Zonguldak

Şenol Hakan Kutoğlu'ndan sağduyu ve bilim çağrısı. "Sorun kökünden çözülmeli"

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarının ardından sosyal medya hesabından dikkat çeken paylaşımda bulundu. Kutoğlu; “Sağduyumuzu koruyalım ve bilimin yol göstericiliğinde çözümler üretelim” dedi.

Abone Ol

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarının ardından sosyal medya hesabından dikkat çeken paylaşımda bulundu. Kutoğlu; “Siyaset kurumlarımıza şiddete kaynaklık eden bu sorunları giderecek çözümler üretme noktasında büyük görevler düşmektedir. Sağduyumuzu koruyalım ve bilimin yol göstericiliğinde çözümler üretelim” dedi.

Kutoğlu’nun sosyal medya hesabındaki paylaşımı şu şekilde:
“Görünen o ki, şiddet toplumuzda giderek yayılıyor. Öyle ki okullarımıza x-ray cihazı bile koyulmasını isteyenler bile var. Bunu yapacak noktaya geldiysek eğer, toplum olarak bitmişiz demektir.
Sorunun kaynağını doğru teşhis edip, kökünden çözemez isek, bu tür pansuman tedbirlerle giderek daha mutsuz bir topluma dönüşürüz.
Bakınız ABD'deki silahlı okul olayları diğer gelişmiş ülkelere göre 57 kat daha fazla. O zaman ABD gibi ülkeleri örnek almayacağız. Daha insani düzen kurmuş ülkeleri örnek alacağız.
Sosyolojik olarak artan şiddetin olası nedenleri ekonomik sıkıntı + aile yapısı + eğitim eksikliği + kutuplaşma + cezasızlık algısı olarak sıralanabilir.
- İşsizlik, yoksulluk, gelir eşitsizliği, geçim kaygısı ve geleceğe dair umutsuzluk insanlarda öfke, çaresizlik ve tahammülsüzlük yaratabilir.
- Şiddeti görerek büyüyen, ihmal edilen ya da sevgi ve güven ortamı bulamayan bireyler, çatışmayı sağlıklı şekilde çözmeyi öğrenemeyebilir.
-Duygu kontrolü, empati, iletişim, çatışma çözme ve toplumsal sorumluluk yeterince gelişmediğinde insanlar sorunları güç kullanarak çözmeye yönelebilir.
-Şiddetin normalleştirilmesi, magazinleştirilmesi ya da sürekli görünür hale gelmesi bazı kişilerde duyarsızlaşma oluşturabilir. Sosyal medya da öfkenin hızla yayılmasına katkı verebilir.
- Alkol ve uyuşturucu, dürtü kontrolünü azaltarak saldırgan davranış riskini artırabilir.
- Her ruhsal sorun şiddet üretmez; fakat ağır stres, travma, kişilik sorunları, kontrolsüz öfke ve tedaviye ulaşamama bazı durumlarda riski yükseltebilir.
-İnsanlar haksızlıkların cezalandırılmadığını düşünürse, “güçlü olan kazanır” anlayışı yayılabilir. Cezasızlık algısı da şiddeti besleyebilir.
-Siyasi, kültürel, etnik veya yaşam tarzı temelli ayrışmalar arttığında insanlar birbirini “insan” olarak değil “karşı taraf” olarak görmeye başlayabilir.
-“Erkek güçlü olmalı, gerekirse zor kullanmalı” gibi anlayışlar özellikle kadınlara ve çocuklara yönelik şiddeti artırabilir.
-Toplumda ortak ahlaki sınırlar, saygı kültürü ve birlikte yaşama bilinci zayıfladığında şiddet daha kolay ortaya çıkabilir.
Siyaset kurumlarımıza şiddete kaynaklık eden bu sorunları giderecek çözümler üretme noktasında büyük görevler düşmektedir.
Lütfen sağduyumuzu koruyalım ve bilimin yol göstericiliğinde çözümler üretelim.”

{ “vars”: { “account”: “G-PS7CWR0GE0” }, “triggers”: { “defaultPageview”: { “on”: “visible”, “request”: “pageview”, “vars”: { “title”: “Name of the Article” } }, “clickOnHeader”: { “on”: “click”, “selector”: “#header”, “request”: “event”, “vars”: { “eventCategory”: “examples”, “eventAction”: “clicked-header” } } } }