Bolu-Devrek-Ereğli Müsellesinde Yaşananlar!
- Atatürk hangi direktifi verdi?
- Celal Bayar'ın uykularını kaçıran neydi?
- Liman yeri olarak neden Ereğli- Gülüç seçildi?
Karadere… Dirgine…
Tarihin tozlu rafları arasında kaybolan, hüzünle biten bir senfoni…
Bir asır önce Bolu-Devrek-Kdz. Ereğli müsellesinde, Anadolu coğrafyasının kuzey batısındaki Karadere ormanlarında yaşanan bir hikâye.
Üç güzide ilimiz Bolu, Zonguldak ve Düzce’yi yamaçlarında buluşturan zümrüt yeşili ormanların adıdır Karadere,
“Karadır Kaşların” ve “Tombulacık Halimem” gibi yörenin sevda yüklü türkü notalarının yankılandığı efsunlu güzel Karadere.
İdare merkezi köyde olan Türkiye’nin tek orman işletmesi, müstesna orman zenginliğinin ev sahibi, bastonuyla ünlü Devrek’in şirin köyü Dirgine.
Maden direği… Üzüm kutusu… Travers…
Karadere ve Dirgine’ye giriş yaptıktan sonra şimdi geliyoruz asıl konumuza, yani Cumhuriyet’in milli ormancılık ve dekovil (dar hatlı demiryolu) projesine.
Hemen belirtelim ki, bu araştırmadaki gayemiz, bir asır önce Bolu-Devrek-Ereğli bölgesinde ormancılıkla alanında yaşananlara dikkat çekerek yörenin tarihine ışık tutmaktır.
Milli Mücadelenin ardından kurulan Cumhuriyet’in öncelikle ela aldığı konulardan birisi de ormancılık meselesiydi.
Savaştan çıkmış, düşman tarafından yakılıp yıkılmış, tahrip edilmiş bir ülkenin yeniden inşa edilmesi, sanayileşmesi, ulaşım ve haberleşme sisteminin kurulmasında orman ürünlerine ihtiyaç vardı.
Buna mukabil, devletin işlettiği bir orman yoktu. Ormanlar özel girişimciler eliyle işletilmekteydi.
Memleketin demirağlarla örülmesi için büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifiyle bir başlatılan demiryolu seferberliği başlatılmıştı.
Ancak demiryolu inşası sırasında üzerine rayların yerleştirileceği ahşap traverse ihtiyaç vardı.
Ereğli kömür havzasında da maden direği sıkıntısı çekiliyordu.
En önemli ihraç ürünlerinden üzüm, incir ve yumurtanın kutulanması için kullanımı uygun olan göknar kerestesine duyulan ihtiyaç ise had safhadaydı.
İzmir’den yapılmakta olan üzüm ve incir ihracatında yörede yetişen ağaç türü olan kızılçamdan yapılan kutuların reçine sızdırması nedeniyle kutuların göknardan yapılmasını zorunlu kılıyordu. Romanya ve İsveç’ten ithal edilen göknar kerestesinin ithalatında aksamalar oluyor, ithal maliyeti artıyordu.(1
Ahşap üzüm kutuları
Celal Bayar’ın uykularını kaçıran neydi?
İhraç ürünlerinin kutulanmasındaki kereste sorunu öyle bir kadar büyüktür ki, zamanın İktisat Bakanı Celal Bayar’ı uykularını kaçırır.
Konuyla ilgili 1937 yılında Mecliste değerlendirmede bulunan Bayar, “Biz nihayet uluslararası piyasanın gelişimine uyarak mallarımızı satmak zorundayız. Mallarımızın ambalaj, nakliye ve benzeri bütün masrafları diğer ülkelerin aynı işler için harcadıkları paradan ve fiyattan fazla olursa ihraç mallarımız, doğal olarak bundan etkilenir.” diyen Bayar, kutuluk kereste fiyatının çok olması ve hatta Yunanlıların bizden daha ucuz kereste tedarik ettikleri ve bu suretle üzümlerimize rakip oldukları hakkında şikâyetler olduğunu belirtir.
Bunun üzerine inceleme yaptırdığını, ilgilileri çağırarak kendileri ile anlaşma yapmak suretiyle fiyatları belirlediklerini kaydeden Bayar, “Fakat mahsulün yarısında gördüm ki, bana verilen sözü tutmanın imkânı yok gibidir. Benim için çok şiddetli ve endişeli bir hayat başladı, memleketin ürünlerini uluslararası piyasanın istediği şekilde çıkarmak için önlemler almıştım. Fakat bu önlemler işe yaramamaktadır. Büyük bir ürünümüzün felaketi karşısında bulunuyordum, hatta geceleri uykum kaçtı.” diyerek durumun ciddiyetini paylaşır.(2)
Karadere projesiyle ormanlara devlet eli
Karadere orman İşletme Müdürlüğü
Cumhuriyetin ilanından sonra ormancılık konusunda birçok yeniliğe ihtiyaç duyuldu.
Mevcut Orman İdaresinin görevi, ormanların korunması ve yerli-yabancı müteahhitlere işletmecilik hakkının satılması işlerinin düzenlenmesinden ibaretti.
Mustafa Kemal Atatürk tarafından ormancılık devrimi için 1924 yılından itibaren uzmanların görüşlerini almaya başladı.
Bu çalışmaların sonucu olarak, Cumhuriyetin ilanından 3 ay sonra 7 Şubat 1924 tarihinde Orman Yüksek Meclisi (Orman Meclisi Alisi) oluşturuldu.
Bolu – Karadere ormanlarının devlet tarafından işletilmesi ile orman ürünlerinin en yakın limana taşınması için dekovil(dar hatlı- projede 75 cm- demiryolu) hattının inşası ve işletilmesi Orman Meclisi Ali’nin aldığı ilk kararları oluşturdu.(3)
Karadere İşletme Müdürlüğü görevine Orman Fen Müşaviri İbrahim Kutsi’nin getirildiği proje özetle;
- Devrek’te bugünkü Yazıcık(Dirgine) köyünde idare binası, kereste fabrikası, dekovil tamir-bakım atölyesi ile eğitim, sağlık, güvenlik, sağlık ve sosyal tesislerinin bulunduğu İşletme merkezi kurulması,
- 1.Dünya Savaşı’ndan sonra Trabzon-Hamsiköy hattında atıl kalan lokomotif, vagon, ray vb. dekovil malzemelerinin getirilerek, 5 adet istasyon binası dâhil olmak üzere Karadere-Ereğli arasında dekovil hattı inşa edilip işletilmesi, malzemelerin yeterli olmaması durumunda eksiklerin Avrupa’dan ithal edilmesi,
- Kereste ihracı için bir liman yapılması,
- Proje için gerekli bütçenin temin edilmesi işlerinin yapılması
konularını kapsıyordu.
Proje gerçekleşirse İzmir’in üzüm-incir kutusu için kereste ihtiyacı ile kömür havzasının maden direği ve demiryollarının travers ihtiyacı karşılanmış olacaktı.
6 milyon m3 ağaç servetine sahip olduğu tahmin edilen ve yılda 111.000 m3 üretim planlandığı Bolu-Karadere ormanları projesiyle ülkemizde ormanlara ilk defa devlet eli değiyordu.
Orman havzası Bolu-Zonguldak-Düzce illerini kapsayan Karadere Orman İşletme Müdürlüğü yerleşkesi günümüzde Zonguldak ili mülki idare hudutları içinde bulunmaktadır. 1924 yılı başı itibariyle yörenin Bolu’ya bağlı olması nedeniyle projede “Bolu – Karadere” olarak anılmıştır.(4)
Planlanan Karadere İşletme Müdürlüğü Yerleşkesi
Atatürk’ün Karadere-Ereğli Hattı kararnameleri
Karadere ormanlarının işletilmesi ve Karadere-Ereğli dekovil hattına dair Orman Meclisi Alisinin aldığı kararların ardından Türkiye Reis-i Cumhuru Gazi M. Kemal’in imzasıyla Kararnameler yayınlandı. TBMM’den kanunlar çıkarıldı.
Kararnameler
- 3.4.1340 tarihli kararname: “Karadere ormanlarının işletilmesi için yapılması gereken dekovil hattının etüt ve projesi için kurulması gereken fenni heyetin ödeneği”(5)
- 12.2.1341 tarihli kararname: “Ereğli-Karadere Demiryolu inşaat ve İşletme Müdüriyeti teşkilatında çalıştırılan personelin kadrolarının onayı”(6)
- 5.4.1341 tarihli Kararname: “Ereğli-Karadere arasında yapılacak demiryolunun proje ve planlarının yapılması işinin takibi hususunda Ziraat Vekaleti'nin görevlendirilmesi”(7)
- 9.9.1341 tarihli “Ereğli-Karadere demiryolu hattının inşa ve işletilmesi hakkındaki 26.1.1925 tarih ve 541 sayılı Kanun'un ilgasıyla mezkur hattın Nafia Vekâlet’ince inşa ve işletilmesi” (8)
Ereğli-Karadere Demiryolu inşa ve işletmesinde görev yapacak personelin kararnamesi
Kanunlar ve liman yeri değişikliği
Karadere ormanı için mahreç iskelesi, uzun ve derin münakaşalarda sonra Zonguldak kabul edilmiştir.(9)
Kerestenin Bolu’da üretilmesi, Trabzon yöresinde 1914 Osmanlı - Rus savaşı döneminden kalan ray ve dekovil malzemelerinin getirtilerek Zonguldak’a kadar 150 km.lik (75 cm genişlik) bir hattın yapılması kararlaştırılmıştır.(10)
Ancak daha sonra mahreç iskelesi Ereğli olarak değiştirilmiş, kanun da Karadere-Ereğli hattı olarak çıkmıştır.
Kararnamelerin yanı sıra Karadere-Ereğli demiryoluna dair iki adet kanun çıktığı görülmektedir.
İlk çıkan kanun, 26/01/1341 tarih ve 548 sayılı “Ereğli-Karadere şimendiferleri inşaat ve işletmesi hakkındaki kanun” olmuştur.
Toplam 6 maddeden oluşan Kanunun 2. Maddesinde, Ereğli – Karadere demiryolu inşaat ve işletmesi için Ziraat vekâletinin faslı mahsusuna 2 000 000 liralık tahsisatı, 3. Maddesinde ise 2. Maddedeki tahsisat için, faiz ve itfa bedeli Karadere ormanları ve hattı hasılatından tesviye edilmek üzere 2 000 000 liralık avans ahzı veya kısa vadeli istikraz akdi yer almaktadır.
Kanunun müzakeresi sırasında söz alarak, Ereğli-Karadere arasında inşa edilecek 130 kilometrelik dekovil hattının uzunluğu ve bütçe büyüklüğüne dikkat çeken Aydın Milletvekili Tahsin Bey, projedeki şimendifer inşasının işin ehli olan Nafia Vekâletine verilmesinin daha doğru olacağını belirtir. Zonguldak-Karadere dekovil hattının Ereğli - Karadere hattı olarak kalbedilmiş olduğuna dikkat çeker.
Ziraat Vekili Hasan Fehmi Bey ise Tahsin Bey’e verdiği cevapta, söz konusu Karadere ormanlarını işletmek için denize vesaiti fenniye ile rapt olunması lâzım geldiğinin vurgular. Ormanın eteklerinin Ereğli’den itibaren başladığına işaret eden Fehmi Bey “Fakat bu hafiftir esaslı katiyat sahası değildir. 80 inci kilometrede ormanın en zengin sahasına girilir. Ormanın(Karadere) servetine, vereceği hâsılata göre (130) kilometrelik bir dekovil bile çok hafif kalır.” der.
“Dekovil inşaatında 12. kilometredeyiz”
Ormandaki serveti umumiyeye nazaran bir dekovil ile ormanı denize raptetmenin en muvafık çare olduğu neticesine varıldığını, o vakit Nafıa Vekâletiyle görüşülerek Nafıa Vekâletinden heyeti fenniye alındığını kaydeden Fehmi Bey, “Onlar vasıtasıyla keşfiyat yapılmış, yirmi beş kilometrelik yerin haritası, istikşafatı, her şeyi bitmiş bundan sonra inşaata başlanmıştır. Bugün on ikinci kilometre üzerindeyiz. On iki kilometrenin tesviyei türabiyesi bitmiştir ve bunu yapan Türk mühendislerinden mürekkep bir heyeti fenniyedir.” ifadelerinde bulunur. (11)
Diğer bir kanun ise 12/12/1341 tarih ve 692 sayılı “Ereğli-Karadere şimendifer hattının inşa ve işletilmesi hakkındaki 26 Kânunusani 1341 tarih ve 548 numaralı Kanunun ilgasıyla işbu hattın geniş hatta tahvili suretiyle Ankara ile Ereğli arasında inşa ve işletilmesine dair kanun” dur.
Söz konusu kanun, adından da anlaşılacağı üzere Ereğli-Karadere dekovil hattı yerine Ankara-Ereğli demiryolu arasında geniş hatlı direk demiryolu inşa edileceği belirtilmektedir.
Kanunun müzakeresi sırasında söz alan Kastamonu Milletvekili Halit Bey’in Ereğli – Karadere hattının yapılması için ne kadar para sarf edilmiştir? Sorusuna Mazbata Muharriri Sakir Bey (Çatalca) tarafından “Takriben 89 bin lira raddesindedir” cevabı verilmiştir.(11)
Trabzon dekovili hakkında bir hatırlatma!
Karadere-Ereğli arasındaki 130 km’lik dekovil yapılması için Trabzon-Hamsiköy dekovil hattından kalan malzemeler getirilmişse de, getirilen malzemelerin çok kısıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Müdafaai Mîllîye Vekîlî Fevzî Paşa TBMM konuşmasında, Trabzon-Maçka arasında Ruslar tarafından yapılan demiryolu hattı malzemelerinden vagon, lokomotif gibi önemli kısımlarının Ruslar çekildikten sonra dört vapurla Rusya’ya nakledildiğini, geriye kalan kısımların ancak çok masraf edilerek kullanılabileceğini belirtmiştir.(12)
Ayrıca Milli Mücadele sırasında Azerıköy dekovil hattı için de Trabzon’daki 70 km’lik dekovil hattı malzemesi düşünülmüştür. Ancak 20 km. lik çerçeve halindeki rayların işe yarar durumda olduğu tespit edilmiş, bunların nakli de savaş koşullarında sakıncalı görüldüğünden vaz geçilmiştir.(13)
Gülüç’e liman yapılacaktı
Karadere-Ereğli dekovil hattının mahreç limanı olarak Gülüç Irmağı seçildi.
Hattın Karadeniz sahilinde Ereğli yakınlarından denize dökülen Gülüç Irmağı’nın seçilmesinin nedeni olarak; Ereğli’deki kömür çalışmalarına engel çıkarılmaması, geniş kereste istif yerlerinin varlığı, tesislerin düşmandan korunmasının olanaklı olması ve gemilerin de kolayca yanaşmasının mümkün olması gibi faktörler gösterilmektedir.
Kerestenin gemi ile taşınması amacıyla Gülüç Irmağı içerisinde gemilerin yanaşabileceği bir kereste limanının oluşturulması planlandı.(14)
Proje kapsamında;
Trabzon yöresinde I. Dünya Savaşı yıllarından kalan dekovil malzemesi Karadere’ye getirildi.
Kdz. Ereğli’deki Gülüç Irmağı’nda 1924 yılında kazma kürekle 2 km uzunluğunda 60 m genişliğinde 4 m derinlik oluşturularak liman için hazır hale getirildi.
Gemilerin yanaşacağı yerde kerestelerin istiflenip yüklenmesi için depo alanı planlandı.(15)
İşletmenin bina ve tesislerinin yapılacağı Dirgine yöresinde gerekli kamulaştırmalar başlatıldı.(16)
Daha önce de belirtildiği üzere Ziraat Vekili Hasan Fehmi Bey 548 sayılı kanunun müzakere edilirken verdiği beyanatta, Karadere-Ereğli dekovil hattında 24 Ocak 1925 tarihi itibariyle 12 kilometrelik hattın toprak tesviyesinin tamamlandığı bilgisini vermiştir. (17)
Gülüç Irmağı yatağı değiştirildi
Karadere-Ereğli dekovil hattının mahreç limanı olan proje kapsamında çalışmalar yapılan Gülüç Irmağı, Erdemir kurulmadan önce Erdemir’in bulunduğu sahanın içinden denize akmaktaydı.
1961 yılında Erdemir’in inşa çalışmaları başlayınca ırmağın yatağı da değiştirildi. Erdemir’i inşa eden yüklenici tarafından fabrikanın batısında denizden Potbaşı’na kadar açılan bir kanal ile yeni yatağına taşındı.(18) Gülüç Irmağının denize dökülen ağzı da Erdemir ile Gülüç beldesi arasında kaldı.
Gülüç Irmağı’nın yatağı değiştirilmesinin doğal sonucu olarak, ırmağın ağzında limanla ilgili yapılan çalışmaların izleri de ortadan kaybolmuştur.
ERDEMİR Sahasından denize dökülen eski Gülüç Irmağı
Bugünkü Gülüç Irmağı
Karadere-Ereğli dekovilinde hüzünlü son!
Bütçe büyüklüğü ve yapılan çalışmalara karşın Karadere ormanlarının işletilmesi ve Karadere-Ereğli dekovil hattı projesi maalesef sonuçlandırılamamış bir projedir.(19)
Karadere İşletme Müdürü İbrahim Kutsi tarafından Trabzon’dan Karadere ’ye getirilen dekovil hattı malzemelerine ilişkin bir ize rastlanılmamıştır.(20)
Elde kalan dekovil malzemesi ile 1945 yılında Devrek Orman İşletmesi tarafından 20 km’lik bir dekovil hattı döşenmiştir.(21) Söz konusu dekovil hattı Devrek-Tefen İstasyonu arasında inşa edilmiştir.(22)
Projenin bitirilememesi nedeniyle üzüm, incir gibi ihraç ürünleri için ihtiyaç duyulan kutu kerestesi Ayancık, Bozüyük ve İkizdere’de kurulu özel şirketler vasıtasıyla karşılanmaya çalışılmıştır.
Bir süre sonra onlar da yetersiz kalınca yurt dışından ithal edilmiş, 1937 yılında ise Devlet Orman İşletmeleri kurulmuştur.(23)
Karadere projesiyle ile Batı Karedeniz ihya olurdu
Proje başarıyla sonuçlandırılsaydı, Bolu-Zonguldak ve Düzce üç vilayetin buluşturan Karadere ormanlarının devlet eliyle işletilmesi ve Karadere-Ereğli dekovil demiryolu yapılsaydı bölgede bugün tasavvur bile edemeyeceğimiz değişimler olurdu.
Öncelikle ormancılık çok daha önceden gelişirdi. Karadere-Devrek-Ereğli dekovil hattından orman envali taşınmakla kalınmaz, İstanbul’daki Kemerburgaz-Karadeniz hattında olduğu gibi bölge insanı da Devrek-Ereğli arasında dekoville seyahat ederdi.
Ereğli adeta Devrek başta olmak üzere Çaycuma, Tefen ve Yenice’nin denize açılan kapısı, iskelesi olurdu. Gülüç limanının yanı sıra kurulacak orman entegre tesisleri ve mobilya sektörüyle birlikte Ereğli, ülkemizin orman ve mobilya başkenti olurdu.
Karadere, Uzunöz ve emsali ormanların birkaç yüz bin hektar genişliğinde bulunduğu ve içine balta girmediği belirtilen 1334/1916 Bolu Salnamesinde de, takriben dört milyon metreküp ağaç hammaddesinden elde edilecek gelirle bölgenin yüksek bir refah ve dereceye varacağı, bayındır bir bölgeye dönüşeceği ifade edilmiştir.(24)
KTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cantürk Gümüş hocam başta olmak üzere; yöremizin tarihine yeni bir soluk getireceğine inandığım araştırmama bilgi, belge ve görsel olarak katkı veren herkese teşekkür ediyorum.
KAYNAKÇA
1-2-3-4/9/16/19-20- Gümüş, C., Devlet Ormancılığına Geçiş Sürecinde Karadere Serüveni, Türkiye Ormancılar Derneği Yayını, Ankara 2017
5- BCA 30-18-1-1;9-21-9
6- BCA 30-18-1-1;12-75-16
7- BCA 30-18-1-1;13-23-4
8- BCA 30-18-1-1;15-57-15
10-Gümüş, C., Cibal-İ Mubahadan Devlet Ormancılığına Türkiye’nin Ormancılık Serüveni KTÜ Orman Fakültesi, Trabzon 2018.
11-T.B.M.M Zabıt Ceridesi 2. Dönem 12. Cilt 39. İçtima - Sayfa 271/ T.B.M.M Zabıt Ceridesi, 2. Dönem 12. Cilt 40. İçtima - Sayfa 294-296, 22.1.1341
12- T.B.M.M Zabıt Ceridesi 117.İçtima 20.12.1336, Sayfa 445-446
13- Gürel, Z,. Kurtuluş Savaşında Demiryolculuk, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu yayınları 2011
14-15- Gümüş, C., Türkiye Ormancılık Tarihi, ISUBÜ Orman Fakültesi sunumu, 24.03.2021
17-T.B.M.M Zabıt Ceridesi, 2. Dönem 12. Cilt 40. İçtima - Sayfa 296, 22.1.1341
18- Erdemir ilk işçilerinden Şinasi Bozkurt ile özel görüşme, 12.03. 2022
21- Gümüş, C., Üretim İşlerinde Hassas Ormancılık Sempozyumu Bildirisi Ilgaz Kastamonu Ü-Çankırı Karatekin Ü. 4-6/6/2015
22- Savaşal, O, 1946 yılı Devrek-Akçasu Orman Bölge ve Dekovil Şefi, Sözlü Ormancılık Tarihi, Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği Yayınları No: 12, Ankara 2002
23- Gümüş, C., Türkiye Ormancılık Tarihi sunumu, 24.03.2021 ISUBÜ Orman Fakültesi
24- Duran, S., 1869-1916 Kastamonu ve Bolu Salnamelerinde Ereğli, Ankara 2015