Yusuf Yılmaz Fevkani Köprüsü’nün hangi ihtiyaçtan yapıldığını ve günümüzde köprüye ihtiyacın olup olmadığını belirttiği yazıda “Hiçbir siyasetçi bu işe cesaret edemezdi” diyerek Selim Alan’ın büyük risk aldığını ifade etti.

Yusuf Yılmaz’ın paylaşımı şu şekilde:

Fevkani Köprüsü’nü tartışıyoruz. Meseleye birde şuradan bakalım. Evet köprü bu kente hizmet eti. Peki, köprünün yapılış amacı neydi? Niçin yapılmıştı? Hangi ihtiyaçtan yapılmıştı? Bugün aynı ihtiyaç devam ediyor mu?

1950-60-70 yıllar, TTK’nin, ogünkü EKİ’nin üretiminin ve istihdamının zirve yaptığı yıllar, limanda ve açıkta dev gemilerin kömür için sıra beklediği yıllar ve limana her dakika gelip giden kurumun yük trenleri, Asma’dan, Çaydamar’dan, Kozlu’dan, Kilimliden vs…

Düşünün ki Gazi Paşa Caddesinde bile demir yolu vardı. Şehrin iki yakasını birbirine bağlamanın ve şehrin kesintisiz bir trafik akışını sağlanmanın yolu, Fevkani Köprüsünü yapmaktan geçiyordu. Başka çare ve imkan yoktu.

Dolmuş zammında flaş gelişme! Yetki Zonguldak Belediyesi’nde! Dolmuş zammında flaş gelişme! Yetki Zonguldak Belediyesi’nde!

Ya bugün haftada bir iki tren belki, oda Karabük Demir Çeliğe ham madde çekiyor. Çok da zaruret değil.

Demem şu, Fevkani’nin yapıldığı yıllardaki ihtiyaçla bugünkü ihtiyaç aynı değil. Toplumsal ihtiyaç değişmiştir. Köprü şehre ahtapot gibi çökmüş şehri kasvetli hale getirmiş ve görevini tamamlamıştır.

Ben böyle görüyorum. Bu köprüyü hiç bir siyasetçi yıkmaya cesaret edemezdi. Bu siyasi riski alamazdı. Biri çıktı bu riski aldı, bence de siyasetçi cesur olmalı. İnandığı gibi davranmalı. Kaybediyorsa da ya da kaybedecekse de adam gibi kaybetmeli.

Kazanacaksa, adam gibi kazanmalı. Siyasette kem küm bitmeli, siyasetçi rol yapmamalı, durumu idare etmemeli.