CHP eski Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun, Zonguldak Belediyesi’nin suya yaptığı yüzde 87 oranında zamma tepki gösterdi. Uzun; “Zonguldak'ta su faturaları artık birçok aile için ciddi bir geçim yüküne dönüşmüştür. Emeklisi, işçisi, asgari ücretlisi, dar gelirli aileler zaten elektrik, doğalgaz, kira ve gıda giderleri arasında nefes almaya çalışırken, şimdi bir de suyun hesabını yapmak zorunda kalacaktır. Zonguldak halkına musluğu açarken taksimetre çalışıyormuş gibi hissettirmemelisiniz” dedi.
Uzun’un sosyal medya hesabındaki paylaşımı şu şekilde:
“İnsan düşünmeden edemiyor...
Biz bu suyu içerken, yemek yaparken ya da en temel hakkımız olan temizlik için kullanırken artık metreküp hesabı mı yapacağız? "Acaba bu ay fatura ne kadar gelecek?" diye hesap yapmak zorunda kalmak normal mi?
"Hayat pahalı, enflasyon var, maliyetler arttı." Bu sözleri artık ezbere biliyoruz. Tamam, maliyetler artıyor. Ama su bu... Yaşamın kendisi. Alternatifi olmayan, vazgeçilemeyen en temel insan hakkı.
Su, tasarruf edilmesi gereken bir kaynaktır, evet. Ama tasarruf başka şeydir; suyu vatandaş için neredeyse lüks hâline getirmek bambaşka bir şeydir.
Son açıklanan zamlarla birlikte Zonguldak'ta su faturaları artık birçok aile için ciddi bir geçim yüküne dönüşmüştür. Emeklisi, işçisi, asgari ücretlisi, dar gelirli aileler zaten elektrik, doğalgaz, kira ve gıda giderleri arasında nefes almaya çalışırken, şimdi bir de suyun hesabını yapmak zorunda kalacaktır.
Su bir lütuf değil; yaşamın vazgeçilmezidir. Zonguldak halkına musluğu açarken taksimetre çalışıyormuş gibi hissettirmemelisiniz.
Belediye AK Parti yönetimindeyken, artan maliyetleri (elektrik, kimyasal, arıtma vb.) gerekçe göstererek yapılan her su zammını eleştiren, hatta belediye önünde buna karşı eylem yapan biri olarak bugün bu duruma sessiz kalamıyorum.
Onlar yaparken yanlış olan, biz yapınca doğru olmuyor maalesef. Suyun ticari bir meta değil, temel bir yaşam hakkı olduğunu savunan biri olarak, bu hakkı erişilmesi güç hâle getiren her kararın vicdani olduğu kadar siyasi bir sorumluluğu da olduğuna inanıyorum.
Elbette Sayın Başkan'ın doğru ve faydalı gördüğümüz her çalışmasının yanındayız. Ancak yanlışına da "yanlış" diyebilmenin, "Bir çift mavi gözün ışığında" gerçekten yürüdüğünü söyleyen herkesin boynunun borcu olduğuna inanıyorum.”