Merkez ilçeye bağlı Karaman beldesinde CHP Zonguldak İl Başkanı Olcay Can, il yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları ve Zonguldak Belediye Meclis Üyesi Kenan Ekiz tarafından karşılanan Kaya, bölgede esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.

ESNAFIN VE VATANDAŞIN SORUNLARINI DİNLEDİ
Ziyaret programı kapsamında Karaman belde esnafını tek tek dolaşan Yıldırım Kaya, esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntıları ve vatandaşların taleplerini dinledi. Saha ziyaretlerinde bölge halkıyla sohbet eden Kaya, yaşanan sorunlara ilişkin partinin çözüm önerilerini aktardı.

Ekrem Murat Zaman’dan Zonguldak’ın gelişimi için ulaşım vurgusu
Ekrem Murat Zaman’dan Zonguldak’ın gelişimi için ulaşım vurgusu
İçeriği Görüntüle


Ardından parti binasında açıklama yapan Kaya şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Cumhuriyet Halk Partisi Parti Okulu İl Yönetici Eğitimimiz için emeğin, alın terinin ve mücadelenin başkenti Zonguldak’tayız.
Zonguldak yalnızca bir kömür havzası değildir. Cumhuriyetimizin sanayileşme tarihidir. Türkiye işçi sınıfının örgütlü mücadelesidir. Yerin yüzlerce metre altında ekmeğini kazanan madencinin alın teridir.
Ancak bu kent, üretimin yanında büyük acıların da tanığıdır.
Madenlerde yaşamını yitiren bütün emekçilerimizi saygıyla anıyor, ailelerine başsağlığı diliyorum.
Bugünkü İl Yönetici Eğitimimizi, madenlerde yaşamını yitiren bütün madencilerimizin anısına ithaf ediyoruz.
Buradan soruyorum:
Kömürün karası mı, sistemin yüz karası mı?
Dünyanın dört bir yanında maden ocakları var. Bilim var, teknoloji var, iş güvenliği önlemleri var.
Peki, bizim madencilerimiz neden hâlâ önlenebilir kazalarda yaşamlarını yitiriyor?
Neden bir madenci sabah evinden çıkarken akşam çocuklarına kavuşup kavuşamayacağını düşünmek zorunda kalıyor?
Çünkü sorun kömürün karası değil, işçinin yaşamını maliyet hesabına indirgeyen anlayışın yüz karasıdır!
Madenlerde ölümler kader değildir! Denetimsizliğin, ihmallerin ve alınmayan önlemlerin sonucudur.
İş güvenliği eksiksiz sağlanmalı, bağımsız denetimler yapılmalı, sendikaların denetim süreçlerine katılımı güvence altına alınmalıdır.
Hiçbir ton kömür, bir madencinin canından değerli değildir!
ZONGULDAK, MÜCADELENİN VE DAYANIŞMANIN KENTİDİR!
Zonguldak’ın tarihi yalnızca yerin altındaki kömürle değil, yerin üstündeki büyük emek mücadelesiyle de yazılmıştır.
1990’da başlayan ve 1991 yılının ocak ayında Büyük Madenci Yürüyüşü’ne dönüşen direnişi unutmadık.
Genel Maden İşçileri Sendikası öncülüğünde ayağa kalkan on binlerce madenci, eşleri ve çocuklarıyla birlikte yalnızca kendi haklarını değil, bütün emekçilerin onurunu savundu.
Zonguldak’tan Ankara’ya yükselen o ses, fabrikalarda, okullarda ve kamu kurumlarında yankılandı.
Büyük Madenci Yürüyüşü, kamu emekçilerinin sendikal hak ve özgürlük mücadelesine de güç verdi.
Eğitim emekçilerinin sendikal mücadelesinden gelen bir arkadaşınız olarak bunun tarihsel önemini çok iyi biliyorum.
O mücadele bize bir gerçeği öğretti:
Hak verilmez, mücadeleyle alınır! Örgütlü emek, toplumsal değişimin en büyük gücüdür!
Bugün Zonguldak’ın sorunlarını çözmek için de aynı dayanışmaya ihtiyacımız var.
KÖMÜRÜN BAŞKENTİ ZONGULDAK NEDEN GÖÇ VERİYOR?
Zonguldak, Türkiye’nin sanayileşmesinde öncü olmuş bir kenttir.
Türkiye Taşkömürü Kurumu, demir-çelik sanayisi, limanları ve yetişmiş iş gücüyle ülkemizin üretimine büyük katkılar sağlamıştır.
Ama bugün bu kentin gençleri iş bulabilmek için başka şehirlere gitmek zorunda kalıyor.
Madenlerde istihdam sorunları yaşanıyor. Esnaf geçim sıkıntısı çekiyor. Emekliler yoksullukla, gençler işsizlikle mücadele ediyor.
Zonguldak dün emeğin kentiydi, bugün emeklinin de kenti oldu. Ama yıllarca yerin altında alın teri döken emeklilerimiz bugün geçinemiyor!
İşçilerimiz dün büyük zorlukları örgütlü mücadeleyle aştı; bugün aynı mücadele, insanca yaşamak ve hak ettikleri emekli aylığını almak için emeklilerimizi bekliyor!
Bir zamanlar Türkiye’nin dört bir yanından işçi göçü alan Zonguldak, neden bugün kendi çocuklarını başka kentlere uğurluyor?
Türkiye’nin yer altı zenginliğini çıkaran Zonguldak, neden kendi insanına insanca yaşam koşulları sağlayamıyor?
Bu sorunun yanıtı, yıllardır uygulanan ekonomi ve üretim politikalarındadır.
Türkiye Taşkömürü Kurumu güçlendirilmeli, güvenli ve bilimsel madencilik esas alınmalı, kamu yatırımları artırılmalıdır.
Zonguldak yalnızca kömürle değil; sanayisi, üniversitesi, limanları, turizmi ve doğal güzellikleriyle birlikte kalkınmalıdır.
Bu kent, işsizlikle ve göçle değil, üretimle ve refahla anılmalıdır!
ÜNİVERSİTE VAR, PEKİ ÖĞRENCİNİN YAŞAM KOŞULLARI?
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, kentin en önemli değerlerinden biridir.
Ancak üniversiteye öğrenci kabul etmek, o öğrencinin eğitim hakkını güvence altına almak için yeterli değildir.
Bugün gençlerimiz artan kiralar, yetersiz burslar ve ağırlaşan yaşam koşulları nedeniyle büyük güçlükler yaşıyor.
Bir üniversite öğrencisi bilimsel araştırmaya mı odaklanacak, yoksa kirasını ve yemek parasını nasıl karşılayacağını mı düşünecek?
Öğrencinin barınması ve beslenmesi bir ayrıcalık değil, sosyal devletin sorumluluğudur.
Gençlerin güvenli yurtlarda barınabildiği, sağlıklı beslenebildiği ve sosyal olanaklara erişebildiği bir üniversite yaşamı sağlanmalıdır.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, kentin kalkınmasına öncülük eden bir bilim merkezi olmalıdır.
MADENCİNİN ÇOCUĞU DA EŞİT VE NİTELİKLİ EĞİTİM ALMALIDIR!
Değerli Arkadaşlarım,
Zonguldak’ın sorunlarıyla Türkiye’nin eğitim sorunları birbirinden ayrı değildir.
Bir madenci yerin yüzlerce metre altında çalışırken çocuğunun geleceğinden kaygı duymamalıdır.
Bir işsiz baba çocuğunun okul masraflarını karşılayamadığı için çaresiz kalmamalıdır.
Bir anne çocuğunu okula aç göndermek zorunda bırakılmamalıdır.
Bir tas sıcak çorbayı, bir kalıp sabunu, bir rulo tuvalet kâğıdını çocuklarımızdan esirgeyen eğitim anlayışını kabul etmiyoruz!
Her çocuğa okulda en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek verilmelidir.
Okullarda yeterli temizlik ve güvenlik personeli bulunmalıdır.
Öğretmen açığı kadrolu atamalarla kapatılmalıdır.
Çocuklarımız şiddetten, bağımlılıktan ve akran zorbalığından korunmalıdır.
Laik, bilimsel, demokratik ve kamusal eğitim herkesin hakkıdır!
Çünkü eğitimde eşitlik sağlanmadan toplumsal adalet sağlanamaz.
ZONGULDAK’IN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ!
Kıymetli Yol Arkadaşlarım,
Bugün burada gerçekleştirdiğimiz CHP Parti Okulu İl Yönetici Eğitiminin temel amacı da budur.
Biz yalnızca seçim dönemlerinde halkın kapısını çalan bir siyaset anlayışını benimsemiyoruz.
Madencinin çalışma koşullarını, emeklinin geçim sıkıntısını, öğrencinin barınma sorununu ve gençlerin gelecek kaygısını birlikte ele alan bir siyaset anlayışını savunuyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin yöneticileri, halkın sorunlarını bilen, çözüm üreten ve örgütlü mücadeleyi büyüten kadrolar olmak zorundadır.
Çünkü biz Cumhuriyeti kuran partiyiz!
Bizim siyasetimizin merkezinde insan vardır, emek vardır, eşitlik vardır, adalet vardır!
SON SÖZÜM ZONGULDAK HALKINADIR!
Sevgili Zonguldaklılar,
Bu kentin toprağında kömür var.
Ama o kömürden çok daha değerli bir zenginlik var:
Madencinin alın teri, işçinin onuru ve Zonguldak halkının mücadele geleneği!
Bu kent, karanlığın içinden aydınlığı çıkaranların kentidir.
Bu kent, gerektiğinde on binler olup Ankara yollarına düşen, hakkını arayan, boyun eğmeyen emekçilerin kentidir!
Dün Zonguldak’ın madencileri insanca çalışmak için mücadele ediyordu.
Bugün o madencilerin önemli bir bölümü emekli oldu.
Ama mücadele bitmedi!
Dün emeğinin hakkını arayanlar, bugün emekliliğinin hakkını arıyor!
Bir ömür çalışmış insanlarımızı yoksulluğa mahkûm eden bu düzeni kabul etmiyoruz!
Buradan bir kez daha söylüyorum:
Kömürün karası madencinin yüzüne bulaşır, yıkanır gider.
Ama işçinin canını hiçe sayan, emekliyi açlığa, genci işsizliğe, çocuğu yoksulluğa mahkûm eden sistemin yüz karası tarih boyunca silinmez!
Biz kömürün karasından değil, emeğin onurundan yanayız!
Ölümden değil, yaşamdan!
Sömürüden değil, adaletten yanayız!
Zonguldak’ın yer altındaki zenginliği, yer üstünde yaşayan halkının refahına dönüşecek!
Madencinin canı korunacak!
Emeklinin hakkı teslim edilecek!
Gençler kendi memleketlerinde gelecek kuracak!
Çocuklarımız eşit ve nitelikli eğitim alacak!
Çünkü biliyoruz ki;
Emekçinin yüzü gülmeden bu ülkenin yüzü gülmez!
İşte bunun için örgütleneceğiz!
Dayanışmayı büyüteceğiz!
Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara taşıyacağız!
Zonguldak’ın karanlık madenlerinden Türkiye’nin aydınlık yarınlarına birlikte yürüyeceğiz!