eğitimciyi yalnız bırakanlar... Attığınız her eksik imza, sokağa saçılan bu şiddetin davetiyesidir.
Bu işlenen suçlarda sizin de vebaliniz var.
Siz, liyakati katledenler... Daha ehil ve liyakatlisi varken "Ehil olanı" değil, "yakın olanı" seçerek kamu düzeninin omurgasını kıranlar... Sadakati adaletin önüne koyduğunuz her an, bir kurumun daha kapısına kilit vurdunuz, bir umudu daha söndürdünüz. Bu toplumsal kırılmanın baş mimarı sizler değil misiniz?
Siz, medya baronları ve reyting avcıları...Üç kuruşluk servet için toplumun sinir uçlarıyla oynayanlar, şiddeti estetize edenler, değerleri yerle bir eden senaryoları evlerin içine sokanlar... Hakikati değil kışkırtmayı, erdemi değil rezaleti yüceltenler... Bu yangını siz körüklediniz!
Ve siz, klavye şövalyeleri, sendikacılar, STK yöneticileri: Sosyal medyada iki sert cümle kurunca vicdanını rahatlatan ama haksızlık karşısında gerçek bir duruş sergileyemeyen, konforundan taviz vermeyen kalabalıklar... Sizin o sahte duyarlılığınız da bu tablonun bir parçası değil mi?
Bugün elimizde tek bir masumiyet vesikası kaldı: "Çocuklarımız." Günahsız, savunmasız ve her şeye rağmen bize emanet edilen o yavrular... Onların kanı ve gözyaşı, bencil dünyanızın, yetersiz yasalarınızın, eksik ebeveynliğinizin ve sahte adaletinizin kefaretidir.
Şimdi ya bu aynadaki lekeyle yüzleşip hep birlikte temizleyeceğiz ya da bu yangın hepimizi yutana kadar "suçsuz" olduğumuzu iddia etmeye devam edeceğiz.
Ama bilin ki; hiçbirimiz masum değiliz!”
{ “vars”: { “account”: “G-PS7CWR0GE0” }, “triggers”: { “defaultPageview”: { “on”: “visible”, “request”: “pageview”, “vars”: { “title”: “Name of the Article” } }, “clickOnHeader”: { “on”: “click”, “selector”: “#header”, “request”: “event”, “vars”: { “eventCategory”: “examples”, “eventAction”: “clicked-header” } } } }