Cumhuriyet Halk Partisi Kozlu İlçe Başkanı Merve Arslan, Zonguldak İl Genel Meclisi Üyesi Kenan Karaveli’nin AK Parti’ye katılmasına tepki gösterdi. Arslan, Karaveli’nin kendi şahsi kimliğiyle değil CHP’nin ilkeleri ve seçmenin oyuyla seçildiğini belirterek; “Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarıyla kazanılmış bir makamın, farklı bir siyasi partiyi temsil etmek amacıyla kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Dün CHP kimliğiyle siyaset yaptığını söyleyen bir ismin bugün AK Parti saflarında yer almasını en çok da kendisine güvenerek oy veren vatandaşlarımız değerlendirecektir” dedi.

Denizde can pazarı: 7 kişiyi ölümden döndü
Denizde can pazarı: 7 kişiyi ölümden döndü
İçeriği Görüntüle
Arslan’ın konu ile ilgili açıklaması şu şekilde:
“31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kozlu Köy üyelerimizin teamülü ile Zonguldak İl Genel Meclisi Üyesi seçilen Sayın Kenan Karaveli’nin, iki ay önce partimizden istifa ettikten sonra dün Adalet ve Kalkınma Partisi saflarına katıldığını takip ettik.
Demokrasilerde siyasi görüş değişebilir. Ancak seçmenin iradesi ve emaneti, kişisel siyasi hesapların üzerinde tutulmalıdır. Sayın Karaveli, İl Genel Meclisi üyeliğine kendi şahsi kimliğiyle değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri, örgütü ve binlerce CHP’li seçmenin oylarıyla seçilmiştir. Bugün o iradeyi temsil etmeye devam ederken bambaşka bir siyasi partinin rozetiyle görev yapmayı tercih etmesi, siyasi etik açısından kabul edilemez bir tutumdur.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarıyla ve Cumhuriyet Halk Partili seçmenlerin güveniyle kazanılmış bir makamın, farklı bir siyasi partiyi temsil etmek amacıyla kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Siyasi ahlakın ve demokratik teamüllerin gereği açıktır. Bir siyasetçi, kendisini seçen siyasi iradeden ayrılıyorsa, o iradeyle kazanılmış görevi de seçmenin takdirine bırakmalıdır. Dolayısıyla Sayın Karaveli’nin İl Genel Meclisi üyeliğinden de istifa ederek yeniden milletin huzuruna çıkması en doğru ve en vicdani davranış olacaktır.
Siyaset; günübirlik hesapların, kişisel beklentilerin ya da fırsatçılığın değil, ilkenin, duruşun ve tutarlılığın adresi olmalıdır. Bir yıl bile dolmadan birbirine tamamen zıt siyasi anlayışlar arasında geçiş yapılması, toplumun siyasete olan güvenini zedelemekte, “oyumuzun değeri nedir?” sorusunu vatandaşlarımızın zihnine yerleştirmektedir.
Sayın Kenan Karaveli, Zonguldak İl Genel Meclisi Başkanlığı seçim sürecinde, AK Parti adayına oy verdiği yönündeki iddiaların gündeme gelmesinin ardından, bu tartışmalar nedeniyle “hainlikle suçlandığını” ifade ederek Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmişti. O gün kendisini Cumhuriyet Halk Partili olarak tanımlayan Sayın Karaveli’nin, bugün Sanayi ve Teknoloji Bakanı’nın elinden AK Parti rozetini büyük bir memnuniyetle kabul etmesi ve bunu gülümseyerek kamuoyuyla paylaşması, yaşanan sürecin en dikkat çekici çelişkilerinden biridir. Dün CHP kimliğiyle siyaset yaptığını söyleyen bir ismin bugün AK Parti saflarında yer almasını en çok da kendisine güvenerek oy veren vatandaşlarımız değerlendirecektir. Asıl merak ettiğimiz ise Sayın Karaveli’nin, kendisine güvenip destek veren Kozlulu hemşehrilerimizin karşısına bundan sonra hangi gerekçeyle çıkacağı ve bu keskin siyasi değişimi onlara nasıl anlatacağıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi, kişilere göre yön değiştiren değil; yüz yılı aşkın tarihi boyunca demokrasiye, hukuka, sosyal adalete ve Cumhuriyet değerlerine bağlılığıyla yol yürüyen bir partidir. Bizler için makamlar geçici, ilkeler ise kalıcıdır.
Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarıyla elde ettiği siyasi meşruiyeti başka bir partinin hanesine yazdırmaya çalışmamalıdır. Milletimiz, siyasi tutarlılığı da ilkesizliği de günü geldiğinde sandıkta mutlaka değerlendirecektir. Bugün alkışlanan siyasi tercihlerin yarın aynı çevreler tarafından nasıl karşılanacağını hep birlikte göreceğiz. Siyasette güven, bir kez kaybedildiğinde yeniden kazanılması en zor değerdir.
Cumhuriyet Halk Partisi Kozlu İlçe Başkanlığı olarak seçmenimizin iradesine, siyasi ahlaka ve demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğiz. Halkımızın verdiği emaneti sonuna kadar savunacak, kişisel hesapların değil millet iradesinin yanında durmayı sürdüreceğiz.”