Zonguldak Bi̇rleşi̇k Kamu İş Başkanı Meti̇n Kahveci, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın Cumhuriyet dönemine yönelik “yüzyıllık narkoz” sözlerine sert tepki gösterdi. Kahveci; “Kurtuluş Savaşında da bu hainler vardı ,şimdi de var. Değişen bir şey yok. Biz zat Yunanlılarla ,İngilizlerle , Fransızlarla emperyalistler iş birliği yapanlar hatta onlara hizmet edenler vardı. Ali Yalçın ve şürekası beyinlerinde siyasal islam ve tarikat zehiri öylesine yerleşmiş ki uyuşturulmuş uyur gezer olmuşlardır” dedi.
Kahveci’nin açıklaması şu şekilde:
“ALİ YALÇIN BU ÜLKENİN VE EMEĞİN YÜZ KARASIDIR!!!!
Memur Sen genel başkanı geçen gün açıklamasında Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet dönemini ‘yüzyıllık narkoz’ nitelemesi kasıtlı bilinçli olarak Atatürk’e ve Cumhuriyete açıkça saldırıdır. İçindeki kinini nefretini kustuğunu gösteriyor. Dolayısıyla kanunlarımıza göre resmen suç işlemiştir. Aynı zamanda bu söylem hem Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığıdır. AKP’yi arkasına alarak Cumhuriyet değerlerine pul dozeri gibi saldırıyor. Halkın kin ve nefretini tetikleyen, sinir uçlarını dokunan hatta milyonların kanını giren bu açıklamalar ,büyük bir suçtur. Bunu dağdaki çoban bile anlıyor. Yapılan suç duyurularına rağmen cumhuriyet savcılarından bir hareket var mı ? Yok. Kimi kime şikayet ediyorsun. Ülkenin geldiği durum bu.
Memur Sen Genel başkanının açıklamasına karşı ülke genelinde ulusal basında tepkiler çığ gibi yükseliyor. Zonguldak yerel medyada Birleşik Kamu İş ve Eğitim İş’in dışında tepki göstereni bek göremedik. Oysa bu düşmanlık bu hainlik bu saldırı sadece Birleşik Kamu İş’i ilgilendirmez ki. Atatürk ve Cumhuriyete bağlı tüm kurumları ilgilendirirken Zonguldak yerelinde diğer sendikalardan, kurumlardan, platformlardan ses gelmemesi ( verenleri tenzil ediyoruz) duyarsızlıklarını gösteriyor. İyi ki Birleşik Kamu iş ve Eğitim İş var Ali Yalçının hakkından geliyor geleceğiz de. Bizler Atatürk ve Cumhuriyet yolunda vefa göstermek başta olmak üzere bu yol da bedel ödeyen tek sendikayız.
Ali Yalçın kendisine karşı tepki gösterenlere provokatör olarak ifade etmesi saçmalığın ta kendisidir. Asıl provokatör kendisidir. Halkı kin ve nefrete davet etmiştir. Bu milletten özür dileyene kadar tepkiler sürecektir.
Ali Yalçın , Cumhuriyetin kazanımlarından beslenerek öğretmen olmuş daha sonra okul müdürü en sonunda 2011 den beri Memur Sen’in başkanıdır. Ali Yalçın Cumhuriyet yönetimi nedeniyle bir yere gelmiştir Padişahlık yönetiminde buraya gelemezdi. Bunun değerini bilmemiş yediği kabı kirletmiştir. Bu nankörlüktür alçaklıktır. Ondan sonra Cumhuriyet dönemine narkoz de. Ne kadar narkoz varsa gözüne bulansın ki, Cumhuriyetin kazanımlarını , güzelliklerini görmemesi cumhuriyetin bir hakkıdır diyoruz. Bu gün narkoz dediğin şey bu ülkenin yer altı yer üstü kaynaklarının uluslar arası çetelere peşkeş çekilmesi, ülkenin emperyalizmin açık pazarı haline gelmesi, Kapitülasyonların yeniden gelmesi, 12 milyonluk işsizler ordusunun olması, adında Türk olan Tüm fabrikalarının yabancılara çok ucuza satılması, yaptığınız köprü havaalanın borlarının çok yüksek fiyata 40 yıllık hazineye yük edilmesi, 140 milyar dolar olan bu ülkenin borcunu 850 milyar dolara çıkarılması, insanların dinden soğuması ,ateizm , deizm çok yükselmesi, doğanın ve çevrenin madencilik adında katledilmesi, adaletin ,hukukun güçlülerin olması, eğitimin yok edilmesi şu an dünyada 147 nci sırada olması, emeklilerin açlık sınırının altında yaşaması milli gelir kişi başı 11 bin dolarda olması ,ahlaksızlığın kol gezmesi, toplumun şiddet sarmalına yönelmesi vb. daha bir çok kepazeliklerin olması narkozluk değil de nedir. Ali Yalçın yüzyıllık narkoz diyeceğine AKP ülkeyi nasıl batırdığı 24 yıllık yönetim narkozunu sağ yakasına büyük bir rozet gibi takacak. Ona çok yakışacaktır.
Ali Yalçın’nın oğlunun Kuşadası, Oran sitesi, Dikmen bölgelerinde ve diğer yerlerde daire ve gayri menkulleri olması, lise mezunu olan bu kişinin babasından geldiği ihtimalini yaratıyor. Memur Sen başkanı Birleşik Kamu İş’e bağlı BÜRO İŞ’in Ankara Ulus Meydanındaki açıklamalarına yanıt vermek zorundadır. Kim sendika üzerinden mal elde etmiş, etmemiş ortaya çıksın ki üyeleri de rahat etsin diyoruz.
Ali Yalçın ve şürekasına cumhuriyetin kazanımlarının, insan olmanın, yararlarının anlatılmasına gerek yoktur. Çünkü anlamak istemiyorlar. Bu lafı edeceğine 100 yıl önce ne durumdaydık ona bakması gerekirdi. Şartlanmış beyinler 100 yıl önce insanlarımızın nasıl yaşadıklarından haberleri yok. Yoksul ,sefil, aç, hastalıklar dört bin yandan yayılırken, köylerde hayvanlar telef olurken , bir taraftan da bitlerinden kurtulmaya çalışıyorken teslimiyetçi padişahlık yönetiminde Mondros Antlaşmalarını Osmanlı halkımız kucaklarında buldu. Bir avuç Kuvayı milliyeci vatanseverlerin dünya tarihinde büyük bir destan yazmış, mazlum milletlere örnek olmuş, büyük bir mucizeyi gerçekleştiren başta M.Kemal olmak üzere yedi düvele karşı çıkarak ülkeyi kurtarması yaptığı devrimlerle çağdaş medeni bir ülke yaratmasının anlamını, değerini Ali YALÇIN , şürekasına , diğer hainler ve iş birlikçilere fayda getirmez. Çünkü Ali Yalçın ve şürekası beyinlerinde siyasal islam ve tarikat zehiri öylesine yerleşmiş ki uyuşturulmuş uyur gezer olmuşlardır. Bir türlü uyanamazlar. İşte narkozlu beyinler bunlardır. Saplantıdır ,takıntıdır asla çıkmaz. Çaresi bilimsel çalışmalarda vardır.
Kurtuluş Savaşında da bu hainler vardı ,şimdi de var. Değişen bir şey yok. Biz zat Yunanlılarla ,İngilizlerle , Fransızlarla emperyalistler iş birliği yapanlar hatta onlara hizmet edenler vardı. Kurtuluş savaşında vatanseverler ülkeyi kurtarmak için canla başla çalışırken onlar da iş başındaydı. Saray şeyhülislamı Mustafa Sabri’nin fetvalarında Yunan askerleri halifenin , bizim askerlerdir dokunmayın hatta onların önünde secde etinki halk onların dostumuz olduğu bilsin demiştir. İskilipli Atıf sahtekar din bezirganı bizzat İngiliz casusu olması, damat Ferit ve Vahdettin hainlerinin yanındadır Ali Yalçın. Dolayısıyla Yunanlı bozuntularının emperyalist iş birlikçilerinin yanındadır Ali Yalçın ve şürekası. Bu ülkede gerçek sendikacılık yapmadıkları için emeğin yüz karasıdırlar. Atatürk Türkiye’sinin değerleri yıkmak ve teokrasi yönetimi getirmek için canla başla çalışmaktadırlar. Bu narkoz söylemi boşa atılacak bir söylem değildir. Niyetleri açık net anayasal düzeni yıpratarak ,ezerek ,yedire yedire ,sindire sindire, tahrip etmek ve yeni bir İslam anayasası TBMM geçirtmektir. Böylece İran yada Afganistan usulü bir devlet yönetimi ,yeni bir ruhban sınıfı oluşturmak istemektedirler. Teokrasi rejimini istediklerini laikliği tahrip etmekten net anlaşılıyor. Bu durum büyük bir suçtur. Buradan uyarıyorum Memur Sen bir gün Aktif Sen’in durumuna düşerse hiç kimse şaşırmasın Memur Sen Avrupa ILO sözleşmelerinde dünya genelinde kabul edilmeyen tek sendikadır. Yani (sendikal etik değerlere uymadığı için sabıkalıdır) Memur Sen bu ülkede kara bir lekedir. AKP kurulmadan önce 35 bin üyesi vardı. Şimdi ise 1 milyon olmuştur. Hormonludur. İş verenin yanında hükümet ile birlikte çalışmaktadır. Emek hırsızlığına göz yummaktadır. Emek adına kara bir lekedir. Bugün bu ülkede 40 yıllık bir öğretmen emekli ikramiyesi 1.900.00 tl emekli maaşı 49 bin tl dir. Bu emekli ikramiyesi ile günün koşullarında 1+1 bir evi bile alamazken Ali Yalçın ve şürekası bu başarı madalyasını alsın boynuna assın.
Ayrıca Memur Sen mevcut anayasaya meydan okuyan laikliğin yok edilmesinde bizzat anayasal suç işleyen bir örgüt haline geldi. Dolayısıyla Memur Sen bir suç örgütü olmakla birlikte hükümet kabinesinin dışarıda bulunan sivil bakanlığı olarak çalışmaktadır.
Memur Sen genel başkanı narkoz nitelemesini yaptıktan sonra Zonguldak yerel bazda Birleşik Kamu İş olarak tepki koyduk. Yandaş sendika başkanı Kamuran Aşkar tarihi daha iyi anlasın diye şahsıma Cumhuriyet Tarihi kitabı hediye edecekmiş. Bu yandaş başkana diyorum ki, ben onun dersini verdim. Yüzlerce öğrenci yetiştirdim vefanın ne olduğunu çok iyi bilirler. Yandaş başkan şahsıma Cumhuriyet Tarihi kitabı hediye edeceğine İskilipli hainin mezarını ziyaret eden bu günkü İç işleri Bakanına, devamlı olarak laikliği yıkmakla çalışan , tarikatları sivil toplum örgütü olduğunu kabul eden Atatürk hasmı olan Milli Eğitim Bakanına, AKP nin tüm vekillerine, il başkanlarına yandaş gazetecilere , özellikle narkozcu Ali Yalçın ve şürekasına hediye etsin ki bu ülke nasıl kurtulmuş nasıl uçurumdan dönmüşüz ,kim Yunanlılarla ,İngilizlerle, Fransızlarla birlikte olmuş, kimler Yunanlı generallerin dipçiğinin dibinde namaz kılmış, Ege bölgesinde Yunanlıların yaptığı vahşetleri ( çocukları toplayıp cami içinde yakmaları, kadınların kızların ırzlarına geçmeleri, köyleri, şehirleri ,yakmaları, kurşuna dizmelerini) Anadolu da yapılan isyanları , Mustafa Sabri haininin fetvalarını, İskilipli Atı’fın yaptığı ajanlık pisliklerini , şeyh Sait’in hainin İngilizlerle iş birliğindeki isyanlarını, Seyit Rıza’nın Tunçeli’deki devlete meydan okumalarını, damat Ferit’in pisliklerini Vahdettin’in İstanbul’da İngilizlerden izin almadan en yakın bir ilçeye gidemediklerini, İstanbul işgalinde Ayasofya’nın kilise yapıldığını, Fatihin emaneti olan İstanbul 4 yıl sonra İngiliz Fransız işgalinde kalarak Atatürk tarafından ikinci kez kurtarıldığını, Atatürk ve arkadaşları olmasaydı minarelerden ezan sesi duyulmayacağını İslam’ın bu coğrafyada yok edileceğini, Vahdettin’in İngiliz gemisine binerek nasıl kaçtığını , Mustafa Sabri’nin Yunanlılara nasıl kaçtıklarını ve diğer güzel kazanımları çok iyi okusunlar ki belki içlerine birazcık vefa vicdani duyguları gelir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”