Zonguldak Tarih Editörü Hayati Yılmaz Zonguldak hakkında az bilinen gerçekleri derledi.

Zonguldak’ın mitolojik hikayelerini de anlatan Yılmaz paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
Farş’a göre bir zamanlar inekler Karadeniz’den su içerdi. Aslında bu çok ilginç bir bilgi olmasına rağmen beni şaşırtmıyor. Karadeniz ilk insan yerleşimi sırasında bir göldü ve tatlı su barındırırdı. Bu sebep ile ineklerin tatlı su içmesi normal bir durum. İneklerin Karadeniz’den su içtiğini söyleyen Farş, Karadeniz’in sonradan deniz olduğunu bilmiyordu. Bu bilgi bilim adamlarının çok sonra araştırmaları ile ortaya çıktı.

.................

En ilginç bilgilerden biri de Zonguldak'ta bir zamanlar zeytin yetiştiriciliği yapılması. Bunu Antik dönemlerdeki sikkelerin figürlerinde de görmek mümkün.

Zeytin, genellikle 15-20°C arasında sıcaklık ihtiyacı duyuyor . Zeytin ağacı 25-30°C lerde çok iyi gelişir ve bol meyve verir. Zonguldak bu rakamların biraz altında olmasına rağmen denizlerden ve Filyos Çayı yüzeylerinden gelen rutubetli hava, zeytin için uygunluk kazandırıyor.

Zeytin, sıcak iklimlerde yetişen bir bitki olmasına rağmen bir zamanlar Filyos Vadisi topraklarında varlığı , bu bölgede de zeytin yetiştirilebileceğinin göstergesi. Ayrıca Zonguldak'a en yakın Zeytin bölgesi Gemlik’in de sıcaklık oranı Zonguldak ile aynı.

.....................

Bir başka ilginç bitki ise Pirinçtir. Filyos vadisi topraklarında pirinç yetiştiriciliği son 100 yıla kadar yapılmış hatta kıtlık zamanında Zonguldaklıların tahıl ambarlarında pirinç stoklamaları yaptıkları bilinir. Bu bölgeye gelen seyyahların anlatımına göre; belki de sofralarında bulunan tek yemek pirinç çorbasıdır. Sirkeli pirinç çorbası , Zonguldak mutfağının en bilinen yemeklerindendir. Bugün Kurban ve Ramazan bayramlarında , bayram yemeği olarak yapılıyor.

.............

Ceviz Ağacı altında yatmak doğru bir davranış mıdır?

Ceviz ağacı sülfür gazı salgılar. Sülfür gazı havadaki diğer gazlardan daha ağır olduğu için dibe çöker ve cevizin altında oturanı sersemletir. Cevizin ilginç kokusu bu nedenledir.

Toprağa da karışan sülfür gazı etraftaki bitkileri genellikle etkileyerek sararmalarına, boyunlarını bükmelerine ve sonuç olarak ölmelerine neden olur. Bu nedenle tarlalara ceviz ağacı dikilmez.

......................

Zonguldak Türk diline ve bölge ağzına göre bir isim değil. En azından bölge ağzına göre olmayan isimler genelde yabancı isminden devşirilmiştir. O yüzden Zonguldak isminin nereden geldiği hakkında bir çok iddialar var. Zonguldak adının Ermeniceden geldiğine dair de bir iddia var. Tarihçi, yazar ve araştırmacı Bilge Umar’a göre, Ermenice de Zankhul (gizli, saklı) ve dag (altta) ögelerinden türeyen “Zonkhul dağ” , Türk ağzında Zonguldak’a dönüşmüştür. O’na göre böyle bir ad, yerleşim alanının altında gizli olan taşkömürü tabakalarına işaret etmektedir. Bunun doğru olması demek, Zonguldak’ta kömürün bugün tarihi belgelerde yazılanlara göre daha önceden yerel halk tarafından biliniyor olması demektir.

Fakat başka kaynaklarda da Zonguldak ismi “Zone- Coul- Dağ (Kömür dağı bölgesi ) üçlemesinden gelmektedir

.............

Zonguldak’ın % 65’i Zonguldak’lı,

% 6,30 Bartın ve Karabük, % 5,54’ü Trabzon, % 1,9 Bolu-Düzce, %1,96 Kastamonu, % 1’i Kars-Ardahan, % 0,92 Ordu, % 0,65 Rize, % 0,48 Gümüşhane, % 0, 44 Sivas .

Buna rağmen en çok çıkan milletvekili Trabzon kökenli politikacılar. Buradan da anlaşıldığı üzeri , Trabzon kökenli politikacıları Zonguldaklılar seçiyor.

Her zaman çok kozmopolit bir ilçe olduğu iddia edilen Kdz.Ereğli’de ise sonuçlar beni oldukça şaşırttı.

Kdz. Ereğli’nin % 74’ü Zonguldaklı iken, % 3,9 Trabzon, % 2,59 Bartın-Karabük, % 2,75 Bolu-Düzce, % 1,60 Kars-Ardahan, % 0,89 Kastamonu, % 0,72 Ordu, % 0,72 Gümüşhane, % 0,50 Sivas, % 0,43 Rize

...........

Eğitim Sen'den Bakan Tekin'e tepki! Eğitim Sen'den Bakan Tekin'e tepki!

Herodot'a göre Zonguldak’ın eski antik sakinleri Bithyni ve Thyni'lerin geldiği yer, bugünkü Batı Bulgaristan'daki Struma nehri civarıydı; bu elbette Hint-Avrupa akımıdır ancak ilginç bir şekilde Herodot'un bahsettiği eski dillerde "n" harfi yalnızca Slav dillerinde görüldüğüdür.

..................

Karakonoz Caravarı

Karakoncolos’un Kafkaslardan Balkanlara kadar Karadeniz kıyılarında Zemheri (Ocak) aylarında ortaya çıktığına ve en tehlikeli oldukları 24 Aralık- 20 Ocak arasında geceleri sokakların onlara terk edildiğine inanılır.

"Karadeniz Ana Baba takvimi"ne göre Ocak Ayı Zemheri’dir.

Karadeniz’de çoğu zaman 14 Ocak’a denk gelen ve denizden karaya doğru esen fırtınaya Karakoncolos Fırtınası denilmektedir.

Türk Mitolojisine ve Kuzey Türk halkı (Hristiyan) inanış ve betimlemelerine göre Karakoncoloslar, maymuna benzeyen, kısa boylu, çirkin, dağınık saçlı, yüzleri ve bacakları kapkara, avuç içleri delik, giysileri ayı postu gibi tüylü, bellerinde iri çanlar olan, eli değnekli erkek yüzlü, kambur belli, buruşuk yüzlü, yaşlı kadın olarak tasvir edilir.

İnanışa göre Karakoncoloslar, korkunç oldukları kadar tuhaf ve eğlenceli yaratıklardır. Zemheri ayı boyunca geceleri sokaklarda dolaşırlar ve rastladıklarına “nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun” gibi sorular sorarlar. “Karabağ'dan geliyorum, Karadağ’a gidiyorum” şeklinde içinde “kara” kelimesi geçen cevaplar verenlere dokunmazlar.

Eğer size de rastlarsa “Karadon'dan , Karaelmas’a gidiyorum” deyin. “ Ne yiyorsunuz ” diye sorarsa Karamancar deyin. Bi şey yapmaz .