Sağlıktaki FETÖ’cüler!

Abone Ol

Sağlıktaki FETÖ’cüler!

15 Temmuz öncesi ve sonrası çok tartışıldı kimin gerçekten ve ne kadar FETÖ’cü olup olmadığı.
Kimileri kıyısından köşesinden bulaştığı için veya bulaşmasa da bulaştırıldığı için cezalar alırken, kimilerinin sistemin tam merkezinde olmasına karşın hiçbir yasal yargılanmaya maruz kalmadan hayatlarına devam ettikleri görüşü de ne yazık ki hepimizin gerçeği.
Siyaseten birbirimize yüklenmekten vazgeçip kabul etmemiz gereken en temel gerçek FETÖ veya benzeri yapılanmaların her zaman hayata geçme olasılığı.
Kaldı ki belgemiz yok ama yargılanmış veya yargılanmamış pek çok FETÖ’cünün Ak Parti iktidarı ile hesaplaşma çabası içinde olduğuna inanıyorum.
FETÖ her camiada yapılandı.
Özellikle de sağlıkta.
Burnundan kıl aldırmıyorlardı.
Milletvekilleri bile bu temsilci veya abi gibi bir şey olduğunu sananlardan etkileniyor, esas duruşa geçiyor veya her talebi emir sanıyorlardı.
Neyse işte.
O günlerde asıp kesip doğrayanlar kimlerdi sahi.
15 Temmuz’a kadar gelen sürede FETÖ adına bu kesip, doğrayan, linç eden, sızıntı almayanı şutlayan, fişleyenler kimlerdi?
13 - 14 sene öncesini ve o günlerin o aktörlerini hatırlayanlar var mı?
Kimlerdi onlar sahi?
Hala görevlerindeler mi?
Aralarında tanıdıklarınız var mı?


Yaşar Karaman’a ayıp ettik!
Yaşar Karaman bu şehrin evladı ve bürokratı.
Adı çıkmış dokuza inmedi sekize misali sürekli hedef oldu.
Ancak siyaset çok konuşanı, çok çalışmak isteyeni veya düşman gördüğü ile görüşeni istemez.
İstemeyebilir.
Yaşar Karaman da olduğu gibi yaşamanın, konuşmasının sonunda Milletvekili Muammer Avcı’nın inadı ile sürgün edildi.
Olabilir.
Türkiye’nin her tarafı vatansa Karaman Şırnak’a da gidebilir.
Karaman’ın hataları olduysa onun da bir durması gerekirdi.
Sonuç itibariyle Yaşar Karaman’ı da bırakıp eşi ile de uğraştık.
Baskıların ardı arkası kesilmedi.
Çocuğu ameliyatlar geçirdi.
Yaşar Karaman Allah göstermesin küt diye gitse o zaman ne diyeceğiz?
Sonuç olarak siyaset da, siyasetçi de, bürokrat da biraz empati yaparak saygı, hoşgörü ile büyür.
Sonuç olarak siyasetçiler ve bürokratlar arasında benzer durumlar olabilir ama ne yaparsanız yapın insani boyutları unutmayın!
Üç günlük dünya.
Hakları helal etmek, helallik almak için musalla taşına uzanmayı beklemeyin!
Yaşar Karaman sadece bir örnek!

Liman Arkası – Tahsin Erdem – Selim Alan!
Selim Alan Limanı yaptı ama Liman Arkası’na el atmadı, atamadı.
Ömrü yetmedi, yeni yetki alamadı.
Ama bugünkü haliyle yapsaydı CHP’liler ve pek çok kesim muhtemelen eylemler olur, tepkiler yükselirdi.
Öyle oldu böyle oldu Tahsin Erdem Liman Arkası’nı halkın kullanımına açtı.
Kötü mü oldu.
Hayır.
Selim Alan’ın sahil projesinde yapılaşma mantığını ne kadar eleştirdiysek Liman Arkası’n da yapılan yapıların da dalgalar karşısında ayakta kalması zor.
Sonuç olarak Zonguldaklılar böyle şeyleri yıllardan beri hak ediyordu.
Ancak aklın değil siyaset yapma çabasının yarattığı baskı insanları çoğu zaman gereksiz çatıştırıyor.
Şimdi yapılması gereken bir şey daha var.
O da Sahil Güvenlik’in önünden mendireğe yürüyüş yolunun eskiden olduğu gibi halka açılması.
Kim açacak.
Bu güzergahın düzenlenerek halka açılması demek bütüncül düşündüğümüzde kent turizmine de bir katkıdır.
Sonuç olarak Tahsin Erdem’i pek çok konuda eleştiriyoruz ama bu konuda hakkını teslim etmek lazım.
Liman Arkası’nda verilen kahvaltıya gelemeyen vatandaşlar da başkan Erdem’i mahalle yollarındaki açık büfe kahvaltısına bekliyor!
Halkı dinlemek, anlamak ve saygı duymak lazım!

CHP’den istifa etmekten vazgeçenler!
CHP’liler ‘mutlak butlan’ kararı ile yeniden başa gelen Kemal Kılıçdaroğlu’na kızarken büyük çoğunluğun kurulması gündemde olan yeni partiye kayacağı öngörülüyor.
En başta bunun pek öyle olmayacağını söyledik.
Ve görüyoruz ki CHP’den istifayı düşünenlerin sayısı hızla artıyor.
Kılıçdaroğlu’nun ‘devlet’ vurgusunun bu süreçte etkili olduğunu düşünüyorum.
Partinin önde gelen sağduyulu isimleri Kılıçdaroğlu ve Özel dışında başka bir ismin şart olduğu görüşünde buluşuyor.
Gelecek günlerde hem genelde hem de yerelde ‘CHP’de kalacağım” diyenlerin sayısı artacak.

Erol Sarıal mı Olcay Can mı?
Geçen hafta için CHP’de Devrim Dural’ın adının görevden alınacaklar arasında olmadığını yazmıştım.
Dural şimdilik görevinde kaldı.
Ankara’dan kendisine Kılıçdaroğlu kanadından; “Fazla sesin çıkmasın. Bekle. Gaza gelme” denildiği yönünde söylentiler var.
Ama bunlar doğrulanmış iddialar değil.
Bu kadar açıklamadan sonra Devrim Dural bu görevde kalmaz.
Diğer yandan pek çok ismin görevden alınmadan istifalarının beklendiği yönündeki hakim görüş dikkat çekiyor.
Diğer yandan CHP’de Devrim Dural’ın yerine isim arayanlar var.
Kılıçdaroğlu ekibinde olan isimler Zonguldak ve Zonguldak’taki bazı isimleri not etmiş.
Eski Milletvekili Ünal Demirtaş ve tayfasının il başkanı yapmak istediği Murat Pulat kesin bir dille teklifi reddetti.
Eski Milletvekili Adayı Erol Sarıal ise hazır kıta bekliyor ancak milletvekilliği için kesin istifa edeceği için durumlar biraz karışık.
Galiba ilk seçimde milletvekili adayı olmayacak bir isim bekleniyor.
Olcay Can da bu isimlerden biri.
İsmi çok tartışılan isimlerden biri de eski il başkanı Umut Başoğlu.
Umut Başoğlu bu konuda hiçbir görüşmesinin, talebinin olmadığını, olmayacağını, isminin tartışılmasıyla ilgili hiçbir bilgisi olmadığını daha önce eveleyip - gevelemeden net olarak kamuoyu ile paylaştı.
Bu iş dönüp dolaşıp Ebru Uzun’a da gelebilir.
Kabul eder etmez bilemem.
Diğer yandan eski Zonguldak milletvekillerinin de kendilerine yakın isimleri ziyaretleri Kılıçdaroğlu’na tavafları devam ediyor.

{ “vars”: { “account”: “G-PS7CWR0GE0” }, “triggers”: { “defaultPageview”: { “on”: “visible”, “request”: “pageview”, “vars”: { “title”: “Name of the Article” } }, “clickOnHeader”: { “on”: “click”, “selector”: “#header”, “request”: “event”, “vars”: { “eventCategory”: “examples”, “eventAction”: “clicked-header” } } } }