TMMOB Mimarlar Odası Zonguldak Temsilciliği; yaptığı basın açıklamasında, “Risklerin ancak bir felaket yaşandıktan sonra gündeme gelmesi kabul edilemez.” ifadelerini kullanırken binalarda inceleme yapılmasını ve bir çökme yaşanmadan önce önlemler alınması gerektiğini söyledi.

Zonguldak Temsilciliği'nim yaptığı basın açıklaması şu şekilde:

"BİR YAPI ÇÖKMEDEN ÖNCE DE RİSK VARDIR!

Yaralı madencilerden haber var! Cemal Aslan servise çıktı, Okan Dinçer entübeden çıktı!
Yaralı madencilerden haber var! Cemal Aslan servise çıktı, Okan Dinçer entübeden çıktı!
İçeriği Görüntüle

KENTSEL RİSKLER KARŞISINDA KAMUSAL SORUMLULUK ERTELENEMEZ
TMMOB Mimarlar Odası Zonguldak Temsilciliği Basın Açıklaması
21 Ekim 2026 tarihinde Zonguldak Merkez Meşrutiyet Mahallesi’nde meydana gelen bina çökmesi sonucu bir vatandaşımızın hayatını kaybetmesi, bir vatandaşımızın yaralanması hepimizi derinden üzmüştür. Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı; yaralı vatandaşımıza acil şifalar diliyoruz.
Yaşanan bu acı olay, yapı güvenliğinin yalnızca binaların inşa edilmesiyle sınırlı olmadığını; mevcut yapıların, zemin koşullarının, çevre yapılaşmasının ve yıkım süreçlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha göstermiştir.
RİSKLER ÖNCEDEN BELİRLENMELİ, ÖNLEMLER GECİKTİRİLMEMELİDİR
Olay öncesinde bölgede yaşandığı bildirilen kısmi çökme, istinat duvarlarındaki çatlaklar ve sonrasında yürütülen çalışmalar bütün yönleriyle incelenmelidir. Çöküşün kesin nedeni, yapılacak teknik incelemeler sonucunda ortaya konulmalı; varsa ihmal ve sorumluluklar açıklığa kavuşturulmalıdır.
Kentimizde eski ve risk taşıyan yapıların mevcut durumları, zemin koşulları, istinat yapıları ve çevrede gerçekleştirilen inşai faaliyetler bilimsel ve teknik yöntemlerle değerlendirilmelidir. Tehlike belirtileri ortaya çıktığında gerekli incelemeler yapılmalı, can güvenliğini koruyacak tedbirler gecikmeden alınmalıdır. Risklerin ancak bir felaket yaşandıktan sonra gündeme gelmesi kabul edilemez.
KENTSEL RİSKLER KARŞISINDA KAMUSAL SORUMLULUK ERTELENEMEZ
Kamu kurumları ve yerel yönetimler, kentteki risklerin belirlenmesi ve giderilmesi süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele almalıdır. Tehlike altındaki yapıların tespiti, gerekli teknik incelemelerin yapılması, tahliye kararlarının uygulanması ve çevre güvenliğinin sağlanması koordineli biçimde yürütülmelidir. Bu süreçler ekonomik anlaşmazlıklar veya idari gecikmeler nedeniyle aksatılmamalı; insan yaşamı her aşamada öncelikli tutulmalıdır.
ZONGULDAK’IN YAPI GEÇMİŞİ VE MEVCUT YAPI STOKU GÖZ ARDI EDİLMEMELİDİR!
Zonguldak, tarihsel süreç içerisinde gelişmiş, farklı dönemlerin yapılaşma izlerini taşıyan ve kent merkezinde eski yapıların önemli bir yer tuttuğu bir kenttir. Bu nedenle yapı güvenliği, yalnızca yeni inşa edilen binaların projelendirilmesi ve denetlenmesiyle sınırlı ele alınamaz. Kentin mevcut yapı stokunun durumu, zaman içerisinde yapıların geçirdiği değişiklikler ve çevrelerinde gerçekleştirilen yeni inşai faaliyetler de birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle bitişik nizam yapılaşmanın bulunduğu, dar sokakların ve eğimli arazilerin öne çıktığı bölgelerde, bir yapıda gerçekleştirilen yıkım, kazı veya benzeri müdahaleler çevresindeki yapıların güvenliğini de etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle söz konusu çalışmaların teknik esaslara uygun biçimde planlanması, komşu yapıların mevcut durumlarının önceden incelenmesi ve gerekli koruyucu tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır.
Kentimizdeki eski yapıların mevcut durumlarının bilimsel ve teknik yöntemlerle tespit edilmesi, risk taşıyan yapıların belirlenmesi ve bu yapıların düzenli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Yeni yapılaşma faaliyetleri yürütülürken çevredeki mevcut yapıların güvenliği göz ardı edilmemeli; yapıların birbirleriyle ve bulundukları zeminle olan ilişkileri bir bütün olarak ele alınmalıdır.
Mimarlık ve şehircilik, yalnızca yeni yapılar üretmekten ibaret değildir. Kentin mevcut dokusunu, yapıların çevreleriyle ilişkisini ve insanların güvenli yaşam hakkını birlikte gözeten bir planlama anlayışı gerektirir. Bu doğrultuda, Zonguldak’ın yapı stokunun kayıt altına alınması, risklerin önceden belirlenmesi ve yeni yapılaşma süreçlerinde mevcut yapıların korunmasına yönelik gerekli teknik ve idari önlemlerin alınması ertelenmemelidir.
Bu çalışmaların bilimsel veriler ve teknik değerlendirmeler doğrultusunda yürütülmesi, karar süreçlerinde ilgili meslek odalarının uzmanlığından yararlanılması ve kamu kurumları, yerel yönetimler ile meslek odaları arasında etkin iş birliği kurulması büyük önem taşımaktadır. Yapı güvenliği ve kent planlamasına ilişkin kararlar kamu yararı gözetilerek alınmalı; olası ihmal ve sorumluluklar gerekli incelemeler sonucunda açıklığa kavuşturulmalıdır.
TMMOB Mimarlar Odası Zonguldak Temsilciliği olarak vurguluyoruz: Güvenli kentler, yalnızca felaketlerden sonra alınan önlemlerle değil; riskleri önceden belirleyen, bilimsel planlamayı esas alan, etkin denetimi sağlayan ve insan yaşamını merkeze koyan bir anlayışla oluşturulabilir.
İnsan yaşamını korumak, kentsel riskleri önceden belirlemek ve güvenli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına almak ertelenemez bir kamusal sorumluluktur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."