Kesilen Porsuk ağaçları neden tescillenmedi? Kesilen Porsuk ağaçları neden tescillenmedi?
İş insanı Murat Uzun’un kamuoyuna yaptığı ‘ortak akıl ve açık çağrı’nın ardından destek veren Yusuf Yılmaz; “Başlamak bitirmenin yarısıdır. Bismillah deyip başlamalı. Kolları sıva Murat kardeşim” dedi.
Siyasi kimliğinin ötesinden sosyopolitik, sosyolojik ve ekonomi üzerine analizleri ile dikkat çeken isimlerden olan iş insanı Yusuf Yılmaz bu sefer eski Ak Parti Zonguldak Belediye Başkan Vekili, Kızılay Zonguldak Şubesi eski başkanı ve MFA maske fabrikası kurucularından Murat Uzun’un kamuoyuna yaptığı çağrıyı yorumladı.
Zonguldak’ta bazı şeylerin değişmesi gerektiğine dikkat çeken Yılmaz şunları yazdı;
“Sevgili Murat Uzun kardeşim,
Zonguldak'a seslenmiş,
‘ortak akılda buluşalım’ demiş.
İyide etmiş.
ama,
toplumları değiştirmek,
dönüştürmek zordur.
Hem de çok zor!
Öyle ki,
silah zoru ile değiştirdiklerinizi,
bir müddet sonra,
tekrar değiştirmek isterseniz.
Tekrar silah kullanmak
zorunda kalabilirsiniz.
Demokratik yoldan değişim ise,
örgütlü yapı ve uzun vadeli bir iştir.
Yani ilmek ilmek örmeli,
belli bir gurup kendisini vakfetmeli,
öncü, önder olmalı.
Ya da çok iyi bir rol model oluşturmalı.
Kısaca,
insanlar gördüğünü satın alır,
ortaya somut bir şey koymalı.
Ve insanlar yine,
yeni olana temkinli davranır.
Alışkanlıklarından çok zor vaz geçer.
Yeniye alışmadan, eskiden vaz geçmez.
O halde,
topluma seslenirken,
kolları sıvamalı, bir yerden başlamalı.
Bu stk olur, bir dernek olur.
Bir ticari işletme olur.
Bir vakıf olur vs vs.
Önemli olan samimi olmak,
yapılana, yapılacak olana inanmak.
Popilist olmamak.
Bir ara 67’liler platformu oluşmuştu,
inançsız, temelsiz, popilist bir eylemdi.
Mesela ben bundan çok incinmiştim.
Sanki biz çaresiz, muhtacız da,
bunlar bize acımıştı.
Bir şeyler yapacakmış.
O zaman da söyledim, burada inanç yok.
Bu duruma da düşmemeli.
Ayakları yere basan, sağlam bir irade ile
yola çıkmalı.
Başlamak bitirmenin yarısıdır.
Bismillah deyip başlamalı.
Kolları sıva Murat kardeşim...”
 
MURAT UZUN NE DEMİŞTİ?
 “Hepimiz kabul etmeliyiz ki son yıllarda yaşanan kişisel çekişmeler ve siyasi polemikler, bizi bir araya getirmek yerine birbirimizden uzaklaştırıyor. Oysa şehrimiz bundan büyük zarar görüyor. Şehrimizde birlik ve beraberlik sağlamak için hepimize büyük görevler düşüyor.
Hiçbir siyasi amaç ve hedef gütmeden kimse ile kavga düşünmeden samimi ve bilinçli şekilde çok önemli bir sorun olarak değerlendirdiğim için, atıksı arıtma tesisinin borcu üzerinden tartılması umudu ile paylaşım yapmıştım. Konu şehir gündeminde tartışılmaya devam ediyor.
En son Secaattin Gonca başkanımız sosyal medyasında paylaşımı ile sürece yeni bir boyut kattı. Şimdi bende Cuma günü daha ayrıntılı açıklama yapacağım. Keşke onun dediği gibi olsa idi. Bu konu tartışılmalı, analiz edilmeli, şehir olarak yeni yol haritaları oluşturulmalı ve Ankara’ya taşınmalı.
Ben milletvekillerimize, siyasi partilerimizin il başkanlarına, yeni seçilen belediye başkanlarımıza, sivil toplum örgütlerimize ve bürokratlarımıza inanıyor ve güveniyorum. Eğer mesele Zonguldak menfaati olursa herkes taşın altına gövdesini koyar. Yerel basın ve halkımızda buna tam destek verir.
Siyasetçilerimize, bürokratlara, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerine, belki de Türkiye’de şehir gündemine en çok etki gücüne sahip yerel medya temsilcilerimize sesleniyorum:
Bu çağrımı hiçbir kurumdan ve kişiden en ufak bir beklentim, hiçbir siyasi hedefim ve planım olmaksızın, hiçbir siyasi parti, kişi ve kurumu hedef almayı aklımdan dahi geçirmeksizin, bu şehre aşık sade bir vatandaş olarak yapıyorum.
Şehrimizin geleceği için bir araya gelme zamanı geldi. Temiz ve yeni bir sayfa açmalıyız. Birbirimizi yıpratmak yerine, birlikte çalışarak çözümler üretebilir, şehrimizi bambaşka yerlere taşıyabiliriz.
Bugün, şehrimizin geleceğini şekillendirecek adımları atmaya kararlı bir şekilde ilerlemeliyiz. Hepimiz farklı görüşlere sahip olabiliriz, ancak şehrimizin çıkarları her şeyin önünde gelmelidir. Birlikte hareket ederek, şehrimizin potansiyelini gerçekleştirebiliriz.
Gelin, birlikte çalışarak şehrimizi daha yaşanabilir, daha güçlü ve daha refah bir yer haline getirelim. Şehrimizin geleceğini inşa etmek için el ele verelim.
Birlik, şehirlerimizin gücüdür; beraberlik ise geleceğimizin anahtarıdır.”
Editör: Şeyma Kaya