CHP Çatalağzı Belediye Başkanı ve CHP Çatalağzı Belediye Başkan adayı Adnan Akgün bir basın bildirisi yayınladı. Akgün yayınladığı bildiride 'Belediyeler siyasi kavgaların arenası değildir' diyerek Belediyelerin şeffaf belediyecilik anlayışını benimsemesine ve örnek teşkil etmesi gerektiğine vurgu yaptı. 

Akgün açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
"Değerli basın mensupları,
2 dönemdir sürdürmekte olduğum Çatalağzı Belediye Başkanlığı görevimi 01 Nisan 2024 tarihi itibarıyla sürdürme kararlılığıyla seçimlere katılıyorum.
Bu kararlılığımın temelinde Çatalağzı’nda yaptığım, yapmaya kararlı olduğum projelerim bulunmaktadır.
Belediyelerin “Siyasi kavgaların arenası” olmadığını anlayıp, bilecek kadar tecrübeler yaşadım.
Biliyorum ki; Belediyeler, kendi sorumluluk alanları içinde yaşayan insanların yaşamını kolaylaştıracak her türlü alt yapı sorunlarını korumak, kollamak ve düzenlemekle mükellefler.
Bu mükellefiyet yol yapmak, asfalt dökmek, su ve kanalizasyon sistemlerini bakımlı-düzenli-işlevsel tutmak, çöp toplamak vs. olarak algılanmamalı.
Bu “zorunlu ve olması gereken” sorumlulukları, görev tanımlarıyla yerine getiren yetkililer zaten var. Değerli ve önemli olan; Belediyeler, sorumluluk alanları içinde yaşayan insanların her türlü sosyal ihtiyaçlarını da karşılayacak rol-model olabilecek projeler üretmek, geliştirdiği “sosyal projelerle” sorumluluk bölgesi dışında yaşayan insanlara da örnek olabilmek zorundadır.

HİZMETLERİ PARTİ AYRIMI YAPMADAN SUNMAK

Sağlamak zorunda olduğunuz hizmetleri, parti ya da partili ayrımı yapmadan sunabilmek temel sorumluluğunuzdur. Sorumluluk alanınız içinde yaşayan insanlara hizmet üretir ve götürürken PARTİ ya da PARTİLİ ayrımı yapmaya başladığınız gün SOSYAL BELEDİYECİLİK anlayışından uzaklaşıp GÜDÜMLÜ BAŞKAN ya da ROBOT BAŞKAN (bknz; robot) kimliğiyle dolaşırsınız.
Demokrasinin temel gerçeği olan “çoğulcu tercih” genellikle %50 + 1 olarak algılansa da,
gerçek demokrasi “Toplumun beklentilerini karşılayan ve genel kabul gören” adaletli tercihleri yönetebilme becerisidir.
Görevime başladığım ilk günden beri yapmaya çalıştığım da budur. Seçmenimin beklediği “tarafsızlık etiği” budur. Seçilmeme karşı oy kullananların da hakkettikleri “tarafsızlık” anlayışım budur. Benim siyasi görüşümden değilse “hizmet alamaz” anlayışı kişisel olarak onaylamadığım, temsil ettiğim partinin de asla onaylamayacağı bir anlayıştır.

DERT KAPISI DEĞİL, ÇÖZÜM KAPISI

Benim hizmet anlayışımın temelinde HALKLA BİRLİKTE üretebilmek, paylaşabilmek, birlikte ortak paydalar geliştirebilmek var. Bu nedenle makam odamın kapısı asla kilitlenmez, kapalı kapılar arkasında özel görüşmeler yapılmaz. Bu nedenle mahalle ve sokaklarda sıklıkla hemşerilerimle iletişimde olmaya özen gösteririm. Hizmet beklentisiyle gelen her hemşerim derdinin dinleneceğini, İmkânlarımızın elverdiği ölçüde mutlaka bir çözüm üretileceğini bilir, inanır.

Kamyonetin altında kaldı! Kamyonetin altında kaldı!

Belediye Başkanının kapısının DERT KAPISI DEĞİL, ÇÖZÜM KAPISI olması gerçeğine inanırım. Ve bu kapının Siyasi Kavgaların Arenasına açılan bir kapı olmasına asla izin vermem. Hizmet anlayışım tüm hemşerilerim içindir. Çatalağzı her şeyin iyisine layıktır.

Çünkü;

BİZ ÇATALAĞZI’YIZ

BİZ IŞIKVEREN’İZ

BİZ CUMHURİYET’İN İLK SANAYİ ŞEHRİ, İLK ENERJİ SANTRALİYİZ

BİZ TREN İSTASYONUNDA UMUTLAR YEŞERTEN, ÜLKEMİZE GÜÇ VEREN BELDEYİZ

ANT OLSUN BİZ ÇALIŞIYORUZ,

TÜM GÜCÜMÜZLE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ."

Editör: Tuğçe Atalar