1 Mayıs sömürgenleri!
Kutlamış olmak için kutlamak moda.
Her 1 Mayıs’ta aynı terane.
Emek ve dayanışmanın önemini anlamış gibi yapmakla olmuyor bu işler.
Sosyal medyadan en güzel görsellerle süslü cümlelerle kutlamakla da olmuyor.
Çalışanlarının emeğini sömürmüş.
Hakkını gasp etmiş.
İnsanların açlığı - muhtaçlığı ve evini geçindirmek zorunda kaldığı için iş bulabildiğine sevinenlerin çaresizliğini sömürmenin ne dinde yeri var ne başka yerde.
Bizim insanımız yokluğu anlar.
Ama işçinin – çalışanın üzerinden her türlü hak gaspını yaptığı halde siyasi veya farklı kimliklerle bu kente, bu halka; önder, bir yerlere baş - orta - kıç olmaya çalışanların da 1 Mayıs Bayramı’nı kutluyoruz!

Bülent ağabeyiniz ne demişti!
Seçim döneminde Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’yı ve yaptıklarını referans göstererek seçim kampanyası yürüten ve kazanan CHP’li bazı belediye başkanlarının tembelliklerini gördükçe ve bahanelerini izledikçe memleket adına üzülüyoruz.
Bu durumu pek çok defa yazdım.
Son dönem tanık olduğumuz bazı olayları da gördükten sonra bunların Bülent Kantarcı’yı çok yanlış anladıklarını daha iyi anladık.
Bu analiz elbette Kantarcı’nın kusursuz ve her şeyin en mükemmelini yaptığı anlamına gelmiyor.
Fakat hizmet ve insan yönetiminin kurum disiplininden başladığını, kararlılık ile günübirlik siyasetin nasıl fark ettiğini, yönetim anlamında herkesi memnun edemese de belediyeyi başkalarına yönettirmemenin ne anlama geldiğini en iyi gösteren isimlerden biri.
Yani yönetemediğin belediyeyi gelir başkaları yönetir.
Kimi içerden sabote edere, kimi başkanlık katından bilgi satar, kimi makamı basar.
Yani örnek çok.
Kaldı ki yeni belediye başkanlarının ilk iki yıl insan ve hizmeti merkeze koyarak sergileyecekleri kararlılık sonraki yıllar için de belirleyici oluyor.
Olaya; sadece alınan oy, alınacak oy ve matematiksel seçim sonucu olarak bakarsak geçmiş olsun.
Bu bir başarı değildir.
Kişilerin, siyasetçinin gerçek başarısı kalıcı ve şehir yaşamına kalıcı katkılar sunmakla olur.
O nedenle kendinizi Bülent Kantarcı ile kıyaslarken dikkat edin!
Hizmet için; hizmet ve diplomasi dilini yok sayıp ortak aklı şeyinize takmadığınız sürece kaybetmeye mahkumsunuz!

İstanbul buluşması!
ZONDEF İstanbul Zonguldaklılar Buluşmasının hazırlıklarını sürdürüyor.
Geçmiş yıllarda tüm çabalarının yanında herkesi memnun etmek pek mümkün olmadı.
Bu konuda başkan Ziya Öncan ile bir röportaj yaptık.
Eleştirileri hatırlattık, önerileri paylaştık.
Her buluşma sonrası gardı düşen, pes etme noktasına gelen Ziya Öncan ve arkadaşlarının yeni bir ruh ile çok daha heyecanlı olduğunu gördük.
Bu konuda yıllardan beri Zonguldak Lobisi mücadelesi vermiş bir kardeşiniz olarak susmayı tercih etmiştim.
22. Dönem Milletvekili Harun Akın’ın Ankara’ya gittiğinde ilk dile getirdiği şey Zonguldak Lobisi’ydi.
O yıllardan bu yıllara maalesef çok ilerleme sağlayamadık.
Zonguldak’ın inanılmaz değerleri var.
Mesela bir Zonguldaklılar Vakfı meselesi havada kaldı.
ZONDEF’in ve Ziya Öncan’ın bu çabasını desteklemek lazım.
Kendilerine de önerilerimizi sunduk.
Burada yapılması gereken en önemli şeylerden biri Zonguldak’tan gelecek firmalara lojistik ve konaklama gibi konularda kolaylık sağlamak.
Bir önemli konu da bu işi artık köy derneği şenliği havasının ötesine geçirmek gerekiyor.
Zonguldak’ın her alanda çok önemli değerleri var.
Politik kimliklerine bakılmaksızın o isimleri bu etkinliklere davet edip sahne buluşmaları sağlanamadığı sürece bazı şeyler eksik kalıyor.
Ziya başkan ve ekip arkadaşlarının çabasını kutluyor, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu başta olmak üzere destek olan herkese tüm Zonguldaklılar adına teşekkür ediyoruz.

Çağlayan’a gönderme!
Ak Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın 13 kilometrelik tünel ve viyadüklerden oluşan Zonguldak çevre yolunun projesini açıklamasına çok farklı yorumlar geliyor.
Bunu geçen de yorumladık.
Bu sürecin hikayesinin elbette lavuar projesine, Filyos Projesine dönmemesi gerekiyor ama ilimizde son 7 – 8 yılda yapılan tünel ağlarını da unutmamak lazım.
Yani Çağlayan’ın sözlerine karşılık bunun boş bir seçim vaadi olduğunda ısrar etmek yerine; “Yapın kardeşim. Diğerlerini yaptınız bunu da daha hızlı yapın. Ama yeni bir müteahhit faciası yaşanmasın. Şu Zonguldak – Devrek ve Çaycuma yıllarının tarlaya dönem zeminlerini de sona erdirin. Hizmeti destekliyoruz” demek bu kadar mı zor.
Siyaset elbette şart ama hizmet aklı siyaset aklından daha önce gelmiyorsa şehir kaybetmeye devam eder!