Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda mevzuat değişikliği olmadığı halde güvenlik açıkları gerekçesiyle üretimin durdurulması farklı tartışmalara neden oluyor.
GMİS eski Genel Başkan Danışmanlarından Gazeteci Yazar Turhan Oral sürece yönelik yaptığı analizde farklı saptamalarda bulundu.
İŞTE ORAL’IN O YAZISI
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerinin denetim raporu sonucu, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) üç büyük müessesesinde üretim durduruldu.
Benzer denetim 2025 yılı Mayıs ayında da yapılmış ve aynı şekilde, üretimin durdurulması için rapor yazılmıştı. Ancak TTK Genel Müdürlüğü, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı devreye girince üretime devam kararı alınmıştı.
Akla gelen ilk soru, o günden bugüne neden önlem alınmadı? Önlem almayan sorumlular hakkında niye işlem yapılmadı?
İkinci soru, bu kez üretim durdurma kararı uygulandığına göre güvenlik önlemleri daha da mı kötüleşti?
*
GMİS Yönetim Kurulu yıllardır, işçi açıkları nedeniyle can güvenliği riskinin arttığını söyledi. Resmi olarak Norm Kadro 14 bin işçi görünmesine rağmen, AKP Hükümetleri döneminde hiçbir zaman norm kadro ile çalışılmadı. (Bugün yaklaşık 8 bin) Sayıştay raporlarında da bu durum kayıt altına alındı.
Bu dönemde Karadon’da (30 işçi- 17.5.2010), Kozlu’da (8 işçi-8.1.2013) ve Amasra’da (42 İşçi-14.10.2022) ölümlü kazalar yaşandı.
İşçi açıklarının giderilmesini, malzeme ihtiyacının karşılanmasın isteyen TTK ve Müessese yöneticileri yargılandı, ceza aldı.
Ama ihtiyaçları karşılamayan, bakanlık düzeyindeki üst düzey yöneticiler ve siyasi olarak karar almayanlar hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Hiçbir suçları yokmuş gibi cenaze törenlerine katılıp gittiler.
*
2010’lu yıllarda bir tanıdığım ÇSGB iş müfettişliği sınavlarına girdi. Dayısı, halası olmadığı için elemeleri geçemedi.
Şimdi, bu üretimi durdurma raporunu yazan arkadaşların kendi başlarına bu kararı yazdıklarına inanan kaç kişi var!
Meslek onuruna yakışanı yaptılar diyerek inanalım.
Geçen sene bu kararı yürürlüğe koymayan sorumlular bu kez koyarken vicdanlarının sesini mi dinlediler!
Buna da inanalım ve mahkeme kararını bekleyelim
*
Bugün madenci dostu kesilen, can güvenliğini önemseyerek ahkam kesenler, 20 yıldır madenciler “norm kadro” diye bağırırken, madenciler şehit olurken neredeydiler?
Şimdi sizin samimiyetinize kim inanır?
Norm kadroyu yasal olarak belirleyen ama gereğini yapmadığı halde, “TTK zarar ediyor” diye tekrarlayıp duran siyasetçilere ve bakanlara tek laf etmeyenlerin, madenci ve Zonguldak dostu olduğuna mı inanacağız!
*
NORM KADRO (Türk Dil Kurumu); Kurum ve kuruluşlarda, görevlerin etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilebilmesi için olması gereken personel kadrosu bütünü.
*
Bunca yıldır bu kurumu norm kadronun çok altında çalıştırarak madencileri ölüm ile baş başa bırakanlar, size mi inanacağız?
Bu tezgahı kuranlar; Bu kurumu, ilgili bakanlıkları devre dışına çıkartarak Mehmet Şimşek’in sorumlu olduğu Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlamaya çalışanlardır.
Öyle yapamadıklarını böyle yapıyorlar. Asıl amaç TTK’yı devre dışına çıkartmaktır.
Yakında, TTK’nın zararını devasa diyerek tekrarlayacak, ama nedenlerini sorgulamayacak yandaşlarını devreye sokacaklar. Emekli maaşlarını ve asgari ücreti bu sebeple artıramadıklarını söylerlerse şaşırmayın.
Aynı numaraları 1990 yılında Turgut Özal da yapmıştı. Asker ve polis maaşlarını hatırlatmıştı.
Not; Sendikal mücadeleyi anlattığım Kitabımın adı; “Mücadele Ediyorsak VARIZ”