İstanbul’un Beykoz ilçesinde meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan Devrekli kameraman Deniz Küçükler, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Milli Atlet Safder Kartoğlu’nun kızı Can Kartoğlu, Birgün’de Deniz Küçükler'in ölümünün ardından kaleme aldığı yazısında sektörün acımasız yönlerini paylaştı.
İŞTE O YAZI:
"İş güvenliği olmadan güvencesiz ve ağır çalışma koşulları nedeniyle birçok set emekçisi hayattan koparıldı. Dizi, film ve reklam setlerinde dayatılan uzun çalışma saatleri ve güvencesizlik, Beykoz’da bir set emekçisinin yaşamını yitirmesiyle yeniden gündeme geldi. Public Film’in üstlendiği Garanti Bankası reklam filminin 16 saat süren çekiminin ardından saat 01.00’de evlerine dönmek üzere yola çıkan set ekibinin bulunduğu otomobil hafriyat kamyonuyla çarpıştı. Kazada üç set emekçisi ağır yaralandı. Kameraman Deniz Küçükler, beş gün yoğun bakımda tedavi gördükten sonra 21 Ağustos’ta yaşamını yitirdi. Diğer iki emekçi Melih Özhan Dinçel ve ışık şefi Ümit Barlas tedavilerinin ardından taburcu edildi. Hafriyat kamyonunun sürücüsü ise gözaltına alındı.
YASAL SINIR 11 SAAT
Sinema Emekçileri Sendikası’nın (Sine-Sen) Hukuk Birimi Sorumlusu Haydar Yenmez, olayın 16 Ağustos’ta Garanti Bankası reklam filmi çekimi sırasında yaşandığını belirterek setin gece yarısı sona erdiğini ve emekçilerin saat 01.00’de evlerine dönmek üzere yola çıktığını söyledi.
Set emekçilerinin 16 saat çalıştırıldığını belirten Yenmez, günlük yasal çalışma süresinin fazla mesai dahil 11 saat olduğunu vurguladı. Reklam Yapımcıları Derneği’nin 16 saatlik çalışma konusunda ısrarcı olduğunu savunan Yenmez, bu koşulları kabul etmeyen emekçilerin yeniden işe çağrılmama korkusuyla çalışmayı kabul etmek zorunda kaldığını söyledi.
Denetim eksikliğine de dikkat çeken Yenmez, emekçilerin işsiz kalma korkusu nedeniyle şikâyetçi olamadığını belirterek, “Biz sömürüye maruz kalan set emekçilerine ulaşmak istediğimizde emekçilerin korkusuyla karşılaşıyoruz. Bir yapımcı ‘16 saat çalışacaksın’ dediğinde emekçi ‘hayır’ derse yerine başka birini bulacakları korkusunu yaşıyor. İşsiz kalmamak adına önüne konulan tüm çalışma saatlerini kabul etmek zorunda kalıyor. Biz diyoruz ki bu bir kaza değildir, bu bir iş cinayetidir” dedi.
YILLARDIR GÜVENCESİZ
Sine-Sen Genel Başkanı Galip Görür de olayın tüm yönleriyle soruşturulması gerektiğini belirterek, “Bu yalnızca bir trafik kazası değildir. Bu bir iş cinayetidir” dedi.
Bir emekçinin ölümünü yalnızca direksiyon başındaki birkaç saniyeye indirgememek gerektiğini belirten Görür, sinema ve reklam sektöründe uzun çalışma saatleri, yetersiz dinlenme, gece gündüz süren setler ve güvencesizliğin yıllardır emekçilere dayatıldığını söyledi.
“Bu sektör böyle” anlayışına tepki gösteren Görür, “Bu sektör böyle değil; kötü koşullar dayatılıyor. Daha kısa zamanda daha fazla iş üretmek, maliyeti düşürmek ve kârı büyütmek için emekçinin zamanı, bedeni, uykusu ve sağlığı kâr hırsına kurban ediliyor” ifadelerini kullandı.
16 saatten fazla çalıştırılan bir emekçinin ardından yola gönderilmesinin normalleştirilemeyeceğini vurgulayan Görür, yorgunluk, uykusuzluk ve uzun çalışma sürelerinin doğrudan iş sağlığı ve güvenliği meselesi olduğunu söyledi. Görür, emekçinin işyerinden sağ salim evine ulaşmasının da çalışma düzeninin bir parçası olduğunu belirtti.
BAKANLIK DENETLEMELİ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na çağrıda bulunan Görür, setlerde çalışma saatlerinin kim tarafından denetlendiğini ve itirazlara rağmen neden somut adım atılmadığını sordu. 16 saat ve daha fazla çalışmanın nasıl mümkün olduğunu, emekçilerin dinlenme hakkının neden gasp edildiğini soran Görür, uzun çalışma sonrasında çalışanların güvenli biçimde evlerine ulaşması için hangi önlemlerin alındığının da açıklanmasını istedi.
Görür ayrıca setlerde mobbing, taciz, ayrımcılık ve kara liste uygulamalarına karşı önlem alınmasını ve ücretlerin zamanında ödenmesini talep etti.
ÖFKEMİZ MÜCADELEYE DÖNÜŞECEK
Deniz Küçükler’in ölümünün yalnızca birkaç günlük bir haber olarak görülmemesi gerektiğini belirten Görür, olayın çalışma koşulları ve iş cinayeti boyutuyla da soruşturulmasını istedi.
“İş cinayetleri kader değildir. Uzun çalışma saatleri kader değildir. Güvencesizlik ve sömürü kader değildir. Bunların hepsi değiştirilebilir” diyen Görür, Sine-Sen olarak mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
Görür, “Deniz’in ardından susmayacağız. Öfkemizi örgütlü mücadeleye dönüştüreceğiz. Çünkü mesele yalnızca Deniz değildir. Mesele bugün sete giden, gece çalışan, saatlerce ayakta kalan ve emeğini satarak yaşamını sürdüren bütün sinema emekçilerinin hayatıdır” ifadelerini kullandı.
"DENİZ UYUMA DEDİM"
Kazadan ağır yaralı olarak kurtulan Melih Özhan, Deniz Küçükler’in kullandığı araçta kendisiyle birlikte ışık şefi Ümit Barlas’ın da bulunduğunu belirterek, kaza öncesinde herhangi bir hız veya tehlikeli manevra olmadığını söyledi.
Özhan, geçirdikleri kazanın ardından yaşananları şöyle aktardı:
“Yoldaki V şeklindeki su kanallarından birinden kamyonun sektiğini, ardından dorsesinin düştüğünü ve yan yattığını biliyorum. Gözümü açtığımda 4-5 ayrı darbe almıştık. Ambulans da kısa sürede alandaydı. Aracın üstü kesilerek hepimiz çok zor şekilde çıkarıldık. Kaburgalarım kırılmıştı. Deniz hepimizden daha kötüydü. ‘Deniz kendine gel, uyuma’ diyordum. Bir süre sonra cevap vermemeye başladı, sadece derin derin nefes alıyordu. Ardından hasyaneye götürüldük. Yoğun bakımdaydık hepimiz, sonucunu biliyorsunuz."
Deniz Küçükler’in ailesinin durumuna ilişkin de konuşan Özhan, “Ne kadar iyi olabilirler? Bir insan evladı öldüğünde ne kadar iyi olunabilirse o kadar iyilerdir” dedi.
SETLER İŞ CİNAYETİ HAVZASI
İş güvenliği olmadan, güvencesiz ve ağır çalışma koşulları emekçileri yaşamdan koparıyor. Setlerde yaşanan iş cinayetlerinin bazıları şu şekilde meydana geldi:
2011 Tülay Erard ve Asiye Sukan: Arka Sıradakiler dizisi setinde uykusuz ve aşırı çalıştırılma sonrası yaşanan trafik kazası sonucu,
2012 Selim Selçuk: Arka Sokaklar dizisi seti dönüşü trafik kazası sonucu,
2014 Kubilay Arkın: Güllerin Savaşı dizisi setinde kalp krizi sonucu,
2014 Selçuk Aksoy: Set dönüşü uykusuzluğa bağlı trafik kazası sonucu,
2019 Hasan Karatay: Atiye dizisi setinde güvencesiz çalışma esnasında merdivenden düşme sonucu,
2025 Ahmet Emin Yavuk: Gözleri Karadeniz dizisi seti konaklama otelinde uğradığı darp sonucu yaşamını yitirdi."



