Tüm Emek Der Zonguldak Şube Sekreteri Adnan Küçükvar, emeklilerin açlık sınırı altında yaşam mücadelesi verdiğini belirterek; “İçerde enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik… Bölge coğrafyasında savaş, huzursuzluk. Siyasetin, pembe yarınlar için vaatleri katar yaptığı coğrafyadayız” dedi.

Zonguldak Belediyesi Tekstil Atölyesi için ilk adımı attı: Kadınlar istihdam edilecek
Zonguldak Belediyesi Tekstil Atölyesi için ilk adımı attı: Kadınlar istihdam edilecek
İçeriği Görüntüle
Küçükvar’ın konu ile ilgili açıklaması şu şekilde:
“EMEKLİ CAMBAZ OLDU, GÜN OLA HARMAN OLA!..
İçerde enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik… Bölge coğrafyasında savaş, huzursuzluk.
İçi boş vaatler umut olmaktan çıkmış; dar gelirli vatandaşlar için yaşam kalitesi düşmüş, yeni nesil/Z kuşağı kurtuluşu ‘iş-oluş-hareket’ de değil; kâğıt üzerinde ‘yapay zekâ’ da aradığı bir ortamdayız.
Aslında yıllardır halimiz böyle. ‘Kor olup küle dönme’ safhasındayız. Siyasetin, pembe yarınlar için vaatleri katar yaptığı coğrafyadayız.
Açlık sınırı ve asgari ücret altında maaş alan 8 milyon emekli, 19 -25 yaş aralığında okumayan ve işsiz 4 milyon genç, cezaevlerindeki 4.526 çocuk ve çevresi, ‘bi umut’ yaşıyorlar(!), yaşamak ile yaşamamak arasında.
Bir yanda ‘ye babam ye ye kalmasın, fakir ekmekte bulmasın’ şarkı sözlerinin varlığı, diğer tarafta ‘dünyayı yese’ doymaz, ‘gözü aç’, efendilikleri kendinden menkul zevatlar harlığı…
Ve emekli… Toplum katmanları içinde, yaşam kalitesi açısından zorda olan, açlık sınırı – asgari ücret altında maaş alıp, adeta ‘yaşam’ için milli mücadele veren, hayatı ekonomik ve psikolojik mücadeleye dönen kesimin adıdır ‘emekli’
‘Ellenip- bellenip-dillenmesi’ ya da siyasi erk’e diklenip, muhalif görünmesiyle değil, uluslararası platformlarda da göze çarpıyor bu ‘matematik’ dram.
NATIXİS’in Küresel Emeklilik Endeksi raporunda, Türkiye 2025’te yüzde 42 Emeklilik Kalite Endeksiyle, üçüncü kez üst üste, Meksika’nın bile gerisinde kalarak, emekliler için ‘en kötü üçüncü ülke’ olarak, sıralamada yerini buldu.
Aslında, yapılacak olan belli. Önce, ‘seyyanen’ ile ‘en az alan’ nefes aldırılmalı, sonra ‘İntibak’ ile maaşlar arası uçurum kaldırılmalı, Ardından, 5510 sayılı ‘SGK Yasası’ güncelleştirip, Milli Gelirden Pay, bayram ikramiyesi, ek ödeme gibi tırtıklanmış emekli hakları düzeltilmelidir.
Velhasıl-ı, Erkin Koray’ın şarkı sözlerindeki gibi…
‘Cambaz olduk bak hepimiz/ İp üzerinde kaderimiz/Gidiyoruz hep çaresiz/Gün ola, gün ola harman ola!..”