CHP Zonguldak İl Başkanı Olcay Can, Halk TV’nin yayın hayatına kayyum atanması yoluyla müdahale edilmesine tepki göstererek basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına dikkat çekti. Can, “Bugün Halk TV susarsa, mesele sadece bir televizyonun susması değildir” ifadelerini kullandı.

CHP Zonguldak İl Başkanı Olcay Can, Halk TV’ye yönelik müdahaleye ilişkin yaptığı açıklamada, medya kuruluşlarının özgürce yayın yapabilmesinin demokratik toplum açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Hukuki soruşturmaların hukuk çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirten Can, bir medya kuruluşunun yayın hayatına kayyum aracılığıyla müdahale edilmesinin basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi bir mesele olduğunu ifade etti.

Açıklamasında, yaşananların yalnızca bir televizyon kanalıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Can, basın özgürlüğünün korunmasının demokratik yaşam açısından önemine dikkat çekti.

KEAL Future başlıyor: Gençlerin geleceğine ilham verecek buluşma
KEAL Future başlıyor: Gençlerin geleceğine ilham verecek buluşma
İçeriği Görüntüle

CHP Zonguldak İl Başkanı Olcay Can'ın açıklaması şöyle:

“Bugün bir televizyon kanalının kapısına polis geldi, yayın susturuldu, kayyum görevlendirildi.

Hukuki soruşturmalar elbette yürütülür. İddialar varsa hukuk içinde araştırılır, deliller mahkemede değerlendirilir. Ancak bir medya kuruluşunun yayın hayatına kayyum eliyle müdahale edilmesi, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından son derece ciddi bir meseledir.

Çünkü mesele yalnızca Halk TV değildir.

Bugün bir kanalın mikrofonu susturulursa, yarın başka bir kanalın ekranına, öbür gün başka bir gazetecinin kalemine sıra gelebilir.

Basın, iktidarın hoşuna gidenleri söylemek için değil; iktidarın duymak istemediklerini de söyleyebilmek için vardır.

Demokraside çözüm, eleştiriyi susturmak değil; eleştirinin karşısına özgürce çıkıp cevap vermektir.

Gazetecilerin, basın emekçilerinin ve yurttaşların haber alma hakkının yanındayız.

Bugün Halk TV susarsa, mesele sadece bir televizyonun susması değildir.

Asıl mesele, toplumun hangi sesleri duyabileceğine kimin karar verdiğidir.

Unutulmasın:

Özgür basın susturulursa, geriye sadece duyulmasına izin verilenler kalır.”