Depreme dayanıksız olduğu gerekçesi ile yıkılan ve aylar geçmesine rağmen inşaatı halen başlamayan Merkez Çarşısı tartışmaları devam ediyor.
Son olarak imar komisyonunda 12 kat olması reddedilen Merkez Çarşısı konusunu Adnan Küçükvar kaleme aldı.
Küçükvar “BELEDİYE MERKEZ ÇARŞISI YIKILIRSA ALTINDA KİM KALIR?” DEMİŞİZ 2020’DE! Başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi.
‘Belediye merkez çarşısı yıkılırsa altında kim kalır?’ diye sormuşuz(12 Şubat 2020)
‘Her an yıkılabilir’ raporlarına rağmen (alış/veriş yapıldığı için) içindeki 150’ye yakın esnaf ve müşterileri düşünülmüş bu yazı ile.
Hatta, yerel basın zaman zaman, görmezden gelinen köstebek usulü kömür çıkartılan kaçak ocaklara bile benzetmiş, her an yıkılabilir raporlu belediye Merkez Çarşısı’nı…
Öyle ya, ‘ya yakılırsa!’
İlgili yetkilisinin, olay mahalline gelip, ‘timsah gözyaşları’ dökmekten başka yapacağı ne olacaktı ki!
Velhasıl-ı, İktidar tandanslı belediye ile içindekiler ikna!(!) edildi ve Madenci Anıtı yanındaki 1956 yapımı bina yıkıldı.
20-25 yıl önce 5 kat yapılmış imarı 5 yıl önce 7 kata çıkarılmıştı.
Yıkımı ile birlikte, ‘selden kütük kapmak’ maksatlı kat arayışları başladı. Hemen yandaki İsmail Eşref döneminde yapılan 12 katlı ucube bina ‘kötü emsal’ olarak gösterildi. Bina içindeki kat malikleri fırsat bu fırsat deyip, ticarethanelerini genişletme, müteahhit kazancını arttırmak derdine düştü.
Her gün araç-insan-bina yoğunluğu nedeniyle sıkışan, sorunlar harmanı nedeniyle yaşam kalitesi dibe oturan şehir merkezinde; rey kazancı düşünen politipler ile mal kazancı bekleyen işyeri ve yüklenici firma adayları, ‘sipariş’ kulislerle piyasayı bozdular.
Bu araad, esnaf ve müteahhite ‘gaz verip’ sonra patinaj yapan politik ekabir ise ‘toz/duman’ oldu, bahaneler ardına gizlenip, kabahate yandaş aramaya başladı.
Aslında, şehir imarını imarla ilgili kaçak yapılaşmayı yakinen bilenler, ‘abartmaya gerek yok’ canım deyip geçtiler… Çünkü, 629 Adımlık Şehir Zonguldak’ta sadece imar rezaleti mi hakim! Dünyanın en modern arıtma sistemi olmasına rağmen, mahalle kanalizasyonları dere ve denize akmaya devam ediyor. Bırakın kanalizasyonu, Ulutan Barajı’ndan gelen içme suyu isale hattı, Fevkani Köprüsü İstasyon ayağında üç aynı delikten ‘şarıl şarıl’ dereye akıyor. İncivez de binaların alt bodrumları yeraltı suları ile dolup taşıyor.
Geçen hafta, konu belediye imar komisyonunda görüşüldü. AK Partili 3, CHP’li 2 meclis üyesi olan komisyon MİA planına aykırı olduğu için projeyi dairesine geri gönderdi.
Yasalara saygı duyulup inşaat düşünülse, sorun olmayacaktı. Seçim düşünülerek çarşı esnafı ve müteahhit gaza getirilince, şehrin ‘nurtopu’ gibi bir sorunu daha peyda edilmiş oldu.
Yasaların olası geri dönüşünden (Makzon ve Aziz Çavuş Bahçesi’ndeki fazla katlı MEM binası gelişmelerinden çekinmiş olsa gerek ki;parmak fazlası ile komisyonlara yandaş parti temsilcilerini bile almayan iktidar cenahı, olayı ‘hukuka taşımasın’ diye muhalefetin desteğini arıyor.
‘yiğitlerin değil, sorunların harman olduğu şehir’ Zonguldak’a bakar mısınız?
Hal bu ki, Belediye Merkez Çarşısı yıkılırken, ‘Biz şehirde trafik rezaletini, otopark rezaletini önleyemiyoruz. 12 katlı ucube bina rezaletini yaşıyoruz. Bir ucube bina ve bina-insan-araç yoğunluğu yaratıp, şehrin yaşam kalitesini hepten ‘dip’ edemeyiz. Biz seçim öncesi insanlara modern bir şehir vaat ettik. Yasalara uyacağımızı, haksızlık yapmayacağımızı vat ettik’ denseydi, bu gün bu tartışmalar olmayacaktı.
Rivayet o ki, bir yıla yakın bina esnafının mağduriyeti var. Lüzumsuz tartışmalar dolayısıyla, şehrin göbeğinde ‘beceriksizlik’ nedeniyle ‘eşek ölüsü’ gibi yatan ikinci bir alan peyda edildi. (Diğeri, dibinden su çıktı’ diye projesi terk edilen Lavuar Alanı)
Dün toplanan Belediye Meclisi, konu ile ilgili gelen gündem maddesini ‘belediye merkez çarşısı inşaatı) ikinci toplantıda görüşülmek üzere erteledi.
‘Akıbetlerini’ izlemeye gelen Eski Merkez Çarşısı kat malikleri yada esnaflar, yine boynu bükük döndüler.
Dün, binayı yapacağı söylenen müteahhit ile görüştüm. Karambol de hem ekonomik hem de sosyal olarak olumsuz etkilenmiş. Bu girdabın içinde düşmekten/bulunmaktan hiç hoşnut değil.
‘Her an yıkılabilir’ raporuna rağmen, ticaretin sürdüğü ‘merkez çarşısı’ için 2020’de yaptığımız ‘yıkılırsa altında kim kalır?’ sorusunun ‘esbabı mucibesi’ devam ediyor.
Bu gün adı geçen bina mevcut imarı(7 kat) dışında yapılacak 12 kat gibi bir ucube / rezalet yapı ile meclisten geçerse; altında kalacaklar, buna imza atacaklar olacaktır.
AK Parti Belediye Meclis Üye parmak sayısı, bu konuyu meclisten ‘aslanlar’ gibi geçirme gücüne sahiptir.
Bu parmak sayısı gündeme sokulurken yasalar önden mi gelir, yandan mı; yoksa, Makzon ve Aziz Çavuş Bahçesi’ndeki MEM binasında olduğu gibi arkadan mı belli olmaz.
Doğrusu, hizmetlerde yasaları öne çıkartıp, gelecek nesillere örnek olmak, yaşam kalitesini aşağı çekecek olumsuz tartışmaların önüne geçmektir.
Bekleyelim görelim.





