GÜNDEM

Zonguldak’ta Fransızların güzel rahibeleri

Zonguldak Nostalji Grubu’nda Hayati Yılmaz’ın kaleminden çıkan “Zonguldak’ta Fransızların güzel rahibeleri” yazısı büyük ilgi gördü.

Abone Ol

Hayati Yılmaz’ın büyük ilgi gören yazısı şöyle: “Zonguldak’ta işçileri etkilemek için güzel rahibeleri kullanıyorlardı.

Osmanlı Devletini saran Emperyalist stratejilerin başında misyonerlik faaliyetler geliyordu. Bir taraftan devletin ekonomisini bozacak taktikler geliştirirdiler, bir taraftan da kendilerine bağımlı hale getirdiler. Hem kültürel hem de dini bir takım faaliyetlere giriştiler.

Misyonerlik faaliyetler konusunda hem Batıda hem de ülkemizde araştırılmış onlarca makale bulunmakta. Zonguldak bu araştırmalarda bahsedilen şehirler arasındadır.

Fransızlar 1896 yılında Zonguldak Limanı yapma işini , Abdulhamit’in müteahhitti olan Mimar Yanko vasıtası ile elde etti. Ardından maden ocaklarını işletme hakkı aldılar. Bunun yanında yabancı mühendisleri ve işçileri şehre getirdiler. Bunların ailelerinin de gelmesi ile sosyal ihtiyaçları doğmuş oldu. Örneğin yabancı çocukların okul ihtiyacı Zonguldak’ta yoktu. Şehirde Sübyan Mektebinde sadece dini eğitim veriliyordu. 1903 yılında Zonguldak’ta bir kız ve bir erkek Sübyan Mektebi bulunuyordu. Ayrıca Rumlara ait bir Ortodoks mektebi bulunmaktaydı. Fransızlar bunu sebep göstererek, iki okul açtılar.

Bu okullarda daha farklı eğitim verildiği için , bu sefer üst düzey Türk aileleri de çocuklarını Fransız okullarına yolamaya başladılar.

Aslında Osmanlı memurları bu gelişmeleri görerek bazı tedbirler almışlardır fakat; kaçınılmaz olarak o dönem misyonerlik faaliyeti sinsice yürütülüyordu. Örneğin Fransızca eğitim veren bu okullarda Türkçe dersi de okutulması , zorunlu hale getirilmişti. Ayrıca sınıflarda haç işareti konması yasaklanmıştı. Fakat müdür odasında haç konması yasaklanmamıştı.

Bu maden şehrinde sosyal ihtiyaçlardan biri de hastane ve eczanelerdi. Fransızlar şehirde bir hastane de kurdular. Yine hastane içinde koğuşlarda haç işareti yasaktı fakat ; rahibelerin boynuna haç takması yasaklanmamıştı. Şehirde okul olmayınca bazı mesleklerden anlayan da olmuyordu. Bu yüzden eczaneler de Rumların elindeydi.

Yabancıların sosyal ihtiyaçları sağlandıkça şehirde kilise kurmaya kadar gitmişti.

Şimdi buraya kadar herhangi bir art niyet olmaksızın kendi sosyal ihtiyaçlarını yerine getirmeye çalışıyorlar diyebilirsiniz. Hatta o dönem bu imkanlardan Türkler de faydalanıyordu. Fakat durum bu kadar masum değildi.

Katolikler 1845 yılında Fransa’da Assomptionnist tarikatını kurdular. Bu tarikat Osmanlı gibi Müslüman devletlerinde faaliyet göstermesi için , zengin Katolikler tarafından desteklendi. Fransız Devleti de bunu bir devlet politikası haline getirdi. Başlarda hedefler Ortodoks Rumları Katolikleştirmek olsa da; zamanla bu faaliyetler Müslüman nüfusa da yönelmiştir. İlk faaliyetleri Rumların en fazla yaşadığı Trakya’da idi. 1900 yılların başlarında Fransızlar Zonguldak’taki madenleri işletmeye başlayınca ,Zonguldak’a sıçradılar. Burada kurdukları hastane , okul ve kiliselerle misyoner faaliyetlerine başladılar. Daha 1845’de edindikleri taktikleri ; güzel rahibeler ile insanları etkilemekti. Bu rahibeler Zonguldak caddelerinde rahat rahat geziyorlar, erkeklerle aynı ortamlarda bulunuyorlardı. Zonguldak’taki hastanelerine de, Fransa’nın en güzel rahibelerini getirdiler. Ayrıca Assomptionnist tarikatı rahibeleri hastanelerde özellikle beyaz kıyafet giymekteydiler. Hatta Zonguldak’ı ziyaret eden İngiliz yazar ve gazeteci Clare C. Sheridan , Zonguldak’a yaptığı ziyaret sırasında ; hastanede bir rahibenin güzelliğini kaleme almıştı. Bu rahibe öyle güzeldi ki; maden ocaklarında yaralanan işçilerin arasında bembeyaz kıyafeti ile dolaşması ona göre , madencileri etkilemek içindi. (Burada madenci eşlerini küçümsemiş ve madencilerin açık kadınlara ilgisini aktarmıştır.) Yazısında ; ışık geçirmeyen simsiyah çarşafların arkasına saklanmış Türk kadınları ile beyaz örtüleriyle ne kadar özverili oldukları yüzlerinden okunan bu rahibeler arasında tam bir tezat vardı. Hristiyanlık propagandası bundan daha incelikli yapılamazdı.’’ diye yazmıştı. (Oysa caddede siyah çarşaf giyen rahibeler de vardı ) Zaten İngiliz bir gazeteci Zonguldak’a; Assomptionnist tarikatının Avrupa’ya propaganda yapmak maksadı ile davet edilmişti.

Avrupa’ya karşı basın yolu ile zengin tarikat üyelerine , misyonerlik faaliyetlerinin ne kadar doğru gittiğini göstermekti.

Osmanlı devletinde kansere dönüşen bu Emperyalist faaliyetler Cumhuriyetin kurulması ile son buldu.

Atatürk Meclis konuşmasında: “ misyonerler tarafından açılan ve finansmanları karşılanan bu okullar, Milli mücadele sırasında işgalcilere karargah olmuştur. İfadelerini kullanarak, Atatürk misyoner okullarına “ Bunların mektep değil, memleketimizde düşmanın işgali altındaki kaleleri” demiştir.

Türkiye'de modern eğitim sistemi 3 Mart 1924 tarihinde, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile başlamıştır. Bu kanun, eğitimde birlik sağlayarak tüm kurumları Milli Eğitim Bakanlığına bağlamıştır.

Fransızların ,Zonguldak’taki Saint Geneviev Kız ve Zonguldak Saint Barbe Erkek okulları yeniden ruhsatlandırılarak eğitim sistemimize adapte edilmesi sağlanmıştır.

1924 yılının Kasım ayında Rum mektebi lav edilerek Mithatpaşa İlkokulu olarak açılmıştır. 20 Ekim 1924 tarihinde ise; Türkiye’nin ilk Maden Mühendis Mektebi Zonguldak’ta açılmıştır. 1925 tarihinde Namık Kemal ilkokulu açılmış, 1928 Kasım ayında Mithatpaşa İlkokulu öğretmenleri yeni harfleri öğretmeye başlamıştır.. Bazı ilçe ve beldelerde Osmanlı’dan kalan Sübyan Mektepleri Taş Okullara dönüştürülmüştür. (Bunlardan bir tanesi de Çatalağzı Cumayanı Cami yanında bulunan Sübyan Mektebidir. Cumhuriyetin ilk yıllarında Taş okuluna çevrilmiş , 3 yıllık eğitim vermeye başlamıştır. ,1951 yılında Cumayanı İlkokulu olarak 5 yıl eğitime geçmiştir. Bugün Çatalağzı ilköğretim okulu olarak eğitime devam etmektedir.) 1929 yılında ise Gazi Mustafa Kemal ilkokulu ,1932-1933 eğitim-öğretim yılında Zonguldak Gazi İlköğretim Okulu faaliyete geçmiştir. 1938-39 eğitim yılında Zonguldak’ın ilk lisesi Mehmet Çelikel Lisesi eğitime başlamıştır.

Zonguldak’ta 30 Mart 1923 tarihinde Devlet Hastanesi (Memleket Hastanesi) ,1925 Frengili Erkek Koğuşu hizmete girmiştir .1933 yılında Kozlu, Kilimli, Kandilli ve merkez dispanserleri oluşturulmuştur. 1939 yılında madenciler için Amele Birliği Hastanesi açılmıştır.

Kurtuluş Savaşından sonra Dr. Derviş Nihat Arkat, Zonguldak’ta ilk Türk eczanesini açmıştır.

1935 yılında tüm Mason locaları da Atatürk’ün emri ile kapatılmıştır..

Fransızların güzel rahibeleri Zonguldak’tan nereye gitti bilinmez ama; bu şehirdeki kadınları aşağıladıklarında birkaç sene sonra Türkiye'nin ilk kadın matematik profesörün Zonguldak'tan çıkacağını , kendilerinin bile daha seçme seçilme hakkı yokken , ilk kadın milletvekillerinin arasında bir Zonguldaklı kadın olacağını nereden bileceklerdi.

Bugün Assomptionnist tarikatının 940 üyesi bulunmakta, bunun çoğu rahip ve rahibelerden oluşmaktadır.

Assomptionnist tarikatının Zonguldak’taki en önemli temsilcisi Charles MOREEL , zaman zaman Zonguldak’tan tarikatın üyesi Gervais QUENARD’a yazdığı mektuplarda bu misyoner faaliyetlerden bahsetmiştir. Charles MOREEL 1920 tarihinde Zonguldak’tan gitmiştir fakat ;2 Mayıs 1950 tarihinde ölene kadar bu tarikata hizmet etmiştir.”

Hayati Yılmaz ile

Zonguldak Tarih

{ “vars”: { “account”: “G-PS7CWR0GE0” }, “triggers”: { “defaultPageview”: { “on”: “visible”, “request”: “pageview”, “vars”: { “title”: “Name of the Article” } }, “clickOnHeader”: { “on”: “click”, “selector”: “#header”, “request”: “event”, “vars”: { “eventCategory”: “examples”, “eventAction”: “clicked-header” } } } }