Kdz. Ereğli’nin il olması yönündeki tartışmalar Zonguldak’ta gündem oluştururken, Zonguldak Nostalji Editörü Yüksel Yıldırım’dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Ereğli’nin il olması ihtimalini Zonguldak’ın tarihsel ve coğrafi bütünlüğü üzerinden ele alan Yıldırım, kaleme aldığı yazıda Bartın ve Karabük’ün Zonguldak’tan ayrılmasını hatırlatarak yeni bir il kurulması ihtimaline tepki gösterdi.
Zonguldak’ın kömürle şekillenen tarihine, sanayi geçmişine ve kentin simge isimlerinden Uzun Mehmet’e vurgu yapan Yıldırım, Ereğli’nin ayrılmasının yalnızca idari bir değişiklik olmayacağını savundu. Yazısında Zonguldak’ın geçmişten bugüne yaşadığı dönüşümü de ele alan Yıldırım, kentin ekonomik ve sosyal açıdan gerilemesine dikkat çekti.
Yüksel Yıldırım’ın Zonguldak Nostalji üzerinden paylaştığı yazının tamamı şöyle:
UZUN MEHMET’İMİZİ DE BİZDEN AYIRACAKLAR!
Böl parçala yönet…
Bu taktik, tarihin en eski politik ve askeri stratejilerinden biridir.
Yıllardır Zonguldak’ımıza yaşatılıyor.
Önce Bartın’ı aldılar elimizden, Kraliçe Amastris’i mizi çaldılar. Turizm merkezi Amasra’ya el koydular.
Sonra Karabük… Türkiye’nin ilk ağır sanayi devi, demir çelik fabrikamıza el koydular.
Şimdi Herakleia antik kenti Ereğli’ye göz diktiler.
Kömürün başlangıç hikayesinin yazıldığı, Uzun Mehmet’imizin köyünü bile bizden ayıracaklar…
Yüzölçümü ve nüfusa göre daracık alana dört tane il sığdıracaklar.
Bütün bu coğrafya varlığını kömüre borçludur…
Kömürkent’e ihanet etmeyin.
Dolmuş ile gidilen mesafeler arasında yeni iller kurulmaz. Büyükşehirler kurulur.
Emekten ve emek şehrinden korkuyorsunuz, biliyoruz…
Yüz bin kişi Ankara’ya yürüdüğü zaman dona kaldınız…
Ders çıkarsaydınız herkes kazanırdı.
Buna halk hareketi denir.
Devletler halkının üstünlüğü ile güçlü kalırlar.
Zonguldak’ı cezalandırmak yerine devlet baba şefkati uygulasaydınız, fon vurguncuları ve yağmacılar hiç türemezdi…
Zonguldak, iyiliği de, kötülüğü de unutmaz…
Bunu bir kenara not edin…
Yükseliş devrinden, çöküşe…
İlklerin şehri Zonguldak’tan, dış kapının mandalına…
Antik şehirden, antik kuntik işlere…
Sanayi devinden, tamirat atölyesine…
Turizm merkeziyken, turist arayışına…
Kültür sanat merkezinden, çadır tiyatrosuna…
Cazibe merkezinden, cariyelere…
Göç alan şehirden, göç veren şehre…
Emek şehrinden, emekli şehrine…
Üzerinde bu kadar tepinilen bir şehir yoktur!





