Terörle mücadele konusunda devletin tavizsiz bir çizgide olması gerektiğini savunan Ağıralioğlu, terör örgütü ve terör suçlarıyla bağlantılı kişi ve yapılar üzerinden herhangi bir ayrıcalık veya özel imkân oluşturulmasına karşı olduklarını ifade etti.

Türkiye’nin terörle mücadelede yıllardır ağır bedeller ödediğini belirten Ağıralioğlu, bu mücadelede devletin temel güvenlik politikalarının ve milletin ortak hassasiyetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Özellikle Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen siyasi tartışmalara değinen Ağıralioğlu, terör suçları ve terör örgütüyle ilgili herhangi bir özel statü ya da ayrıcalık oluşturulmasının toplum vicdanında ciddi rahatsızlık meydana getireceğini savundu.

“Devletin temel değerleri pazarlık konusu olamaz”

Ağıralioğlu, partisinin siyasi çizgisinin temelinde Türkiye’nin üniter devlet yapısının, millî bütünlüğünün ve anayasal düzeninin bulunduğunu vurguladı.

Anayasa’nın ilk dört maddesi ile Türk vatandaşlığı tanımının kendileri açısından tartışma konusu yapılamayacağını belirten Ağıralioğlu, devletin temel niteliklerinin herhangi bir siyasi pazarlığın parçası haline getirilmesine karşı olduklarını ifade etti.

Anahtar Parti’nin olası siyasi ittifaklara yaklaşımına da değinen Ağıralioğlu, terör odaklarıyla doğrudan veya dolaylı temas kuran, bu tür ilişkilere göz yuman siyasi oluşumlarla aynı siyasi denklem içerisinde yer almayacaklarını söyledi.

Fethiye değil Zonguldak! Kilimli’de gökyüzü renklendi
Fethiye değil Zonguldak! Kilimli’de gökyüzü renklendi
İçeriği Görüntüle

Ağıralioğlu, Türkiye’nin terör meselesinin çözümünde hukuk devleti ve millî güvenlik ilkelerinden taviz vermeden hareket etmesi gerektiğini savundu.

Zonguldak’taki açıklamalarında siyasi mesajlarını sert bir üslupla sürdüren Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin Türkiye’nin temel değerleri konusunda net bir siyasi çizgiye sahip olduğunu ve bu çizgiden geri adım atmayacaklarını belirtti.