Şüpheli bir şekilde ölen Dina'nın davasını "Dina İçin Feministler" ve "Feminist Avukatlar" grubu takip etti. Basın mensuplarının , milletvekillerinin ve bazı kişilerin duruşma salonuna alınmasında sorun yaşanırken, Gabon Büyükelçisi Jean Bernard Avouma da salondaki yerini aldı.

Avouma biraz daha öğrencinin salona alınmasını talep ederken, mahkeme heyeti başkanı sadece bir öğrencinin alınabileceğini iletti.

Avukatlar, Dina'nın telefonundan çıkan ses kayıtlarında belirttiği kendisini taciz eden PTT çalışanlarının da dava dosyasına alınmasını talep etti.

Devrek'te özel öğrenciler Bahar Şenliği düzenlendi. Devrek'te özel öğrenciler Bahar Şenliği düzenlendi.

GERÇEĞİ ÖĞRENMEK İSTİYORUM

Ayrıca avukatlar bir görgü tanığının da olması sebebiyle, Dina'nın Dursun Acar'ın arabasına binmeden önce kaldığı, arbede yaşadığı ve çığlık atarak bir hışımla çıktığı evin bodrum katında yaşananlar için de bir araştırma yapılması gerektiğini vurguluyor. Avukatlar bununla birlikte Filyos Çayı için de bir araştırma yapılması gerektiğini aktarırken ve tüm bu yaşananlarla ilgili etkin bir soruşturma yürütülmesini istedi.

Duruşmada söz alan Dina'nın annesi, "Adaletin gerçekleşeceğine inanıyoruz. Şikayetimiz devam ediyor. Gabon'dan Türkiye'ye adalet bulmaya geldik. Bunun gereği gibi karar verilmesini istiyoruz. Çocuğumuz için sürekli gidip geliyoruz sonuçsuz dönüyoruz ülkemize. Artık adalet istiyoruz" dedi.

Dina'nın babası ise "Kızım Karabük'te öldürüldü. Adaletin gerçekleşmesini bekliyoruz. Geliyoruz gidiyoruz gelişme sağlayamıyoruz. Sanık hala tutuklu mahkemeniz kararınca. Dina o binada bodrum katına indi. Orda birtakım şahıslar tarafından zorla kapatıldı. Oradan koşarak çıktı. Hastaneye gitmek istiyor. Bindiği arabadan inip kaçıyor. Sanık onu aramaya dönüyor. Dina'nın ölü bulunduğu yere gidiyor. Sanığın olay yerinde olduğu çok açık. Kızımı okumaya gönderdim, tabutla geri aldım. Gerçeği öğrenmek istiyorum. Adaleti istiyorum" sözlerini sarf etti.

Maktulün avukatları, "Beyanların zapta geçişi eksik ve zor oluyor. Sözlerimiz bölünüyor. Adil yargılanma hakkımız ihlal ediliyor. Duruşmanın SEGBİS kaydına alınıp dökümünün yapılmasını talep ediyoruz" talebinde bulundu ve talepleri mahkemece reddedildi.

Talepleri sonrası sözlerine devam eden Dina'nın avukatı Gülyeter Aktepe, şu ifadeleri kullandı:

"Esasa etkili en önemli delillerden biri Filyos çayı keşfi olacaktır. Mevsim değişikliği riski de gözetilerek keşif gününün bir an önce verilmesini talep ediyoruz. Rasathaneye tekrar müzekkere yazılsın. Dosyada önemli eksiklikler var. Sanığın tali yolda geçirdiği sürenin suçu işlemeye yeterli olduğu keşifte görülecek. Dina'nın ayağı kayarak düşmediği anlaşılacak. Sanığın beyanlarında çelişkiler var. Sanığın hastanede durmayıp seyre devam ediyor. Dina'nın aramalar yaptığının söylüyor ama kayıtlarda çıkmıyor. Kendi yaptığını iddia ettiği aramalar HTS kayıtlarında yok. Sanık kamera kayıtları çıkınca ifadesini değiştirdi. Kuvvetli şüphe devam ediyor. Dinlenmeyen tanıklar vardır, tutukluluk halinin devamını talep ediyoruz. Bizim için Filyos çayı kenarında yapılacak keşif yeterli değil. Dina'nın telefonunun bulunduğu Han apartmanı bodrumunda keşif yapılmalıdır. Filyos çayından önceki sürecin anlaşılması gerekir."

DİNA İÇİN ADALET DİYENLER YURTDIŞINA KAÇTI!

Dina'nın avukatları savunmasına şu şekilde devam etti:

"Dursun ile diğer şüpheliler adasındaki bağ açıklığa kavuşmadı. Tanık Gozal bodrumda yaşananlara tanık oldu, polisi aradığını anlattı. Dina'nın bodruma çekilişini, kaçışını gördü. Örüntüyü doğru kurabilmek için bodrumda yaşananları anlamalıyız. Bodrumda aydınlatma yok, olay yeri incelemesi yetersiz. Keşif talebimizi yineliyoruz. Tanıkların bir kısmı için Gabon devletine istinabe yazılmalı. Samet Çelebi ve Yusuf Yabacı hakkında takipsizlik verildi ancak duruşmada tanık olarak dinlenmeliler. Olay gecesi olay yerinde bulundukları sabit. Böyle bir ihtimalinin değerlendirilmemesi dosyayı üstünkörü ele almaktadır. Mustafa Yazar Dina'yı dursun acarla arabada gören kişi. Onu dahi dinlemeyi reddettiniz. 112 ihbarcıları da dinlenmeli. Bu haliyle dosya maddi gerçeğe ulaşmaktan uzak. Yargılamanın başından beri taleplerimiz reddediliyor. Dina'yı ölüme götüren süreci bilmiyoruz dosya kapsamında. Sistematik ırkçılığı annesine yolladığı mesajlardan biliyoruz. Karabük'teki ırkçılık ülke gündemine oturdu. Afrikalı siyah öğrencilere yönelen ırkçılığı, maruz kalan öğrencilerin kadın olduğunu da gördük. Tacizi gördük, takip ettik. Dina annesine tam olarak bunu söylüyordu."

Sanık Acar, savunmasında şunları söyledi:

"Ölen kızımıza bir şey yapmadım. Ben şeker hastasıyım oraya gergin geldim. Aracımdan neden indi diye düşündüm ben de. Taciz etmedim. Ben dört kere komiseri aradım açmadı. Bu olayın öncesi de sonrası da araştırılsın, diyeceğim yok. "

Acar'ın avukatı ise "Müvekkilimizin Dina ile daha evvel bir ilişkisi, bağlantısı yok. fiziki bir müdahale de mümkün değil. Müvekkilimiz 60 yaşında şeker hastası. Dina daha büyük, uzun boylu. Biz bu duruşma devam ettiği sürece müvekkilimizin tutuklu kalacağını anladık. Biz dosyada karar aşamasına geçilmesini istiyoruz. Keşif yapılsa da dosyaya da bir katkısı olacağını düşünmüyorum. Dosyada tanık olarak dinlenilen 3 kişinin de yurtdışına kaçtığını görüyoruz. Gelmeyecekleri ortada. Onlar 'Dina için adalet' deyip, ülkeyi terk ettiler. Keşif yapılmasından vazgeçilmesini ve müvekkilimizin serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Hiçbir suçu yokken cezaevinde olması vicdansızlıktır" dedi.

KARAR AÇIKLANDI

Mahkeme, maktulün avukatlarının tanık dinletme taleplerini reddederken, davanın 5 Ağustosa saat 14.00'e ertelenmesine ve tutuklu sanık Dursun Acar'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Editör: U. G.