banner3

banner17

"Dar gelirliler hariç herkes kâr ediyor!"

Büro Emekçileri Sendikası (BES) basın açıklaması yaptı.
Zonguldak 23.06.2022, 13:50 23.06.2022, 14:15
1464
"Dar gelirliler hariç herkes kâr ediyor!"

KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası üyeleri, Zonguldak Vergi Dairesi önünde eylem yaptı. Eylem sonrası enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığına ve 3600 ek göstergenin sonuçlarına vurgu yapan Büro Emekçileri Sendikası Şube Başkanı Hayri Anıl Çetin “Dar gelirliler hariç herkesin kar ettiği bir dönemden geçiyoruz.” dedi.

Anıl Çetin, eylem sonrası yaptığı basın açıklamasında  şu ifadeleri kullandı:
“ 1990 yılından bu yana Kamu Emekçilerinin ekonomik demokratik hakları için mücadele ediyoruz. 30 yılı aşan bu dönemde sayısız eylem ve etkinlik yaptık, örgütlenme hakkı talebiyle çıktığımız yolda toplu sözleşme ve grev hakkı için mücadelemizi bugün de sürdürüyoruz. 12 Eylül askeri darbesi sonrası emekçilerin haklarının gasp edildiği maaş ve ücretlerin baskılandığı dönemlerden, 1994 krizi sonrası uygulanan 5 Nisan kararlarına, 2001 krizinden 2008 küresel ekonomik krizine kadar yaşanan zorlu süreçlerde kamu emekçilerinin yaşadığı mağduriyetlere karşı mücadele etmekten bir gün bile vazgeçmedik. Eğitim Sağlık ve sosyal güvenlik başta olmak üzere kamu hizmetlerinin piyasalaşmasından, Kamu Emekçileri arasındaki ücret adaletsizliğine, adaletsiz ek gösterge sisteminden, Kamuya işe alım ve kamuda yapılan görevde yükselme sınavlarında mülakat sınavları marifetiyle yaşanan haksızlıklara, emekli yaşının yükseltilmesinden, emekli maaşlarının düşüklüğüne, kamuda siyasi kadrolaşmalardan, liyakat sistemine, güvencesiz çalışma rejimlerine karşı iş güvencesine, kamu emekçilerinin insanca yaşam talepleri ile birlikte barış içerisinde demokratik bir ülkede eşit ve özgür yurttaşlık için mücadele ettik, bugün de etmeye devam ediyoruz.

Mücadele tarihimizde taleplerimizi görmeyen, gereğini yapmayan siyasi partilerin seçim barajlarının altında kaldığı, siyaset sahnesinden silindiklerini de hep birlikte gördük. 20 yıldır tek başına hükmet olan AKP'de benzer bir sona doğru adım adım gidiyor. Fiilen devam eden tek adam rejiminin, 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte resmilik kazanması ile birlikte, kamuda israf, yolsuzluk, kadrolaşma liyakatsiz atamalar, yasama, yürütme ve yargının tek bir kişiye bağlanmasıyla bu günlere geldik. Türkiye'yi A.Ş gibi yönetme iddiasındaki sistemde ülke hisselere bölünerek satılmayabaşladı, konut alan yabancılara vatandaşlığın promosyon olarak verildiği, para eden ne varsa haraç mezat satıldığı, geçiş garantili köprü ve yollar, hasta garantili hastaneler, kur korumalı mevduatlarla, emekçilerin ödediği vergiler ile gelir kayıpları; savaş ve güvenlikçi politikalar ile servet sahiplerine aktarıldığı bir sisteme geçildi.

“Kriz teğet geçti, kriz miriz yok" söylemlerinin yerini “enflasyon yok, hayat pahalılığı var" söylemleri aldı. Emekli maaşlarının asgari ücretin, asgari ücretinde açlık sınırının altında kaldığı, yoksulluk sınırının üzerinde maaş ve ücretlerin ayrıcalıklı hale geldiği Maliye Bakanı Nebati'nin dediği gibi dar gelirliler hariç herkesin kar ettiği bir dönemden geçiyoruz. Mevcut iktidar her yıl olduğu 2022 yılı bütçesini de hazırlarken en iyi ve kapsamlı bir bütçe hazırladığını iddia etmiş; hazırlamış olduğu 1 TRILYON 728 MILYAR-TL büyüklüğündeki 2022 bütçesinin bütün toplum kesimlerinin yarasına merhem olacağını iddia etmişti. Biz kamu çalışanları her bütçe döneminde olduğu gibi 2022 bütçesinin de başta emekçi kesimlerin derdine merhem olmayacağını, hazırlanan bütçe kaynaklarının güvenlikçi, rantçı ve sermaye kesiminin ihtiyaçlarını karşılamak üzere hazırlandığını ifade etmiştik. Keza iktidar kötü ekonomi yönetiminden kaynaklı kur artışlarını bahane ederek Kur Korumalı Mevduat ve benzeri piyasa araçları üzerinden kamu kaynaklarını yandaşlarına servet olarak aktarmanın sonucundan yılın yarısında bütçeyi bitirdiğinden, Cumhuriyet tarihindeki en büyük ek bütçe talebiyle ortaya çıkmıştır.

Bütçe hazırlanırken söylediğimizi bir kez daha buradan ifade ediyoruz. Hazırlanan bu ek bütçe de ekonomik krizle mücadele eden geniş toplum kesimlerinin derdine deva olmayacak, bu ek bütçede güvenlikçi politikalara ve savaşa, ranta ve faiz lobisinin lehine harcanacaktır. Bu kör bakış açısı yüzünden ekonomik veriler yönünden Cumhuriyet tarihinin en kötü yılını yaşadığımız bir dönemde 2022 yılı için imzalanan %5+%7 maaş zammına imza atan Memur-Sen'in halen yetkili sendika olmasının utancı ile yaşıyoruz. AKP, Memur-Sen ortaklığı ile kamu emekçileri yoksullaşmaya devam ederken bu işleyişin aparatı olan TÜİK'e yönetici dayanmıyor. 2022 yılına girerken asgari ücrete ve kamu emekçilerine yapılan maaş zamlarının satın alma gücü açısından korunması siyasi iktidarın görevidir. Altı ay ya da bir yıl sonra gerçeği yansıtmayan enflasyon rakamları üzerinden verilen farkları zam diye sunmak, enflasyon tahminlerini tutturamayan, siyasi iktidarın TÜİK eliyle enflasyon rakamlarını maniple etmek, “Enflasyon yok hayat pahalılığı var" diyerek aklımızla alay etmesi değil, enflasyondan kaynaklı kayıplarımızın bir sonraki ay karşılanması gerekir.

Emekçiler olarak bizler de enflasyon korumalı maaş istiyoruz. Büro Emekçileri Sendikası olarak yıllardır kamuda ki ek gösterge adaletsizliğinin giderilmesi ve emeklilik maaşlarımızın hesaplanmasında dikkate alınmayan ek ödemelerimizin temel ücrete yansıtılması için mücadele etmekteyiz. 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde kamuda istihdam edilen dört meslek mensubu için vaat edilen 3600 Ek gösterge düzenlenmesine biz büro emekçilerinin de dahil edilmesi için siyasi partilerle görüşmeler yürütmenin yanı sıra bir takım eylem ve etkinliği hayata geçirdik. En son açıklanan haliyle masanın bir tarafında bulunan yandaş ve yancı sendika olan MEMUR-SEN'in bile anlayamadığı bir düzenlemeye dönüşeceği anlaşılan 3600 ek gösterge düzenlemesiyle kapsam içinde olan dört meslek grubu dahil bütün kamu çalışanları yine ve yeniden hayal kırıklığına uğratılmıştır. Biz Genel İdare Hizmetler Sınıfında bulunan Büro Emekçileri bu hayal kırıklığı yaratan düzenlemede bile kapsam dışı bırakılmanın öfkesini bir kat daha fazla hissetmekteyiz. Adil bir ek gösterge talebi, emekli maaş bağlanma oranlarının yıllar itibariyle düşmesi sonucu ortaya çıkmış bir taleptir. Emekli ikramiyesi ile ev alınabildiği dönemlerden, ikinci el bir otomobil bile alınamadığı, ev fiyatlarının milyonlarla ifade edildiği, bir dönemde emekli ikramiyelerinde 50 bin lira, emekli maaşlarında 1000 lira artışın kamu emekçilerine müjde olarak sunulması tarihsel bir ironiden öte bir şey değildir. Bunun için başından beri ifade ettiğimiz gibi kamuda adil bir ek gösterge düzenlenmesin yapılmalı ve taban 3600 ek gösterge alınarak bütün Kamu Emekçileri yapılan düzenlenmeden faydalandırılmalıdır.

Bu düzenlemenin yanı sıra Kamu Emekçilerinin çalışırken elde ettiği gelirlerin emeklilikte garanti altına alınması, kıdem hesaplarında üst sınırın kaldırılması ile ek gösterge talebimizin karşılanmasının mümkün olacağını bir kez daha ifade ediyoruz. Emekçilerin işe gitmek için katlandığı maliyetlerin başında gelen ulaşım ve öğlen yemeği giderlerinin payı oransal olarak giderek artıyor, metropollerde ve turistik il ve ilçelerde konut kiraları neredeyse maaş tutarına yaklaşmış durumda, çalışan anne ve babaların çocukları için kreşlerin yanından bile geçemiyor. Acil olarak servis ve ücretsiz yemek, kira ve kreş yardımı istiyoruz! Sorunlarımızın nihai çözümünün gerçek bir toplu sözleşme düzeni ve grev hakkımızla ilgili bir yasal düzenleme ile mümkün olacağını biliyoruz. Siyasi iktidarı yaşanan bu olağan dışı süreçte toplu sözleşme masasına çağırıyoruz.

Bakan Nebati'nin dediği gibi bu dönemin tek kaybedeni olan dar gelirliler olarak kayıplarımızın karşılanmasını istiyoruz. Biz Emekçiler, size göre dar gelirliler toplumun %95'iyiz. Sabahın alaca karanlığında sokağa dökülen işçiler, Kamu Emekçileri, çiftçiler yani üretenler biziz. Bizler sabahın sahipleriyiz, hesap sormayı da biliriz yaralarımızı sarmayı da... Biz üretmezsek hayat durur. Sıkıştıklarında “aynı gemideyiz" söylemini dilinden düşürmeyen iktidara Kanadalı Şair Cohen'in şiirinden bir bölümle cevap vererek açıklamamızı bitiriyorum. Herkes biliyor geminin su aldığını, herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini, herkes biliyor zararın hileli olduğunu... Bizi yok sayan siyasi iktidarı bir kez daha uyarıyoruz! Biz eşitlik, adalet, demokrasi ve barış istiyoruz! Biz insanca bir yaşam, güvenceli iş, güvenli bir gelecek istiyoruz!”

Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Günün Anketi Tümü
Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz? Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Gelişmelerden Haberdar Olun
@