GÜNDEM

Zonguldak halkı bilinçlendirildi: Kanseri anlamak ve önlemek!

Toplumsal duyarlılığı artırmaya yönelik etkinliklerine devam eden Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), “Bilim Kafe” buluşmaları çerçevesinde bir kez daha önemli bir programa imza attı. BEUN Bilim İletişimi Ofisinin hazırladığı “5 Soru 5 Cevap Tıbbi Onkoloji Perspektifi: Kanseri Anlamak ve Önlemek” başlığıyla Zonguldak Valiliğinde düzenlendi.

Abone Ol

Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) karar ve teşvikleri doğrultusunda, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in girişimleriyle kurulan BEUN Bilim İletişimi Ofisi, “5 Soru-5 Cevap Bilim Söyleşileri” kapsamında “Tıbbi Onkoloji Perspektifi: Kanseri Anlamak ve Önlemek” adlı program Zonguldak Valililiğinde gerçekleştirildi.

Programın moderatörlüğünü BEUN Kurumsal İletişim Koordinatör Yardımcısı ve BEUN Bilim İletişimi Ofisi Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Melek Toparlak Şahin yaparken programın konuğu ise BEUN Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Uzm. Dr. İrfan Karahan oldu. Programa çok sayıda vatandaş yer aldı.

Programda, kanserin oluşum süreci ve evreleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşan Uzm. Dr. İrfan Karahan, hastalığın yalnızca fiziksel değil aynı zamanda psikolojik etkilerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kanser tanısı alan bireylerde kaygı, stres ve belirsizlik duygularının sık görüldüğünü belirten Karahan, bu süreçte hem hastaların hem de hasta yakınlarının psikososyal destek almasının önemine dikkat çekti.

Kanser tedavisinde kullanılan temel yöntemlere de değinen Karahan, cerrahi, radyoterapi ve kemoterapinin en yaygın üç tedavi yaklaşımı olduğunu ifade ederek, hastaya özgü planlamaların multidisipliner bir anlayışla yapıldığını belirtti. Her tedavi yönteminin kendine özgü etkileri ve yan etkileri bulunduğunu dile getiren Karahan, onkolojide “kâr-zarar dengesi”nin gözetilerek en faydalı tedavi seçeneğinin tercih edildiğini söyledi.

Erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurgulayan Karahan, özellikle meme, kalın bağırsak ve prostat kanserlerinde erken taramaların yaşam kurtarıcı olduğunu ifade etti. Kadınlarda rahim ağzı kanseri taramalarının da ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Karahan, genç kadınlarda tiroid kanserinin, genç erkeklerde ise testis kanserinin daha sık görülebildiğine dikkat çekti.

Kanserin görülme sıklığının yalnızca genetik faktörlere bağlı olmadığını, çevresel etkiler ve yaşam tarzının da önemli rol oynadığını belirten Karahan, özellikle sigaranın akciğer kanserindeki en büyük risk faktörü olduğunu ifade etti. Akciğer kanserlerinin büyük çoğunluğunun sigara ile ilişkili olduğunu vurgulayan Karahan, buna karşın sigara dışı faktörlere bağlı gelişen vakalarda da yeni nesil akıllı ilaçların umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.

Beslenme konusunda toplumda yaygın olan yanlış inanışlara da değinen Karahan, doğal meyve tüketiminin kanserin yayılmasını durdurmadığını ve yalnızca şekeri kesmenin kanseri önlemediğini belirtti. Bu süreçte kulaktan dolma bilgiler yerine mutlaka uzman görüşüne başvurulması gerektiğini ifade eden Karahan, beslenme düzeninin profesyonel destekle planlanmasının önemine dikkat çekti.

Sosyal medyada yer alan bilimsel temeli olmayan tedavi yöntemlerine karşı uyarılarda bulunan Karahan, bir tedavi yaklaşımının kabul edilebilir olması için geniş hasta gruplarında denenmiş, başarı oranı yüksek ve bilimsel olarak kanıtlanmış olması gerektiğini belirtti. Sağlık Bakanlığı onayı bulunan tedavilerin güvenilir olduğunu ifade eden Karahan, bitkisel tedaviler konusunda ise yeterli bilimsel veri bulunmadığını dile getirdi. Ayrıca gereksiz vitamin ve takviye kullanımının da sakıncalı olabileceğini, bazı durumlarda kanser hücrelerinin bu takviyelerden faydalanabileceğini belirtti.

Türkiye’de uygulanan sağlık politikalarına da değinen Karahan, kanser tedavisinde kullanılan ilaçların maliyetli olmasına rağmen devlet tarafından sağlanan desteklerin oldukça güçlü olduğunu ve birçok ilacın geri ödeme kapsamında bulunduğunu ifade etti. Bu durumun hastalar için önemli bir avantaj sağladığını vurguladı.

Programda ayrıca bağışıklık sisteminin kanserle mücadelesine değinilerek, vücudun sürekli olarak anormal hücreler ürettiği ancak bağışıklık sisteminin bu hücreleri çoğu zaman yok ettiği ifade edildi. Bu noktada geliştirilen immünoterapi yöntemlerinin, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle mücadelede önemli bir rol oynadığı belirtildi.

İleri evre kanser hastalarında bakım süreçlerine de değinilen programda, palyatif bakım üniteleri ve rehabilitasyon merkezlerinin önemine dikkat çekildi. Son yıllarda bu alanlarda önemli gelişmeler kaydedildiğini belirten Karahan, amaçlarının hastaların yaşam kalitesini artırmak olduğunu ifade etti.

Yoğun katılımın olduğu program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

{ “vars”: { “account”: “G-PS7CWR0GE0” }, “triggers”: { “defaultPageview”: { “on”: “visible”, “request”: “pageview”, “vars”: { “title”: “Name of the Article” } }, “clickOnHeader”: { “on”: “click”, “selector”: “#header”, “request”: “event”, “vars”: { “eventCategory”: “examples”, “eventAction”: “clicked-header” } } } }