Kaymakçı, yaşanan vahim olayın Zonguldak’ın kanayan yarası olan “kaçak ocak” gerçeğinin ve kamusal denetimin fiilen etkisizliğinin acı bir örneği olduğunu vurguladı.
Kaymakçı, “Kaçak ocakları tek tek kapatmak yeterli değildir. Bu ocakların ortaya çıkmasına neden olan ekonomik, sosyal ve kurumsal sorunlar çözülmeden, kaçak madencilik kendini yeniden üretecektir” dedi.
Olayın bir “kaza” değil, göz göre göre gelen bir cinayet olduğunu belirten Kaymakçı, iş güvenliği önlemlerinden yoksun, mühendislik denetiminden uzak ve yasa dışı işletilen ocakların şehrin üzerine karabasan gibi çöktüğünü ifade etti.
Maden Mühendisleri Odası Başkanı, ekonomik kriz ve işsizlik nedeniyle halkın çaresizlikten bu “ölüm kuyularına” itildiğini, TTK’nın işçi alımlarının durdurulmasının da bu süreci hızlandırdığını söyledi. Kaymakçı, sadece ocak sahiplerinin değil, kömürün alıcılarının ve denetimden sorumlu kamu görevlilerinin de sorumluluklarının bulunduğunu belirterek, “Kaçak ocaklarda yaşanan ölümler bireysel hatalardan değil; denetimsizlikten, istihdam politikalarından ve kamu otoritesinin zayıflığından kaynaklanan yapısal bir sorundur” dedi.
Kaymakçı, taleplerini şu şekilde sıraladı:
- Kaçak ocaklar mühürlenmekle sınırlı kalmamalı, yeniden açılmalarını engelleyecek kalıcı önlemler alınmalı.
- Bölgedeki işsizlik baskısı, TTK’ya yapılacak işçi alımlarıyla giderilmeli.
- Olayın sorumluları, ocak sahipleriyle sınırlı kalmadan kömür alıcıları ve denetimden sorumlu kamu görevlileriyle birlikte en ağır şekilde cezalandırılmalı.
Hayatını kaybeden işçiyi saygıyla andıklarını belirten Kaymakçı, ailesine başsağlığı, yaralı işçiye ise acil şifalar diledi. Açıklamasını, “Madenlerde ölmek madencinin fıtratı değildir, bu düzenin tercihidir” sözleriyle sonlandırdı.