Uzun yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) çatısı altında siyaset yapan iş insanı Olcay Can, son günlerde parti içinde yaşanan gelişmeler ve isminin çeşitli görevlendirmeler için anılması üzerine yazılı bir açıklama yaptı.

Gökçebey Yaz Şenliği'nde türkü dolu gece
Gökçebey Yaz Şenliği'nde türkü dolu gece
İçeriği Görüntüle

Genel Merkez'in son Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararlarının ardından görevden alınan isimlerin yerine atanacak kişiler arasında adının geçtiğini belirten Can, kendisine şu ana kadar resmi olarak herhangi bir görev tebliğ edilmediğini ifade etti.

Olcay Can yaptığı açıklama şu şekilde;

"Son günlerde Cumhuriyet Halk Partimiz de yaşanan gelişmeler ve çeşitli basın kuruluşlarında hakkımda çıkan haberlerle ilgili görüşlerimi açıklamak isterim..Genel merkezimizin son MYK kararlarının ardından görevden alınan arkadaşlarımızın yerine atanması düşünülen kişiler arasında ismim geçmektedir.Şu an bana tevdi edilmiş böyle bir görev yoktur. Ancak; henüz kişisel bir mesele gibi görünen bu tartışmanın aslında çok daha büyük bir sorunun parçası olduğunu düşünüyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi, tarihinin en kritik dönemlerinden birinden geçmektedir. Böylesi dönemlerde asıl sorumluluğumuz; iç tartışmaları büyütmek değil, örgütümüzü ayakta tutmak ve halkın bizden beklediği iktidar umudunu güçlendirmektir. Çünkü vatandaş, CHP'de bitmeyen iç kavgaları değil, Türkiye'nin sorunlarına çözüm üreten güçlü bir alternatif görmek istemektedir.

Partimizde görevler kişilere ait makamlar değil, örgüte karşı yerine getirilmesi gereken sorumluluklardır. Böyle bir görevi kabul etmek de reddetmek de elbette herkesin kendi vicdani tercihidir. Ancak sadece bir görevi kabul ettiği için insanların yaftalanması, hedef gösterilmesi ya da linç edilmesi; Cumhuriyet Halk Partisi'nin dayanışma kültürüne de demokratik siyaset anlayışına da yakışmaz.

Bugün eski genel başkanına, mevcut genel başkanına ya da herhangi bir yol arkadaşına hakaret ederek siyaset yapılmasını doğru bulmadığım gibi; yarın aynı dilin başka isimlere yönelmesine de karşıyım. Çünkü kişiler değişir, görevler değişir; ancak Cumhuriyet Halk Partisi kalır. Siyasi hafızasını tüketen, kendi kadrolarını değersizleştiren hiçbir hareket geleceğini güçlü şekilde inşa edemez.

Benim anlayışım nettir. Hiç kimsenin adamı değilim; Cumhuriyet Halk Partisi'nin neferiyim. Bana düşen sorumluluk nerede görülüyorsa, bunu kişisel hesaplarla değil, partime ve ülkeme olan görev bilinciyle değerlendiririm.

Bugün en çok ihtiyacımız olan şey; öfkeyi büyütmek değil, ortak aklı güçlendirmek, kutuplaşmayı derinleştirmek değil, ortaklaşmayı çoğaltmaktır. Farklı düşünebiliriz, eleştirebiliriz; ancak birbirimizi düşmanlaştırmadan aynı çatı altında mücadele etmeyi başarabilmeliyiz.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin gücü; birbirini tasfiye eden değil, farklılıklarına rağmen omuz omuza yürüyebilen kadrolarından gelir. Ben de hangi görevde olursam olayım, bu anlayıştan asla ayrılmayacağım."