Zonguldak’ta bir kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin yaralandığı bina çökmesinin ardından TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Zonguldak Temsilciliği’nden dikkat çeken açıklama geldi. Yapı güvenliğinin tesadüflere bırakılamayacağını vurgulayan oda, kent genelinde yapı envanterinin çıkarılmasını ve riskli bölgelerde ada bazlı kentsel dönüşüm çalışmalarının başlatılmasını istedi.

Zonguldak Merkez Meşrutiyet Mahallesi Sütliyen Sokak’ta 21 Ekim 2026 tarihinde meydana gelen bina çökmesi, yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm konusunu yeniden gündeme taşıdı. Olayda hayatını kaybeden Türkan Akçaharman Özhan için başsağlığı, yaralı kurtarılan Kenan Akçaharman için acil şifa dileklerini ileten TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Zonguldak Temsilciliği, yetkili kurumlara kapsamlı önlem çağrısında bulundu.

“ÖNLEMLER ALINMADAN YENİ ACILAR YAŞANMAMALI”

22 Ekim 2026 tarihli açıklamada, yapı güvenliğinin yalnızca deprem riskiyle sınırlı olmadığına dikkat çekildi. Mevcut yapıların durumu, zemin koşulları, istinat duvarları, kontrolsüz müdahaleler ve yıkım çalışmalarının da can güvenliği açısından büyük önem taşıdığı belirtildi.

Basına yansıyan bilgilere göre, bölgede 17 Ekim’de yaşanan yoğun yağışın ardından metruk bir yapıda kısmi çökme meydana geldiği, istinat duvarlarında çatlaklar oluştuğu ve sonraki günlerde yıkım çalışmalarının gerçekleştirildiği hatırlatıldı.

Açıklamada, son göçüğün öncesinde ortaya çıkan risk belirtilerinin nasıl değerlendirildiğinin, hangi teknik incelemelerin yapıldığının ve ne tür güvenlik önlemlerinin alındığının araştırılması gerektiği ifade edildi.

Vali Hacıbektaşoğlu enkazdan çıkarılan yaralıyı hastanede ziyaret etti
Vali Hacıbektaşoğlu enkazdan çıkarılan yaralıyı hastanede ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

Olayın kesin nedeninin ayrıntılı teknik incelemeler sonucunda belirlenebileceği vurgulanırken, hasarlar, yapılan müdahaleler, yıkım süreci ve alınan tedbirlerin bütün yönleriyle incelenmesi istendi.

“TAHLİYE KARARLARI ÖZEL KİŞİLERİN İNİSİYATİFİNE BIRAKILAMAZ”

Temsilcilik, riskli yapıların tahliyesi ve çevre güvenliğinin sağlanmasının müteahhitlerin veya yapı sahiplerinin inisiyatifine bırakılmaması gerektiğini belirtti.

Can güvenliğini ilgilendiren kararların yetkili kamu kurumlarının koordinasyonunda ve denetiminde alınması gerektiğine işaret edilen açıklamada, tehlike altındaki vatandaşların güvenli alanlara yönlendirilmesi, gerektiğinde geçici barınma ihtiyaçlarının karşılanması ve riskli bölgelere kontrolsüz girişlerin engellenmesi çağrısı yapıldı.

Acil güvenlik önlemlerinin ekonomik anlaşmazlıklar ve maliyet hesapları nedeniyle geciktirilmemesi gerektiği belirtilirken, zorunlu harcamaların ilgili mevzuat ve sorumluluk tespitleri doğrultusunda hukuki sorumlularına rücu ettirilmesi gerektiği kaydedildi.

ZONGULDAK’IN YAPI ENVANTERİ ÇIKARILMALI

Zonguldak’ın eğimli arazisi, yoğun yapılaşması, geçmişten gelen madencilik faaliyetleri, zemin koşulları ve yoğun yağışların etkisiyle yapı güvenliği açısından özel olarak değerlendirilmesi gereken bir kent olduğu vurgulandı.

Özellikle eski yapıların, bitişik nizam binaların ve istinat duvarlarının bulunduğu bölgelerde risklerin yalnızca bina bazında değil, çevresiyle birlikte ele alınması gerektiği ifade edildi.

Temsilcilik, kent genelinde kapsamlı bir yapı envanterinin oluşturulmasını, mevcut yapıların durumlarının bilimsel yöntemlerle incelenmesini ve öncelikli risk alanlarının belirlenmesini istedi.

Ayrıca yurttaşların yaşadıkları binaların güvenliği hakkında bilgi sahibi olabilmeleri için güncel, erişilebilir ve şeffaf bir sistem kurulması gerektiğine dikkat çekildi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM ADA BAZINDA ELE ALINMALI”

Açıklamada, Zonguldak’ın özellikle kent merkezindeki eski yapılaşma alanlarında kentsel dönüşüm ihtiyacının giderek daha önemli hale geldiği belirtildi.

Parsel bazında gerçekleştirilen bağımsız bina yenilemelerinin kentin ulaşım, altyapı ve acil müdahale sorunlarını çözmekte yetersiz kalabileceği ifade edilerek, eski ve yoğun yapılaşmanın bulunduğu bölgelerde ada bazlı, gerektiğinde birden fazla yapı adasını kapsayan bütüncül dönüşüm uygulamalarına öncelik verilmesi istendi.

Son göçüğün yaşandığı bölgenin de bu ihtiyacı ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, Çarşı Postanesi’nin arka kesiminden Kadırga Caddesi’nin üst kotlarına kadar uzanan bölgedeki yapı stokunun, zemin koşullarının ve dar sokakların birlikte değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Dönüşüm çalışmalarında yalnızca binaların yenilenmesinin yeterli olmayacağı; yolların genişletilmesi, itfaiye ve ambulans gibi acil müdahale araçlarının erişiminin sağlanması, güvenli yaya güzergâhlarının oluşturulması ve sağlıklı yaşam alanlarının planlanmasının da hedeflenmesi gerektiği vurgulandı.

YETKİLİ KURUMLARA 7 MADDELİK ÇAĞRI

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Zonguldak Temsilciliği, yaşanan olayın ardından yetkili kurumların şu konularda ivedilikle harekete geçmesini istedi:

  • Göçüğün yaşandığı bölgedeki binaların, istinat duvarlarının ve zemin koşullarının uzman mühendisler tarafından incelenmesi.

  • Önceki kısmi çökme sonrasında hazırlanan tutanakların, teknik değerlendirmelerin ve alınan kararların araştırılması.

  • Yıkım çalışmalarının teknik esaslara uygunluğunun ve çevre yapıların güvenliğine yönelik tedbirlerin incelenmesi.

  • Riskli yapıların tahliye ve çevre güvenliği süreçlerinin kamu kurumlarının koordinasyonunda yürütülmesi.

  • Zonguldak genelinde kapsamlı yapı envanteri oluşturularak risklerin bilimsel yöntemlerle belirlenmesi.

  • Yapı güvenliğine ilişkin bilgilerin erişilebilir ve şeffaf hale getirilmesi.

  • Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve meslek odaları arasında iş birliğinin güçlendirilmesi.

“GÜVENLİ YAPILARDA YAŞAMAK TEMEL BİR HAKTIR”

Temsilcilik, “Talebimiz Geleceğimiz” çalışmaları kapsamında yapı güvenliği, mevcut yapı stokunun değerlendirilmesi ve mühendislik hizmetlerinin karar alma süreçlerindeki önemi konusunda çeşitli kurumlarla görüşmeler yürüttüklerini belirtti.

Yaşanan son olayın, uzun süredir dile getirilen taleplerin ertelenemez olduğunu bir kez daha gösterdiği ifade edildi.

Açıklamanın sonunda, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması, varsa ihmal ve kusurların ortaya çıkarılması ve benzer acıların yaşanmaması için gerekli adımların atılması çağrısı yapıldı.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Zonguldak Temsilciliği, kentte yapı güvenliğinin artırılmasına yönelik bilimsel ve teknik çalışmalara katkı sunmaya hazır olduklarını belirterek şu mesajı verdi:

“İnsan yaşamı her türlü ekonomik ve idari kaygının üzerindedir. Güvenli yapılarda yaşamak bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Yaşanan acılardan ders çıkarmak yetmez; yeni acıların yaşanmaması için bilim ve mühendisliğin gerektirdiği adımlar gecikmeden atılmalıdır.”