Yatırım düşmanları -2
Yatırım düşmanları başlıklı yazının ardından geçmiş hastalıkların ürünü olan bazı örneklere tanık olduk.
Bazıları bildiğimiz bazıları yeni gelişmeler.
Geçmişten beri bu şehirde kim bir şey yapmak isterse keyfi çıkarılan engelleri biliyoruz.
Elbette bunları yazarken haksız ve hukuksuz durumlardan bahsetmiyorum.
Yanlış anlaşılmasın.
Üretim.
İstihdam.
Paylaşım.
Kalkınma.
Bunları duymak güzel.
Kulağa hoş geliyor.
Ama Zonguldak’ta kolaylaştıran çok zorlaştıranlar, engel çıkaranların borusu ötüyor.
Geçmiş Zonguldak Valilerinden Erdal Ata bugün Zonguldak’ta önemli bir istihdam, ihracat ve fazlasını yapan firmanın yer arayışları devam ederken çok destekledi.
Devletin valisi olarak pes edince o firmanın genç girişimcilerini daha öne görev yaptığı Kocaeli’ne yönlendirdi.
“Bedelsiz arsa. Yüksek teşvik avantajları” sundu.
Zonguldak’ta sürekli bir yokuşa sürme, zorlaştırma, kanunların verdiği imkanlara rağmen engel çıkarma çabası hızla devam ediyor.
Kimse bir şey yapmasın.
Şehrin ekonomik anlamda geri gidişinden hepimiz dertliyiz.
Ama engel çıkarmak, dedikodu üretmek için de her şeyi yapıyoruz.
Kendisi ile böylesine çelişen bir şehir olabilir mi?
Tefecilerin yatırımcılardan daha fazla saygı gördüğü bir şehre doğru adım adım ilerliyoruz.
Sonra ağlıyoruz.
Ağlamayalım.
Sapla samanı, at ile iti ayırmak lazım!
O hain Karaveli mi?
CHP Zonguldak İl Genel Melis Üyesi Kenan Karaveli tartışmalı seçim sonrası partisinden ve il genel meclis üyeliğinden istifa etti.
Kenan Karaveli Ak Partili İl Genel Meclis Başkanı Necdet Karaveli’nin yakın akrabası.
Kenan Karaveli, 2024 yılında yapılan İl Genel Meclisi Başkanlık seçiminden itibaren parti içinde kendisine “hain” gözüyle bakıldığını ve yaklaşık iki yıl boyunca güvensizlikle karşılandığını ifade ediyor.
Geçen seçimde partisini satan isim olarak gözler üzerindeydi.
Son tartışmalı seçim sonrası da CHP’de doğru oy kullanmayan iki isimden biri olduğu ileri sürüldü.
Veya daha doğrusu tahmin yürütenler oldu.
Bu istifa sonrası;
“Bak gördünüz mü. Haklı çıktık. Demek ki hain oymuş” diyenler çıkabilir.
Kenan Karaveli gerçekten böyle bir şey yaptıysa çıkıp gerekçeleri ile birlikte neden böyle bir tercih yaptığını açıkça açıklayabilir.
“Bu tercih ile daha fazla hizmet geleceğine inanıyorum” diyebilir.
Ama benim bildiğim CHP’nin aradığı hain Kenan Karaveli değil.
Soyadının Karaveli olması ve başkanın akrabası olmasının kurbanı oldu.
CHP bunu da başardı.
Halk adına Tahsin Başkana soruyoruz!
Zonguldak Belediyesi ve başkan Tahsin Erdem’in sosyal belediyecilik adına sık sık çalışmalar yaptığını görüyoruz.
Sosyal belediyeciliğin elbette toplumda karşılığı var.
Ancak vatandaş hendek dolu. Özensiz yollar nedeniyle sosyal olamaz duruma geldi.
Yani dün de yazdığımız gibi.
Karayollarının sorumluluk alanlarındaki rezillikler gibi Zonguldak Belediyesi’nin de sorumluluk alanlarında rezillikler katlanılmaz hale geldi.
Sanayi esnafı başkanın yollar konusunda sınıfta kalmasından çok memnun olabilir ama halk adına soruyoruz.
Sayın başkan bu merkez ve mahalle yolları için bir çalışma programınız var mı?
Asfalt, alt yapı planlamasının takvimi nedir?
Dökmeci maaş veremez!
Belediye başkanlarının personel alma gerekçeleri ve imtiyazlar haklı olarak tepkilere neden oluyor.
Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci de bu tepkileri alan isimlerden biri oldu.
Dökmeci’yi haklı olarak bu tarafıyla eleştirebiliriz.
Söz konusu Kozlu olduğunda başka bir detay daha var.
O da belediyenin mali tablosunun sürdürülebilir bir ivmeye doğru ilerlemesi.
Şahsen; “üç aydan sonra maaş veremez” diye beklediğimiz Dökmeci, kurum içinde ve kurum dışından karşılaştığı tüm engellere rağmen belediyenin ekonomi karnesi açısından iyi götürüyor.
Mali disiplin ve tedbirler bunda etken.
Belediyecilik açısından daha fazlasını, daha iyisini yapmak için de elini çabuk tutmalı.
STK’lar nerede?
Siyaset bu şehri fazlasıyla kirletiyor.
Kişiler üzerinden örnekleme yapmayacağım.
Siyaseti bu kadar kirleten de siyasetçiler.
Siyaset adına, reklam adına, şov adına, dayatma adına yapılanlar bu şehrin tüm dinamiklerine dinamit koyuyor.
Siyaset adına şehrin bu kadar kirletilmesi yıllarımızı çalıyor.
Ve şehrin STK’ları.
İş ve meslek odaları.
Şehirdeki bu yaklaşımlardan rahatsız oldukları halde çıkıp iki cümle laf etmiyorlar.
Sivil inisiyatifler konuşmalı.
Siyasetçilere, belediye başkanlarına, bürokratlara çağrı yapmalı.
Hatta ortak çağrılar olmalı.
Şehirde sorun olmadan çözülmesi gereken pek çok konunun bu kadar uzamasının ve şehrin kan kaybetmesinin tek nedeni gereksiz, git gide uzayan polemikler.
Yazık oldu!
Üniversite bir şehrin markasıdır.
Bunun da görünür olması bir marka çalışmasıdır.
Sahil yolu üzerinde yıkılan yurt binalarının yerine yeni yurt binası yapılıyor.
Oysa ki BEÜN sıkıştı.
Genişleme alanına ihtiyacı var.
Çok yazdık.
Milletvekillerimize, bakanlarımıza, vali beye çağrılarda bulunduk.
“Yurdu başka yere buraya bir fakülte binası yapalım” dedik.
Şimdi düşündüm.
Oraya çok iyi bir rektörlük ve fakülte binası olurmuş.
İncivez’de o köhne mahalle arasından giriş yerine böyle bir düzenleme harika olurdu.
Ama anlatamadık.
Bakan beye gidip anlatamadılar.
İkna edemediler.
Mesela bu durum Karabük’te yaşansa çoktan halledilmişti.
Şehir adına gelecek adına üzülüyoruz.
Lafa gelince herkes Zonguldak’ı seviyor.
Zonguldak’ı seven böyle mi yapar!